Dünyanın en büyük danışma şirketlerinden biri A. T. Kearney tarafından kısa süre önce yayınlanan “2007 Doğrudan Yabancı Yatırıma Yönelik Güven Endeksi” başlıklı raporda, Çin bir kez daha ilk sırada yer aldı. Böylece, Çin ardı ardına beş yıl yatırım sonuçlarının güvencesi en yüksek ülke oldu.

Raporda, gelişmiş ülkeler olsun, gelişmekte olan ülkeler olsun, yatırımcıların Çin’i tercih ettikleri vurgulandı. Raporda, Çin’in finans, finans dışı hizmetler, hafif ve ağır imalat sanayi ve birinci sektör gibi alanlarının en çok tercih edilen sektörler olduğu kaydedildi.

İstatistiklere göre, 2007 yılının sonuna kadar, Çin’e yapılan toplam yatırım hacmi 2 trilyon Amerikan dolarını aşarak, bir önceki yıla oranla yüzde 23 arttı. Bu yılın ilk iki ayında, Çin’de fiilen kullanılan yabancı sermaye miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75 artış gösterdi.

Devamını oku

ABD’deki konut kredisi krizinin yol açtığı zincirleme etki ve ülkenin güneyinde tarihte nadir görülen ciddi kar, yağmur ve don felaketi yaşanması üzerine makro ekonomi politikası, özellikle para politikasının gidişatı merak konusu haline geldi. 2008 yılında sıkı para politikası nasıl düzenlenecek? Çin’in merkez bankası olan Çin Halk Bankası tarafından 22 Şubat’ta yayınlanan 2007 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin para politikası raporunda, para politikası belirlendi.

Merkez Bankası’nın raporunda “2008 yılında sıkı para politikasının sürdürüleceği” şeklinde kesin sinyal verildi.

Para kredisinden gelen baskının artmasına ve mal fiyatlarının yükselmesine karşın, 2007 yılının sonunda düzenlenen merkezi ekonomik çalışma toplantısında ülkenin para politikasının, “istikrarlı”dan “sıkı”ya dönüştürüleceği açık dille ifade edildi.

Dikkat edilmesi gereken nokta, 2008 yılında sıkı para politikasının uygulanacağının belirlenmesinden kısa süre sonra, yurt içi ve dışında yeni durum ve sorunların ortaya çıkmasıdır.

2007 yılının ikinci yarısında ABD’de ipotek krizinin yayılmasıyla küresel finans durumunda değişiklikler meydana geldi. Bu kriz, aynı zamanda küresel ithalat ve ihracatı da etkiledi. Ayrıca finans çevresinde küresel ekonomik büyümenin yavaşlayacağı endişesi ortaya çıktı. Uluslararası Para Fonu, bu yılın başlarında yüzde 4.9 olarak öngörülen küresel ekonomik büyüme hızını yüzde 4.1′e düşürdü.

Uzmanlar, konut kredisi krizinin, finans piyasasında sürekli dalgalanmalara yol açmasıyla, enflasyon riskinin artması durumunda, merkez bankasının, enflasyonu önleme ve gerekli ekonomik büyümeyi koruma arasında zor bir seçim yapmak zorunda kaldı. Bu durum, para politikasının saptanmasını zorlaştırdı.

Ancak yurt içindeki ekonomik durumda büyük değişiklikler meydana gelmemesi, aynı zamanda ulusal ekonomi açısından ekonomik büyümenin aşırı fazladan aşırı ısınmaya dönüşmesi ve mal fiyatlarının yükselmesinden belirgin enflasyona dönüşmesi riskinin sürmesinden dolayı, sıkı para politikası değişmeyecek.

İstatistiklere göre, Ocak ayında Tüketici Fiyatları Endeksi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7.1 artarak, 1997 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Ocak ayında RMB para kredisi, geçen yılın ayı süresine oranla 237.3 milyar yuanlık artışla, 803.6 milyar yuana ulaştı. Ayrıca doğal afetten sonraki yeniden yapılanmanın etkisiyle, sabit sermaye yatırımındaki artış hızlandırılacak. Bunlara bakıldığında, önümüzde dönemde ekonomik büyümenin aşırı fazladan aşırı ısınmaya dönüşmesi ve mal fiyatlarının yükselmesinden belirgin enflasyona dönüştürülmesini önleme durumunun ciddiyetini koruyacağını söyleyebiliriz.

Çin Devlet Kalkınma ve Reform Komitesi Politika Araştırma Ofisi Başkanı Li Pumin, kar ve yağmur felaketinin, tüm ülkenin, özellikle ülkenin güney bölgelerinin ekonomik ve sosyal gelişmesine büyük etki yaptığını, ancak makro düzenleme politikasının değişmeyeceğini belirtti.

Merkez Bankası’nın raporunda, bankanın sıkı para politikasını titizlikle yerine getireceği, makro düzenlemelerin verimini artıracağı ve çeşitli para politikası yöntemlerine başvurarak, para kredisinin aşırı artmasını önlemeye çalışacağı belirtildi.

Merkez Bankası, merkezi ekonomik çalışma toplantısında 2008 yılında sıkı para politikasının uygulanacağının belirlenmesi ve topluma gelecekte makro ekonomik işleyiş riskinin artması sinyali vermesinin, ekonomik büyümenin aşırı fazladan aşırı ısınmaya dönüşmesi ve mal fiyatlarının yükselmesinden belirgin enflasyona dönüştürülmesinin engellenmesine ve çeşitli alanlardaki yapısal reformun derinleşmesinin ivediliğinin davranmasına yardımcı olacağını kaydetti.

Ancak Merkez Bankası’nın raporunda aynı zamanda, bankanın yurt içi ve dışındaki ekonomik ve finansal durumda meydana gelen değişikliklere göre, makro düzenleme temposunu ve derecesini bilimsel şekilde kontrol ederek, ekonomik büyüme ve yapısal düzenlemelere elverişli para ve finans ortamı yaratacağı kaydedildi.

Ekonomist Fan Gang, mevcut sıkı para politikasının genel gidişatının sürmesi gerektiğini söyledi.

Kaynak:cri.cn

Devamını oku

Çin’de yoğun finansal bir gün yaşanıyor, Çin, sıkı para politikasını belirttikten sonra şimdi de zorunlu ihtiyat akçesi oranını bir daha 0.5 puan yükselteceğini açıkladı.

Çin’in merkez bankası olan Çin Halk Bankası tarafından bugün (18 Mart) yapılan açıklamada, Çin parası Renminbi bazındaki zorunlu ihtiyat akçesi oranının 25 Mart’tan itibaren 0.5 puan yükseltileceği bildirildi.

Böylece Çin Halk Bankası, zorunlu ihtiyat akçesi oranını bu yılın başından beri 2. defa yükseltmiş olacak. Bu para politikasına geçen yıldan bu yana 12. kez başvuruldu. Çin Halk Bankası bunun sıkı para politikası uygulamayı ve para kredisinin adil artışını yönlendirmeyi amaçladığı bildirdi.

25 Mart’tan itibaren Çin zorunlu ihtiyat akçesi oranı yüze 15.5′e kadar yükseltilecek.

Kaynak: xinhuanet.com

Devamını oku

Çin, 1996′dan sonra rafa kaldırıldığı sıkı para politikasını bu yıl yeniden uygulamaya başladı. 11 yıl aradan sonra yeniden uygulanan sıkı para politikası, Çin’in 1997′deki Asya finans krizinden sonra izlediği temkinli para politikasını değiştirdiğini gösterdi.
Çin Başbakanı Wen Jiabao, sıkı para politikasının amacını şöyle anlattı

“Sıkı para politikası uygulamasına geçilmesi, sabit sermaye yatırımlarının yeniden yükselişe geçmesi yönündeki baskıların artması, tedavüldeki para miktarı ve kredilendirmedeki fazlalılık ile likidite fazlası ve fiyat artışı yönündeki baskıların artmasından kaynaklandı. Bu önlemle finansal denetimi artırarak, tedavüldeki para miktarı ile kredilendirme boyutundaki aşırı artışı önlemeyi amaçlıyoruz.”

Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı Ulusal Komitesi üyesi ve Merkezi Maliye Üniversitesi finans uzmanlarından He Qiang, Çin hükümetinin son yıllarda ekonomik gelişme sürecinde öne çıkan yatırım ve kredilendirmedeki aşırı artış ile uluslararası ödemelerdeki dengesizlik gibi sorunları makro kontrol önlemleriyle çözmek için yoğun çaba harcadığına işaret ederek, bu önlemlerin ekonominin sağlıklı işleyişini koruduğunu hatırlattı. Bugün enflasyon baskısının artmasının, devletin sıkı para politikasını yeniden uygulamasının doğrudan nedeni olduğunu savunan He, şunları söyledi

“Ülkemizdeki fiyat düzeyi, Aralık 2006′ya kadar yüzde 2′nin altında tutuldu. Yüksek büyüme ve düşük enflasyona dayalı bu dönem, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasından bu yana ülkenin en sağlıklı geliştiği dönem olarak kabul ediliyor. Ancak mal fiyatları, 2007′den itibaren tırmanışa geçti. Bu durum, sıkı para politikasını zorunlu kıldı.”

Çin Başbakanı Wen Jiabao, kısa süre önce sunduğu hükümetin çalışma raporunda, piyasa mekanizması, zorunlu ihtiyat akçe oranı ve faiz oranı dahil bütün yöntemleri bir arada kullanarak, paranın arz ve talebi arasında denge sağlayacaklarını belirtti.
Kaynak :cri.cn

Devamını oku

Çin Başbakanı Wen Jiabao, dün (5 Mart) 11. Çin Ulusal Halk Meclisi (ÇUHM) 1. Toplantısı’na sunduğu hükümet çalışma raporunda, enerji tüketimi ve kirlilik boşaltımı yüksek, doğal kaynaklara dayanan yabancı sermayeli projelerin sınırlanıp yasaklanacağını, ayrıca yabancı sermaye çekme sürecinde görülen yasa dışı girişimlerin önleneceğini belirtti.

Çin Devlet Gelişme ve Reform Komitesi’ne bağlı Dış Ekonomi Enstitüsü Başkanı Zhang Yansheng, buna ilişkin yorumunda, Çin ekonomisinin boyutu ve dünya ülkeleriyle ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda, gerek kaynak ve çevre koruma, gerekse dünya ekonomisindeki denge bakımından, uluslararası toplumun Çin’in söz konusu politikasından yararlanacağını ifade etti.

Çin’de şu anda geniş kapsamlı enerji tasarrufu ve kirlilik boşaltımını azaltma çalışmaları yürütülüyor.

Devamını oku