İlk defa bir fuara katılımcı olarak katılıyorum. Cuma sabahı satış müdürü murat abimiz Edirnekapı’dan alıyor beni. 4. holden fuara giriyorum girer girmez Çinli firmaların stantları ile karşılaşıyorum, tabi içimde bir sevinç beliriyor bu fuar eylenceli geçecek :) Çinliler çok tembeller, sabah 10 a doğru geliyorlar akşam 6 olunca kapatıyorlar. Biz sabah 8 de fuardayız akşam 7:30 da kapatıyoruz.

Kuru pastaları almak için arabaya giderken bir anda BOSPHORUS İç ve Dış Ticaretin standını görüyorum. Bu firmanın sahibi Pınar ablamız ile aynı dönem çin kültür merkezinde beraber okuyorduk, kendisi ara verip tekrar başlasa da işlerinin yoğunluğundan tekrar bırakmış. Sonra uğrarım diyerek işime bakıyorum. İlk gün açıkcası çok müşteri beklemiyorum, yanıldığımın farkındayım galiba müşterilerin ardı arkası kesilmiyor. Öğleden sonra bir ara BOSPHOUS uğruyorum ama Pınar ablamız meşkul yanında çalışan bir beyefendi ile biraz muhabbet ediyoruz. Oradan Çin’den gelen 12 firmanın bulunduğu 4. hole geçiyorum, güzel kız olan bir standa giriyorum. Girer girmez hemşeriler muhabbete başlıyor :)
– Hello
Aynı şekilde cevap veriyorum, sonra Çince Türkiye’ye hoş geldiniz diyorum, 2 hatun birlikte gülmeye başlıyorlar.
– Çinc biliyormusun ?
– mama huhu (öyle böyle)
Tekrardan gülüyorlar iyice kıllandım yaw :( Kızlar güneyden geldiklerinden şivelerini anlamakta zorlanıyorum, birde gülüyorlar. Hep o güzel hatun için katlanıyorum bunlara :)
Kızlar sıkıldığımı anlıyorlar, ne iş yaptığımı soruyorlar. Hem okuyup hem çalıştığımı söylüyorum, seni yakalamam için benimde çok çalışmam lazım diyor güzel hatun. Ben kıza sarkacaktım ama o bana asılmaya başladı bile :) Hep Çince konuşmuyoruz bu arada hangi dilde anlaşıyorsak gidiyoruz :) Bazen çince söylediklerini anlamıyorum ingilizce söylüyorlar v.s :) Sonra görüşürüz diyerek stantlarından ayrılıp stantımıza gidiyorum.

İlk gün çıkmaya yakın kokteyl olduğunu haber veriyorlar ve kokteyle gidiyoruz. Kokteyl de et ön planda cıbıldak karılar var, içimden diyorum ömer motor fuarına gitti hatun çekip bloguna koydu, bende çekiyim şu hatunu diyorum. Çekmesine çekiyorum ama kızın giydiği etek kalçasını yarım kapattığından bloguma koymuyorum. Züccaciyeciler de tuaf insanlar parayı bulunca karıya kıza yedirmeyi seviyorlar, hee birde kanton fuarları var oraya gidince masaj salonlarından çıkmıyorlar.

Diğer günler de ilk günkü gibi yoğun ve yorgun geçiyor arasıra çinlilerin yanına uğruyorum, msn adreslerini aldım muhabbete artık sanal alemden devam ediceğiz.

Fuardan önce bana fuar var 5 gün boyunca fuarda olacağımızı söylüyorlar, cuma cumartesi pazar ve pazartesi derslerimi aksatacağımı ama salı günü muhakkak adem elikaranın dersine gitmem gerektiğini kendilerine söylüyorum. Bunu ilk başta kabul etselerde pazartesi günü yarın okula gitmek yok diyor patron. Bende okula gitmem gerektiğini gitmediğim takdir de okulumun 1 sene uzayacağını söylüyorum. Kimsenin beni anlamasını beklemiyorum, bana yarın okula gidersen bundan sonra okul hayatında başarılar dilerim deniyor. Sen bunu bir düşün yarın kararını ver görüşelim diyor. Benim ideallerim var bu ideallere giderken çizmiş olduğum hedeflerim var, açıkcası hedeflerimden hiç bir surette kimse beni saptıramaz. Hedeflerimden biri bu sene okulumu bitirip Çin’e gitmek… Neyse bana göre çook komik onlara göre haklı bir neden den anlaşarak abi kardeş gibi ayrılıyoruz… Burada daha traji komik açıklamaları yazmıyorum, çünkü kendisini bir insan bir abi olarak seviyorum ama bazı konularda eleştiriyorum oda bazı konularda beni eleştiriyor. Sonuçta kimse 4*4 lük değil, sağlık olsun diyoruz. Sonuç artık serbesim, aynı sektörden hemen bir iş teklifi alsam da vizeler yaklaştığından derslerime çalışıp dinlenmeyi tercih ediyorum. Vizelerden sonra orada işe başlamayı düşünüyorum.

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.