Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) Pekin Ofisi, 26 Kasım’da Raffles Beijing Oteli’nde düzenlenen resepsiyonla açıldı. Resepsiyonda muhabirimiz Türk yetkililerle görüştü. Bugünkü programın ilk bölümünde konuyla ilgili olarak yapılan röportajı aktaracağız.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD teşkilatını şöyle tanıttı:

“TÜSİAD, bildiğiniz gibi 36 yıl önce kuruldu. Türkiye’nin en öncü kurumlarından biridir. Her zaman vizyonel davrandığı ve birçok konuda Türkiye’nin ilerlemesinde büyük katkısı olduğu düşüncesindeyim. Bir işadamları topluluğu olmasıyla beraber. TÜSİAD, sadece ekonomik konularda değil, sosyal, siyasi ve kültürel konularda da her zaman Türkiye’nin önünü açacak fikirler oluşturmuştur. Aynı zamanda 28 yıldır da Avrupalı işadamlarının çatı kuruluşu diyeceğimiz UNİCE’nin (Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu) bir üyesidir.”

Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD’ın Çin’de bir ofis açma amacını da şöyle anlattı:

“Çin, dünyanın büyüyen ekonomisi ve Türkiye’yle çok sıkı ilişkileri var. Türkiye’nin dış ticaret açığının yüzde 14′ü Çin’den kaynaklanıyor. Ticaret hacmimiz oldukça büyük. Biz buraya daha çok çimento ihraç ediyoruz. Ham madde ihraç ediyoruz. Buradan işlenmiş mamuller alıyoruz, makine alıyoruz. Bu alanlarda yapabileceğimiz çok fazla şey olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin ve dünyanın geleceğini düşündüğümüzde de bu kadar heyecanla büyüyen bir Çin’den uzak kalmanın doğru olmadığı görüşündeyiz. Onun için buraya geldik. Gerek iş dünyası, gerek kamu, devlet politikaları yürütürken, Çin’le ticari, sosyal ekonomik boyutta nasıl daha iyi gelişebilir birlikte neler yapabiliriz, birlikte bölgede nasıl yatırım yapabiliriz gibi politika yürütürken, ona da katkılarda bulunmayı amaçlıyoruz.”

“Tek konsantrasyonumuz ticari hacmimizin büyümesi, iki taraftaki yatırımların büyümesi, katma değeri yüksek malları buraya ihraç ederek büyüyebiliriz diye düşünüyorum.

Bugün Çin, Ar-Ge çalışmalarına büyük kaynak ayırıyor. Türkiye de geçen dönemlere oranla bütçesinden Ar-Ge’ye ciddi kaynak ayırmaya başladı. O anlamda yapabileceğimiz çok şey var. Teknoloji değiş tokuşunda yapabileceğimiz çok şey var. ”

Arzuhan Doğan Yalçındağ , TÜSİAD’ın Pekin Ofisi’nin başlangıç projesinden de bahsetti:

“Sektör olarak konuşuyoruz. Turizm hemen yapılabilecek en kolayca gerçekleştirilebilecek. Çünkü Çin’den dünyaya turist sayısı oldukça fazla. En kısa sürede yapabileceğimiz şey de bu.”

Resepsiyonda konuşan Türkiye’nin hazineden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet ŞİMŞEK, Çin’in dünya ekonomisinde oynadığı rolü şöyle değerlendirdi:

“Çin, ekonomik bakımdan güçlü ülkelerden biri haline geldi ve çağdaş tarihte ilk kez dünyanın ekonomik büyümesine ABD’den daha büyük katkılarda bulunacak. Çin, hem dünyada en büyük ihracat merkezi, hem de birçok sanayi ürünü için geniş pazar haline geldi. Geçen yıllarda Çin’in ekonomik büyüme hızı yüzde 9.5 civarında korundu. TÜSİAD, Çin’in 2050 yılında dünyanın en büyük ekonomik gücü haline gelebileceğini düşünerek, Çin’de ofis açtı.”

“Çin’den korkmamak lazım, korkmamız gereken şey kendi reform sürecimizin tamamlanmaması” diye konuşan bakan, Çin’in gelişmesinin getireceği fırsatları konusunda sözlerine şöyle devam etti:

“Önümüzdeki 40 yıl içinde dünyanın ekonomik ve siyasi şekli, Çin ve Hindistan tarafından saptanacak. Çin’in gelişmesinin dünyaya olduğu gibi Türk işletmelere de fırsatlar sağlayacağına inanıyoruz.”
Kaynak : cri.cn

Devamını oku


Çin’in kuzeybatısındaki Qinghai eyaleti, Qinghai-Tibet yaylasının kuzeybatısında yer alıyor. Qinghai eyaleti, aynı zamanda ülkenin en uzun nehri olan Yangtzı Nehri, “ana nehir” diye adlandırılan Sarı Nehri gibi önemli nehirlerin kaynağı olarak ülkenin batı kesiminde ağırlıklı olarak kalkınması planlanan eyaletlerinden biri oldu. Eyaletin merkezi Xining’de bulunan Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi, Qinghai eyaletinin devlet düzeyindeki tek ekonomi ve teknoloji kalkınma bölgesi olarak, son yıllarda eyaletin ekonomik gelişmesinde parlak bir nokta haline geldi.

Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi, Temmuz 2000′de kuruldu. Kalkınma bölgesinin kurucuları o zamanlar yalnızca yerel hükümetin ayırdığı 100 bin yuanla, zorluklar içinde çalışmalarını başlattı.

Yedi yıl süren çabalarla Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi’nde esasını metalürji, kimya sanayi, makine işleme, inşaat malzemeleri, biyolojik ilaç, yeşil tarımsal ürün ve sağlık ürünlerinin oluşturduğu sanayi sistemi oluşturuldu. Bölgede bulunan işletmelerin sayısı 500′ü geçti. Yaklaşık 20 bin kişinin çalıştığı bu işletmelerde gerçekleştirilen sabit sermaye yatırımı 10 milyar yuanı aştı.

Qinghai Eyaleti Ekonomik Planlama Komitesi Başkan Yardımcısı Chen Zhizhong, Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi’nin büyümesi ve gelişmesinin, Qinghai eyaletinin sanayisinin gelişmesini etkili şekilde hızlandırdığını belirterek, şunları söyledi:

“Son yıllarda tüm eyaletin sanayisi iyi şekilde gelişti. 2006 yılında eyalette büyük ölçekli işletmelerde gerçekleştirilen katma değer 24 milyar 30 milyon yuana ulaştı. Bu başarı, ü özellikle Xining kentinin yüzde 25.5 oranındaki yüksek büyüme hızından kaynaklanıyor.

Söz konusu yetkili, Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi’nin, eyaletin ekonomik yapısal düzenlemeler ve eyaletin ekonomik gelişmesinde örnek rol oynadığını belirtti.

Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi’nin baş döndürücü hızla gelişmesinin sağlanması, kalkınma bölgesinin yönetim kuruluşunun gelişme stratejisinden kaynaklandı. Kalkınma bölgesinin sorumlusu Guo Tianming, diğer eyaletlerin ileri üretim teknolojisini ve gelişme kavramını çekmeye ağırlık vermenin, Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi’nin başarısının anahtarlarından biri olduğunu savunarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Para sıkıntısı çeken Qinghai eyaletinin aslında ileri gelişme düşüncesi ve kavram açısından eksiği var. Ülkenin batı kesiminde böylesi ekonomi ve teknoloji kalkınma bölgesi kurulması ile ileri kavram ve ileri yönetim yöntemin çekilmesi gerekiyor. Kalkınma bölgesinin kurulması, yerel kaynaklar geliştirilerek, sektör oluşturmada örnek ve itici rol oynanmayı amaçlıyor.”

Söz konusu yeni gelişme kavramı doğrultusunda Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi’nin kurulmasından sonra bir yıl kadar kısa süre içinde altyapı tesislerinin inşası, sanayi projelerinin inşası ve yabancı sermaye çekme gibi alanlarda atılım niteliğinde gelişmeler sağlandı.

Şu an Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi, Qinghai eyaletinin dış işbirliği yapan önemli bir platformu haline geldi. Qinghai Mingxing Biyoloji Projesi A.Ş, Taiwan sermayeli bir işletmedir. Şirketin genel müdürü Taiwanlı Zhao Xia şunları söyledi:

“Xining’de dört yıldır yaşıyorum. Qinghai’nin ekonomik temeli nispeten zayıf. Ancak gelişme isteği, Çin’in diğer bölgelerine göre daha fazla. Yerel hükümet, kalkınma bölgesine büyük önem veriyor ve ayrıcalıklı politikalar ortaya koydu. Kalkınma bölgesinin yönetim birimleri, eyaletin diğer kent ve bölgelerine göre daha kapsamlı hizmet veriyor.”

Son yıllarda özgün sektörler geliştirmeyi hedefleyen Qinghai eyaleti, kalkınma bölgesinin gelişme politikalarını düzelterek, kaliteli projelerin çekilmesine hız verdi. Hükümetin desteğiyle, Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi, hızlı gelişme aşamasına girdi. 2010 yılına kadar Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi’nin üretim değeri, 13.5 milyar yuana ulaşacak. Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi’nin büyüyerek gelişmesiyle birlikte, Qinghai eyaletinin sanayisinde atılım niteliğindeki gelişme hedefi yakın gelecekte gerçekleştirilebilecek.
Kaynak:cri.cn

Devamını oku


Londra’da düzenlenen Uluslararası Denizcilik Organizasyonu (İMO) 25. Genel Toplantısı’nda dün (23 Kasım) yeni dönem konseyi seçildi. Çin bir kez daha konseyin A dereceli üyesi olarak seçildi. Böylece Çin, ardı ardına 10. kez A dereceli konsey üyesi seçilmiş oldu.
Toplantıya katılan Çin heyeti başkanı ve Çin Ulaşım Bakan Yardımcısı Xu Zuyuan yaptığı konuşmada, Çin’in bir kez daha seçilmesinin, İMO’nun üyelerinin Çin’in örgütte oynadığı rolünü kabul ettiklerini ve Çin’in örgütün karar organındaki konumunun yükseldiğini gösterdiğini belirtti. Xu, bunun ayrıca Çin’in örgütte sorumluluk ve yükümlülük üstlenerek daha olumlu etki yarattığı anlamına geldiğini de ifade etti.

Çin Ulaşım Bakanlığı ve İMO arasında dün teknolojik işbirliği muhtırası imzalandı.
Kaynak: cri.cn

Devamını oku


Çin Başbakan Yardımcısı Wu Yi, Çin’in dışa açılma politikasında ısrar ederek, dışa açılmayı sürekli derinleştireceğini ve açık ekonominin seviyesini yükselteceğini belirtti.

Wu Yi, dün (23 Kasım) Beijing’de Çin-ABD Ticaret Odası Yıllık Resepsiyonu’nda yaptığı konuşmada, Çin’in yabancı sermaye çekip değerlendirmeye devam ederek, yabancı sermayenin yenilik yaratma, sektörün yükselişi ve bölgeler arası eşgüdüm gibi konulardaki olumlu rolünü değerlendireceğini ifade ederek, daha adil, şeffaf, etkili, verimli ve hızlı ticaret ortamı oluşturulması ve hukuki, güvenilir ve adil rekabete dayanan piyasa sisteminin kurulması için çaba harcayacağını kaydetti. Patent ve telif haklarını koruma boyutunun güçlendirileceğine işaret eden Wu Yi, ürünlerin kalitesi sorununa önem verilerek bu alandaki uluslararası işbirliğinin güçlendirileceğini kaydetti.

Kaynak: cri.cn

Devamını oku


Saygın finans ve siyaset dergisi Economist “2008 Yılında Dünya” başlıklı bir ek yayınladı. Economist’in 2008 falında Türkiye’ye bir tam sayfa ayrıldı.

Economist uzmanlarına göre Türkiye’nin siyasi kriz riski “orta”… (AB ülkelerinde risk düzeyi “düşük” olarak belirtiliyor). Türkiye’yi önümüzdeki yılda 3 temel sorun bekliyor. Bunların çözümü konusunda ise dergi karamsar bir tablo çiziyor. Economist’e göre Türkiye dünya basının manşetlerinden 2008 yılında da düşmeyecek.

1) LAİKLİK VE TÜRBAN: 2008′de Türkiye’de yine laiklik tartışılacak. Ordu ve muhalefet AKP’yi bu alanda eleştirmeyi sürdürecek. Düşünce ve ifade özgürlüğü alanında bazı gelişmeler kaydedilmesine rağmen AKP’yi en çok meşgul edecek konular arasında kamusal alanda türban da yer alacak. AKP tabanından türban yasağının kalkması için baskılar artacak.

2) AB VE ABD İLE İLİŞKİLER: Türkler’in Avrupa Birliği konusunda 2008 yılında büyük sabır göstermesi gerekecek. Fransa, Almanya, Avusturya ve Hollanda’nın Türkiye’ye yönelik itirazları önümüzdeki yılda da devam edecek. Avrupa ile ilişkilerin yanısıra ABD ile ilişkiler de PKK sorunu nedeniyle sekteye uğramış durumda. PKK, Türkiye-ABD ilişkilerinde önümüzdeki yıl da belirleyici rol oynamaya devam edecek. Başbakan Erdoğan Kuzey Irak’a kapsamlı bir operasyon düzenlemeyecek, ancak gerçekleşecek sınırlı operasyonlar da Irak-Türkiye sınırında gerilime yol açacak.

3) EKONOMİK PERFORMANS: Erdoğan liberal politikalarla Türkiye’ye dış yatırım çekmeye çalışacak. Ancak dünya ekonomisindeki kötüye gidiş Türkiye’yi de etkileyecek. 2008′de Erdoğan’ın başını en çok ağrıtacak konu ekonomi.

SAYILARLA 2008′DE TÜRKİYE

Nüfus: 76.2 milyon
GSMH: 508 milyar dolar
Kişi başına gelir: 6 bin 670 dolar
Büyüme hızı: %5.3
Enflasyon: %6.1

Devamını oku