turk-cin-iliskileri

Urumçi’de hayatını kaybeden tüm herkese Allahtan rahmet yaralılara da acil şifalar diliyorum. Bu çatışmanın Cumhurbaşkanımızın Çin gezisinden sonra hemen baş göstermesini de tesadüf olarak yorumlamıyorum. Yakın zamanda Türk-Çin ilişkileri, yabancı devletlerin Çin’de yapmak istedikleri.

Türkiye ile Çin arasında ilişkileri geliştirmek için iki ülke sağlam anlaşmalar yaparlar. Dış Ticaret Bakanlığı tarafından Çin hedef ülke kapsamındadır, Çinliler ise Türkiye’nin 4 şehrine yatırım yapın diye açıklama yapmışlardır. Türkiye, Pekin’deki Büyükelçiliğine çok kritik görevlerde bulunmuş tabiri caizse 10 numaralı bir Büyükelçi atar. Yeni atanan Büyükelçi, yeni Ticaret Başmuşavirleri Türk-Çin ilişkilerini inanılmaz bir ivme ile geliştirirler. Çinliler, helal gıda işini Malezya’dan alarak Türklere verirler, bunun için Türkiye’ye bir ticaret heyeti gönderirler. İki ülke arasında kurulan Parlementolar arası dostluk birimleri sayesinde ilişkilerimiz daha da gelişir. Son olarak Cumhurbaşkanımız, Çin Cumhurbaşkanın davetlisi olarak Çin’e davet edilir. Buraya bir mim koyuyoruz döneceğiz, bunlar Çin ile olan son zamandaki ilişkilerimiz.

Her fırsatı değerlendiren yabancı güçler, olimpiyat zamanı Tibet olaylarını gündeme taşırlar, her fırsatta Çin’i köşeye sıkıştırmak isteyen dış kuvvetler 4 haziran da iş başındaydı. 4 haziran Tian- an-men olaylarının 20. yıl dönümü nedeniyle yabancı güçler olayların altını kazımaya milleti kışkırtmaya başlamıştı ki Çin uyguladığı sansür ile bu olayların önüne geçti. Uygur Türklerini kışkırtmak için, Abdullah Gül’ün Çin’e ziyareti biçilmiş kaftandı. Uygur olayları Abdullah Gül Çin’de bulunduğu sırada patlak verecekti. Cumhurbaşkanımızın Çin programı belli olmadan şöyle bir iddia dolaşıyordu ortada, “Çin’in hassasiytlerinden dolayı Abdullah Gül Xinjiang-Uygur bölgesini programına almadı, ama Çin Dış işlerinin sorun olmaz demesiyle Xinjiang Cumhurbaşkanımızın programına dahil edildi”.

Çin otomobil devinin Konya’yı yatırım yapılacaklar sırasında başa alması ve bu şehire 600 milyon dolarlık yatırım yapacak olması, 8 Türk firmasının enerjiden, madenciliğe 3 milyar dolarlık anlaşma yapması birilerinin işine gelmemişti. Abdullah Gül’ün Urumqi de Uygur Türklerine konuşurken sarf ettiği şu sözler “Elbette sizinle aynı kökten geliyoruz. Ama önemli olan herkesin olduğu yerde ülkesiyle bütünleşmesidir. Sizler Türkiye ile Çin arasında dostluk köprüsü görevi yapıyorsunuz” Türk-Çin yakınlaşmasını istemeyenlerin can sıkıntılarını iyice artırdı.

Urumqi’deki olaylar nasıl çıkmış, neler olmuş, kaç kişi ölmüş şuan için net bir şekilde bilinmiyor. Bilinen bir gerçek var, Türkiye Cumhuriyetine dahi girmesi yasak olan, ABD de yaşayan, Çin’in en zengin 7. kişisi olan Rabiya Kader isimli kadının Urumqi’deki Uygurları sokağa döktüğü.

Ben bu yazımda hiç yorum yapmadım, sadece Çin’i takip eden biri olarak geniş bir açıdan son zamanlar iki ülke arasındaki gelişmeleri ve yabancı ülkelerin Çin’de yapmaya çalıştığı gelişmeleri yazdım. Bu yazıya gelecek yorumlar da bilgiden yoksun olursa yayınlamam, benim atlamış olduğum unutmuş olduğum konu husus varsa buyrun yorumlarla tamamlayın.

3 Yorum var
  1. Kazim Goker | 8 Tem 2009 | 03:52:09

    Turk Basini ne yazikki olaylara cok yanlis taraftan bakti..Insallah kisa zamanda bolgeye huzur gelmesi dilegiyle..

  2. Erkan | 14 Ağu 2009 | 17:56:34

    Yaşanan bazı olumsuz olaylardan dolayı az önce yorum yazan arkadaşın da belirttiği gibi ilişkiler biraz daha geriledi..

  3. _KmL_ | 15 Ağu 2009 | 16:32:38

    Aslına bakarsanız Urumqi hakkında detaylı bir açıklama beklerdim. Bu yüzden makaleyi okudum. Tarafsızlığınızı koruyarak kesin verilerle anlatmanız beni sevindirirdi. Çin şuan en güçlü dünya devletlerinden, hatta nüfusundan ve devlet zenginlğinden dolayı belkide en güçlüsü sayılabilir. Bu yüzden ve oradaki soydaşlarımız sababi ile de sizlerden siyasi ve resmi konularda da anlatımda bulunmanızı isterim. Teşekkürler…

Yorum yapınız.