Bir bakıyorum Çin Kültür Merkezinden bir mail geliyor. Yavuz Bey, 17 şubat 2008 de Bahar Bayramı kutlamamıza davetlisiniz, hazırlıklar sıkı bir şekilde yapıyorlar. Yoğun kar yağışından dolayı bir gün öncesinden ertelendiğini söyliyorlar. Başlıyorum Çin kültür Merkezini eleştirmeye, kurban bayramını erteliyoruz mu diyorum, yanımda bulunan bir arkadaştan şipşak cevap geliyor yavuz fare mi kesiceksiniz :) Türkiyede ilk defa olan bir olaya canlı şahit olmak üzere 23 şubatta Çin Kültür Merkezine gidiyorum. Mustafa Beyle biraz muhabbet ettikten sonra bayram kutlamalarına çağırıyorlar. Aslen Uygur Türkü olan ama doğma büyüme shanghai le olan Yaya (Süreyya) hoca başlıyor anlatmaya. Çinlilerin geleneksel yıllarını nasıl kutladıklarını anlatıyor. Çince olarak herkes kendini tanıtıyor, wo jiao yavuz selim :) Ben yavuz selim, Çince ismim youyou :). Bu ismi bana wang xue taktı, gözler wang xue yi arıyor, o sırada erkek arkadaşı ile ayak üstü başlıyoruz konuşmaya. Sonra tabi başlıyor yarışmalar. İlk yarışmamız kuaizi (yemek çubuğu) larla fındık yemek :) 1 dakika içinde en çok kim fındık yiyecek gönüllü arkadaş arıyorlar, ben katılmam böyle şeylere gençler varken. 2 bayan 1 erkek arkadaşımız yarışıyor, her yerde erkekler 1. olduğu gibi burada da erkek arkadaşımız 1 dakika da kuaizi ile 26 tane fındık yemeği başararak 1. oluyor. Ben evde denedim 33 taneyi ağzıma atabiliyorum ama yiyemiyorum :) önemli olan onu ağzınıza götürmek.
Sonra herkese bir zarf dağıtıyorlar, normalde içinde para oluyormuş Çin’de ama bu zarfların içine Çin’in 12 hayvanlı takvimindeki resimleri koyuyorlar. Fare çıkan hediye alacak, aynı zamanda fare çıkması demek o sene senin çok şanslı olacağın anlamına geliyor. Ben doğuştan şanslıyım gerek yok böyle şeylere :) bana At çıkıyor. Çinlilere göre şansız olacağım galiba. Fare ming hoca ile bir bayan arkadaşımıza çıkıyor. İnşallah dedikleri doğrudur da şanslı bir yıl geçirirsiniz. Aman Allahım hediyelere bak, inanamıyorum bir paket Pınar marka beyaz peynir hehe :) Gülmekten artık yanımdaki kıza sarılacağım yere düşmemek için, kız yok ama olursa diye hayal etmiştim hehe :) Buradan Çin kültür merkezini kınıyoruz, tüm sınıflarda çoğunluk kızken üvey kur olarak bizim kurda bir tane kız yoktu hemde 6 kur boyunca :( Bu 18 ay demek… Tüm eski arkadaşlar olarak eleştiriyoruz. Neyse efendim bu peynir iş şakaymış sonra onlara gerçek hediyeleri veriliyor.
Yaya hoca hep konuşuyor :) sustuğunu görmedim. Fener bayramı kutlamalarının vaz geçilmezi olan bilmeceler başlıyor. 16 tane eski Çince karakteri asılmış duvarlara elinize bir kağıt veriyorlar orada yeni karakterler yazıyor. Siz mantığınızı kullanacaksınız yada şekillere yorum yapacaksınız eski karakterlerle yeni karakterleri karşılaştıracaksınız tam 8 dakikanız var yapmanız için hadi kolay gelsin. Ben fırsattan istifade ming hocanın yanına gidiyorum. Benim bloguma yorum bırakarak benim hatalarımı düzelten bir hocamız ama beni sima olarak tanısa da normalde tanımıyor. Sonra bu blogu benim yazdığımı öğrenince şok oluyor. Kendisine yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Ne çabuk doldu 8 dakika geri sayım başlıyor; wu(5), sı(4), san(3), er(2), yi(1), ling(0) … Yaya hoca başlıyor kağıtları toplamaya, o an çok güldüğüm bir cümle çıkıyor ağzından “adını yazmayanın kağıdını okumam” demek bu cümleye Çin de rastlayacağız önümüzdeki aylarda.
Nevaleye yakın olan bir yere oturup atıştırayım diyorum, Yaya hocanın yaptığına bak balon getiriyor. Bir bakıyorum sehpa önümden gidiyor :( sehpa önemli değil de bari keki götürmeseler :) Neyse sıradaki yarışma için hazırlık yapıyorlar bu arada ming hocanın erkek arkadaşı ile konuşuyoruz. Sıradaki yarışma 5 kişi yarışacak yarışmacıların her ayağına 2 tane balon bağlıyorlar. Amaç 1 dakika zaman var ve herkes birbirinin balonunu patlatacak ama aynı zamanda kendi balonunu muhafaza etmesi gerekiyor. Ming hocanın erkek arkadaşı sende katılsana diye beni sıkıştırıyor, beraber katılalım diyorum kabul etmiyor. Kızlar yine çok atılgan 5 yarışmacıdan 4 ü kız bir tane erkek katılıyor ama oda zorla. Erkeğin ayağına bağladığı balonların şaibeli olduğunu yarışma başlamadan söylüyorum. Yarışma sonunda herkes o erkeğin ayağına saldırsa da erkek kazanıyor. Uyanık arkadaşımız havası inmiş balonları takmıştı en başta söyledim ben :) Yarışmadan sonra bile üzerinde 2 defa zıplayınca zor patlıyor. Bayramın son dakikalarına giriyoruz her hoca bir özlü söz söylüyor. Sonra ming hoca sağ elini yumruk yapıyor, sol elini yumruk yaptığı eline koyarak hafifçe eğilerek gongxi gongxi diyor. Çinliler böyle yapıyorlarmış. Sonra herkes gongxi gongxi diyor.

Evet bana hiç hediye vermiyorlar :( Yaya hocayı yüksek level de kınıyorum bana bir kuaizi çubuğu bile vermedin :( Mustafa bey imdadıma yetişiyor, ufak üzerinde Çince yazılar yazan Çin fenerine benzeyen bir zımbırtı veriyor gönlümüzü alıyor.

Ben yine Mustafa beyi eleştiriyorum ne yapsa yaranamıyor bana hehe :) 2 tane büyük ejderha varmış onları saklamış ne güzle ejderha dansı yapacaktık. Bir bayramında burada sonuna geliyoruz. Bu sene Türkiye’de ilk defa kutlanıyor, kısa bir hazırlık yapıldığından ve yer sıkıntısından dolayı Çin deki kutlamalar gibi olmuyor. Ama gayet eğlenceli ve süper bir kutlamaydı emeği geçen herkese teşekkür ediyorum bana hediye vermeyen yaya hoca hariç:)

İrfan Beyle Ali Beyi göremedim, buradan onlarında bayramlarını kutluyorum. Murat abi ve tüm üvey kurunda bayramı mübarek olsun :) Tüm Çin Kültür merkezi ailesine de nice senelere diyorum.

Sağlıcakla ;

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.