
Başlık tamamen bir Çin haber sitesinden alıntıdır. Haber şu şekil devam ediyordu. “Yerli ve yabancı işletmelerin, Çin’in kuzeybatısındaki Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde kömür, petrol ve doğal gaz ile metal madenlerini geliştirmeleriyle, bu bölgede zengin metal dışı maden kaynakları da işletmelerin ilgisini çekmeye başladı. Xinjiang bölgesi bundan dolayı ülkenin metal dışı madenleri üreten önemli merkezi haline geliyor.
Xinjiang Maden İşleri Müdürlüğü’nün verdiği bilgilere göre, şu an Xinjiang’da 70′den fazla metal dışı maden ocağı bulunuyor. Bunlardan mika taşının rezervi ülkede birinci sırada yer alıyor. Ayrıca asbestin rezervi de ülkenin ön sıralarında bulunuyor. Rezerv bakımından ülke sıralamasında ilk yedide yer alan inşaat malzemeleri ve diğer metal dışı madenlerin çeşidi 27′ye ulaştı.
Son yıllarda Xinjiang bölgesinde yeni tip sanayileşme sürecinin hızlandırılmasıyla, çok sayıda yerli ve yabancı büyük ölçekli metal dışı maden şirketi, bu bölgeye geldi. Örneğin Ağustos 2006′da Çin Genel Metal Dışı Maden Şirketi, Xinjiang’a 20 milyon yuan yatırım yaparak işlettiği madenleri Kazakistan gibi Orta Asya ülkelerine ihraç ediyor. Ayrıca bir İngiliz şirketi de Xinjiang’a üç yıl içinde 50 milyon avro tutarında yatırım yaparak burada dünyanın en büyük vermikülit üretim merkezi inşa etmeyi planlıyor.
Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Ekonomi ve ticaret Komitesi’nin verdiği bilgilere göre, söz konusu işletmelerin yatırımıyla Xinjiang’da metal dışı maden kaynaklarının geliştirilerek kullanımı artırılacak ve metal dışı madencilik sektörünün kapsamlı şekilde gelişmesi sağlanacak.” Kaynak:cri.cn
Neden bu haberi yazdım. Çin’i bir kere daha takdir ediyorum, biz ekonomiyi doğuya(az gelişmiş bölgelere) götüremezken Çin büyük coğrafyasına rağmen her alana ekonomiyi götürüyor. Burdan devlet büyüklerimizide bir kaç tavsiyede bulunuyoruz.
1- Çin ile rekabet etmek istiyorsan Çin’i taklit et. (Sam WALTON’un dediği gibi ben iş hayatında herşeyi rakiplerimden kopya çektim sonra geliştirdim)
2- Tarkan’a 1 gecede 750.000 YTL vereceğine, işsizlikten dolayı dağa çıkıp o cani örgüte katılan gençlerine iş imkanları yaratmak için doğuya sanayi’yi eğitimi sağlığı götür.

Çin ekonomisi, yılın sonunda 2007′ye ilişkin memnun edici bir “karne” sundu:
2007 yılının ilk üç çeyreğinde Çin ekonomisinde istikrarlı ve hızlı büyüme korundu. Kentlilerin ve kasabalıların geliri önemli ölçüde yükseldi. Enerji tasarrufu sağlama ve kirlilik salımını azaltma çalışmalarında yeni gelişmeler elde edildi. Bu başarılar kamuoyunun dikkatini çekti.
Bazı yabancı ülkelerin siyaset adamları, uluslararası örgütlerin yetkilileri ve ekonomistler gazetecilere verdikleri demeçlerde, yakından izledikleri Çin ekonomisi hakkında görüşlerini ifade ettiler. Şimdi 2007 yılı Çin ekonominde elde edilen başarıları beraberce gözden geçirelim.
2007 yılının ilk üç çeyreğinde, Çin’in gayri safi yurt içi hasılası, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 11.5 artarak, 16 trilyon yuanı geçti. Uzmanların tahminlerine göre, 2007 yılında Çin’in ekonomik büyüme hızının yüzde 11′i geçmesine kesin gözle bakılıyor. Avrupa Birliği’nin Çin’deki heyet başkan yardımcısı Franz Jessen, Çin ekonomisinin hızlı büyümesi hakkında şöyle konuştu:
“2000 yılında Çin hükümeti, gelecek 10 yıl içinde gayri safi yurt içi hasılasının dört misli artması hedefini ortaya koydu. Bu büyüme hızıyla Çin hükümetinin ’11. Beş Yıllık Planı’nda belirlenen her hedefi gerçekleştirebileceğine inanıyorum.”
2007 yılı boyunca Çin vatandaşlarının tüketimi hızla arttı. Tüketimin bu yılın ilk üç çeyreğinde ekonomik büyümeye yaptığı katkı yüzde 37′ye ulaştı. Çin ekonomisini büyüten diğer iki unsur olan ihracat ve yatırım, tüketimle kıyaslandığında geride kaldı. Aynı dönemde ihracatta 0.6 puan artış görülürken, yatırımda düşüş yaşandı.
Bunun yanı sıra 2007 yılında Çin’in sosyal güvenlik kapsamı genişletildi. Yaşlılık sigortası, sağlık sigortası, işsizlik sigortası gibi sosyal sigortalara katılanların sayısı arttı. Bunlar, merkezi mali kurumun benzeri konulara ayırdığı bütçenin artmasından kaynaklandı. Uluslararası Para Fonu’nun Çin’deki baştemsilcisi Vivek Arora bu konu hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
“2007 yılında Çin hükümetinin eğitim ve sağlık gibi alanlara ayırdığı bütçenin artması bizi sevindirdi. Bu, vatandaşların yaşam seviyesinin yükselmesine yararlı olacağı gibi makro ekonominin dengeli şekilde gelişmesine yardımcı olacak.”
2007 yılında Çin ekonomisinde kolay sağlanmayan başarılar elde edildi. 2006 yılının başlarında yatırımda aşırı hızlı artış görüldü. Fazla kredi açıldı ve ticaret fazlası, ticaret açığına göre çok daha fazlaydı. 2007 yılında ise mal fiyatları sürekli yükseldi. Bu sorunlar karşısında Çin hükümeti, ekonominin istikrarlı şekilde gelişmesini güvence altına almak için makro düzenleme yöntemlerini zenginleştirdi. 2007 yılında Çin Merkez Bankası, beş defa faiz oranını yükseltti.
Para politikasının dışında enerji tasarrufu ve kirlilik boşaltımını azaltma, Çin’in makro düzenlemeleri için diğer bir önemli yöntem oldu. Yılın sonunda resmi kurumlar tarafından verilen bilgilere göre, bu yılın ilk üç çeyreğinde gayri safi yurt içi hasılanın birim başına düşen enerji tüketimi, 2006 yılının aynı dönemine oranla yüzde 3 azaldı. Sülfürdioksit ve Kimyasal Oksijen İhtiyacı (COD) gibi önemli kirlilik salımında ilk defa düşüş yaşandı. Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Özel Komitesi Başkanı Rajendra Pachauri, yeni sona eren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Toplantısı’nda Çin’in elde ettiği başarılardan övgüyle söz etti. Pachauri, özellikle Çin’in yenilenebilir enerjinin kullanımı ve enerji kullanım veriminin yükselmesi konusunda harcadığı çabalardan takdirle söz ederek şöyle konuştu:
“Çin, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve diğer yenilenebilir enerjilerin kullanımının yaygınlaştırılması konusunda çaba harcıyor. Çin, enerji kullanım veriminin yükseltmeye ve sera gazının salımını azaltmaya çabalıyor.”
Yabancı ekonomistler, Çin ekonomisinin hızla büyümesinin dünyaya büyük katkıda bulunduğunu savundu. Uluslararası Para Fonu tarafından yayınlanan dünya ekonomisine bakış raporunda, 2007 yılında Çin’in ABD’yi geride bırakarak, dünya ekonomisine en çok katkı yapan ülke haline geleceği kaydedildi.
Kaynak: cri.cn

2007 yılında küresel gayri safi yurtiçi hasılaya olan katkısı hızla artan Çin, dünya ekonomisinin güçlü motoru haline geliyor.
Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmasından bu yana geçen 6 yıl içinde Çin ekonomisi dünya ekonomisiyle gün geçtikçe daha çok kaynaştı. Veriler, bu yıl içinde Çin’in dış ticaretindeki hızlı büyüme eğilimi korunurken, ülkeye giren yabancı sermayenin istikrarlı şekilde arttığını, kullanılan yabancı sermaye kalitesinin de yükselip, yeni ve yüksek teknolojiye dayalı sektörler, araştırma-geliştirme alanları, üst düzey imalat ve çevre koruma sektörü alanlarındaki yabancı sermaye oranının daha da arttığını gösteriyor. Günümüzde 30 bini aşkın Çin işletmesi çokuluslu işlere katıldı ve bu işletmeler dünyanın 160′tan fazla ülke ve bölgesine yatırım yaptı. Dünya Bankası tarafından yapılan tahminlere göre, bu yıl Çin ekonomisinin dünyanın gayri safi yurtiçi hasılasının büyümesine olan katkısı yüzde 16′ya ulaşacak. Uluslararası Para Fonu’nun “Dünya Ekonomisine Bakış” adlı raporunda Çin’in dünya ekonomisinin en büyük itici gücü haline geldiği kaydedildi.
kaynak:cri.cn

Çin Tarım Bakan Yardımcısı Wei Chao’an, bu yıl tahıl üretiminde iyi gelişme eğilimi korunarak tahıl rekoltesinin 500 milyar kiloya ulaşmasının beklendiğini ve böylece tahıl rekoltesinde ardı ardına dört yıl artış gerçekleştirileceğini söyledi. Bu, Çin’de tahıl üretiminin, istikrarlı gelişme aşamasına girdiğini gösteriyor.
Wei Chao’an, Çin’in ortasındaki Hefei kentinde düzenlenen tahıl üretimiyle ilgili sohbet toplantısında yaptığı konuşmada, yıllardır bol mahsul alınmasının, ulusal ekonominin sağlıklı adımlarla gelişmesinde önemli rol oynamanın yanı sıra geçmişte yaşanan bazı sorunları da çözdüğünü ifade etti.
Wei, tarıma destek politikası ve sektörlerdeki yapısal düzenlemeler sayesinde tahıl rekoltesinde yükselme sağlandığını, köylülerin gelirinde de hızlı artışın korunduğunu söyledi. Wei, 2004-2006 yıllarının, tahıl rekoltesinin ardı ardına yükseldiği üç yıl olduğu gibi, köylülerin net gelirinde nispeten hızlı artış kaydedilen bir dönem olduğuna işaret etti.
Wei, tahıl rekoltesi ve kalitesinin aynı hızla yükselmesinin, yüksek rekolte ile kalite arasındaki çelişkileri yumuşattığını savundu.
Tahıl rekoltesi yükselirken, sebze, meyve gibi ürünlerinin miktarı ve çeşitleri de arttı ve arz-talep dengesi esasen sağlandı.
KAynak: cri.cn

Çin’in önümüzdeki yıl ekonomi alanında alınacak önlemlerin genel çerçevesini hazırlayan Merkezi Ekonomi Çalışmaları Toplantısı’nda, ekonomide aşırı ısınmayı ve yüksek enflasyonu önlemek için sağlıklı ve temkinli mali politika ile sıkı para politikası uygulanmasına karar verildi. Çinli ekomomistler, önceki gün (5 Aralık) sona eren toplantıda alınan bu kararın ülkenin istikrarlı ve hızlı büyümesinin sürdürülmesini sağlayacağı görüşünü dile getirdi.
Çin’in hızlı büyümesi, bu yıl da sürdü. Gayri safi yurt içi hasılada bu yıl yüzde 11.5′lik artış beklenirken, sabit sermaye yatırımları, kredilendirme ve ticaret fazlasındaki aşırı artış, ciddi sorunlar olarak devam ediyor. Özellikle enflasyon baskısı giderek artıyor. Ülkenin Tüketici Fiyatları Endeksi’nde üst üste üç ay yüzde 6′nın üzerinde artış görüldü.
Ekonomide görünen aşırı ısınmaya dönüş riski ve sürekli artan enflasyon baskısı karşısında, Merkezi Ekonomi Çalışmaları Toplantısı’nda, makro kontrolün öncelikleri, ekonomideki hızlı büyümenin aşırı ısınmaya dönüşmesi ve yapısal nedenlerden kaynaklanan fiyat artışlarının yüksek enflasyona yol açmasının önlenmesi olarak belirlendi. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Ekonomi Araştırmaları Merkezi Müdürü Yuan Gangming, böyle bir kararın ülke ekonomisinin istikrarlı, devamlı ve hızlı gelişme eğiliminin sürdürülmesine yararlı olacağını belirterek şunları kaydetti:
“Ekonomideki hızlı büyüme, üst üste beş yıldır sürüyor. Bu yıl yüzde 11′in üzerine çıkacak bu hızlı büyüme, bazı sorunların çözümüne yardımcı olmakla birlikte, enflasyon tehlikesini de artırıyor. Aynı zamanda Tüketici Fiyatları Endeksi’nde bu yıl hızlı artış yaşandı. Hızlı büyümenin daha yüksek fiyat artışlarına yol açmasını önlemek zorundayız.”
Merkezi Ekonomi Çalışmaları Toplantısı’nda, önümüzdeki yıldan itibaren sağlıklı ve temkinli mali politika ile sıkı para politikası uygulanması öngörülüyor. Bu karar, 2004′ten bu yana sağlıklı ve temkinli mali politika ile para politikası uygulayan Çin hükümetinin, makro kontrol politikasında ilk kez önemli bir değişiklik yaptığını gösterdi. Sıkı para politikasının daha önceki politikanın bir devamı olmakla birlikte, makro kontrolün daha da yoğunlaşacağı anlamına geldiğini savunan Çinli ekonomist Yi Xianrong, görüşlerini şöyle ifade etti:
“Merkezi hükümet, ekonomide aşırı ısınmaya doğru açık bir eğilim olduğunun bilincinde. Sıkı para politikası uygulanmasıyla ekonomi, yatırım ve kredilendirmedeki aşırı ısınmanın önleneceğine kesin gözle bakılıyor.”
Devletin, ekonomide aşırı ısınmayı önlemek için bu yıl bankaların mevduat yedek akçe ve kredi oranlarını yükseltme ve banka kredilerine yönelik kısıtlamaları artırma önlemleri almasına rağmen, makro kontrolün henüz etkisini tümüyle göstermediğine dikkat çeken Yi Xianrong, banka faiz oranlarının yeniden düzenlenmesinin önümüzdeki yıl uygulanacak sıkı para politikasının önemli bir parçası olacağı tahmininde de bulundu.
Devletin izlemeye devam edeceği sağlıklı ve temkinli mali politika üzerinde duran Yi Xianrong, satışa çıkarılacak bonoların toplam hacminin bu yılın düzeyini koruyacağı ve vergide önemli değişiklik yapılmayacağını ifade ederek, temel kamu hizmetlerinin dengeli gelişmesini sağlayacak devlet desteğinin büyük oranda artırılacağını söyledi. Yi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çin Komünist Partisi’nin 17. Kongresi’nde kabul edilen raporda, temel kamu hizmetlerinin dengeli gelişmesine vurgu yapılmıştır. Dolayısıyla önümüzdeki yıl buna uygun mali politika belirlenmesine kesin gözle bakılıyor. Konut ve sağlık güvence sistemlerinin oluşturulmasına daha fazla sermaye ayrılması, bunun bir parçası. Genel olarak mali çalışmalarla vatandaşların yaşamının düzeltilmesine ağırlık verilecektir.”
Bu görüşü paylaşan Çin Sosyal Bilimler Akademisi ekonomistlerinden Yuan Gangming, önümüzdeki mali politika döneminde sosyal adaletin sağlanmasına öncelik verilmesinin beklendiğini kaydederek şöyle konuştu:
“Eğitim, sağlık ve sosyal yardım çalışmalarına daha fazla yatırım yapılacaktır. Üstelik bu alanlara yönelik yatırımlar artırılırken, farklı bölgelerin gelişmişlik düzeyi ve gelir düzeyindeki farklılıklar gözetilerek, gelişmişlik ve gelir düzeyi düşük bölgeler ile kırsal bölgelere öncelik verilecektir. Böylece mali politikanın uyumlu ekonomik gelişmeyi pekiştirme rolü daha fazla harekete geçirilecektir.”
Kaynak:cri.cn










