Çin Gümrük Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan istatistiklere göre, bu yılın ilk iki ayında Çin’in toplam ithalat ve ihracat tutarı 366 milyar dolara yaklaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 oranında arttığı açıklandı.

İstatistikler, 2008 yılına girildikten sonra Çin’in ihracatının geçen yıla göre azalırken, ithalatın hızla arttığını ve toplam ticaret fazlasının yüzde 29 oranında düştüğünü gösteriyor.

Geçen iki ayda ikili ticaret alanında Çin’in en büyük işbirliği ortağı Avrupa Birliği oldu. İkinci ve üçüncü sırada ise ABD ile Japonya yer aldı.

Diğer yazılarımızda da altını çizerek söylediklerimizi diğer ülkeler uygulamaya başlamış, Çin’e yaptıkları ihracatın arttığını görüyoruz. Türkiye olarak acaba bu 2 ay içinde Çin’e yaptığımız ihracatta artış var mı? Başlıyoruz araştırmaya;

Türkiye istatistik kurulunun sitesinde “İhracat Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre %61.4 arttı” yazısını görünce Türk iş adamlarının Çin’e yaptıkları ihracatta artış var mı düşüncesi ile başlıyorum raporları karşılaştırmaya.

Geçen yılın ocak ayına göre Çin’e olan ihracatımız 20.321.000 $ artış göstermiş. 2007 yılı ocak ayında Çin’e olan ihracatımız 55.233.000 $ ken, 2008 ocak ayında 75.554.000 $ yükselmiş. 2007 yılı aralık ayına göre ise düşüş var, 2007 aralık ayında Çin’e ihacatımız 88.106.000 $ bir önceki aya göre 12.552.000 $ lık bir gerileme söz konusu.

Birde istatistik kurumu Çin’i parçalı almış, Çin, Taivan, Hong Kong ve macao olarak 4 ayrı bölümde inceliyor. Taivan yönetimi ile olan sorundan dolayı böyle bir ayrımı kabul edelim ama Hong Kong ve Macao’yu neden ayırmışlar ayrı bir soru işareti ? Bu arada Taivan’a olan ihracatta da bir önceki aya göre 4/1 ine düşmüş ciddi bir düşüş yaşandığını belirtmekte fayda var.

Şubat ayı verileri açıklanmadığından sorumun tam anlamı ile cevabını alamadım, Şubat ayı dış ticaret verileri açıklandığında daha detaylı inceliyecez ve analiz edeceğiz sağlıcakla…

Devamını oku

11. Çin Ulusal Halk Meclisinden son dakika haberleri gelmeye devam ediyor.. Bizde aynı hızda size duyurmaya çalışıyoruz..

11. Çin Ulusal Halk Meclisi 1. Toplantısı basın sözcüsü Jiang Enzhu, yabancı sermaye çekmenin, Çin’in dışa açılma siyasetinin önemli bir unsuru olduğunu, dışa açılma siyasetinde ısrar eden Çin’in, yabancı işadamlarının yatırımlarını beklediğini söyledi.

Sözcü Jiang, bugün (4 Mart) Beijing’de düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, geçen yıldan bu yana yabancı yatırımlarla ilgili politikalarda düzenlemeler yapıldığını; ilgili yasa, yönetmelik ve makro düzenleme önlemlerinin bazı yabancı yatırımcıları olumsuz etkilediğini, ancak bu önlemlerin daha adil, açık ve standart bir pazar ortamı sağladığını söyledi. Sözcü, uzun vadede bu önlemlerin yabancı yatırımcıların rekabet gücünün yükselmesine ve bu işletmelerin sağlıklı gelişmesine yardımcı olacağını ifade etti.

Kaynak:cri.cn

Devamını oku

Türkiye, dünyanın yükselen devi Çin ile kazan-kazan stratejisi çerçevesinde işbirliğini artırıyor. Tarihî dostane ilişkiler son dönemde ekonomik alana da iyice yayılıyor. İlişkilerin gidişatını Çin’in Ankara Büyükelçisi Sun Guoxiang ile konuştuk.
Kazan-kazan (win-win) stratejisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile zihnimize yer etti. AK Parti hükümeti, yeni bir dış politika inisiyatifiyle ezber bozup Kıbrıs’tan Filistin’e, AB’den Irak’a, ABD’den İran’a bölgesel ve küresel sorunların çözümüne yeni bir ivme kazandırdı. Bu stratejiyle AB ve ABD’den önemli kazanımlar elde edildi. Ankara, uzun süredir diğer bir dünya deviyle de kazan-kazan tabanında buluşuyor. Güçlü tarihî bağları, dostane ilişkileri ‘kazan-kazan’ stratejisiyle askerî ve ekonomik alana da yayıyor. Aksiyon’u Çankaya’daki Doğu motifleriyle bezenmiş rezidansında kabul eden Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Sun Guoxiang, Pekin-Ankara yakınlaşmasından memnuniyetini dile getiriyor. Erdoğan’ın dış politikada başarıyla uyguladığını düşündüğü kazan-kazan stratejisine atıfta bulunarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni seyrini tarif ediyor.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara’ya geçen yıl atadığı ‘tam yetkili’ Büyükelçisi Sun Guoxiang (55) sakin ve güler yüzlü tavrıyla, sıcak ve farklı bir tablo çiziyor. Türkçe ‘hoş geldiniz’ diyerek bizi karşılayan büyükelçi, Türkçe öğrenmeye çalışıyor, Türkiye’den söz ederken de ‘ikinci vatanım’ diyor. Büyükelçi, uzun yıllar Çin’de yaşayan Gazeteci Osman Erol’un akıcı Çincesini takdir ediyor. Sohbetimiz de Çince, Türkçe ve yer yer İngilizce olarak devam ediyor.
Okumaya düşkün olduğu bilinen Guoxiang, Çin’in kariyerli elçilerinden biri. ABD’deki John Hopkins üniversitesinde uluslararası ilişkiler yüksek lisansı yapmış. Yaşına rağmen oldukça dinç ve dinamik. Bir yılda Kütahya’dan Sivas’a, Trabzon’dan Nevşehir’e kadar hemen her ili gezmiş. Türk yemeklerinin lezzetli olduğunu söylüyor: “Ben de seviyorum yemeklerinizi. Çok çeşitli, zengin bir mutfağınız var; çok lezzetli. Ama bizim için çok fazla zengin!(Göbekleri gösteriyor)” Guoxiang, Ankara’dan önce Sri Lanka ve Maldivler Büyükelçisi olarak görev yapmış. Ankara’ya çok kısa zamanda uyum sağlamış. Türk arkadaşları bile olmuş şimdiden.
ÇİNLİLER DOĞRUDAN YATIRIMA GELİYOR
Büyükelçi, Türkiye-Çin ilişkilerinin karşılıklı saygı ve anlayışa dayandığını, 2007′de ilişkilerin daha da derinleştiğini vurguluyor. Geçen sene iki ülke arasında sadece bakanlar düzeyinde siyasi ve ticari 70′den fazla ziyaret yapıldığının altını çiziyor. “Bereketli bir yıl oldu” diyor. Büyükelçi, artan temasların iki ülke ilişkilerini sağlamlaştırdığını vurguluyor. Ticari ilişkilerin 2007′de rekor düzeye çıktığından övgüyle bahsediyor: “Ticaret hacmimiz 10 milyar doları aştı. Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracat da 2007′de yüzde 35 oranında arttı. Bu rekor bir artıştı. Bununla birlikte Çin firmaları Türkiye’de direkt yatırıma da başladı. Bu yıl (2007) imzalanan Ankara-İstanbul arasındaki hızlı tren projesi bu duruma en güzel örnek. Çin tarafı bu proje için 720 milyon dolar kredi sağladı. Bu, iki ülkenin bugüne kadar yürüttüğü en büyük proje oldu.” Çin, son dönemde büyüyen ekonomisinin sağladığı 1,4 trilyon dolarlık döviz rezervinin bir kısmını diğer ülkelere doğrudan yatırım için kullanıyor. Büyükelçiye göre enerji ve ulaşım yatırımları öne çıkıyor.
Çin’in Türkiye üzerinde ticaret fazlası bulunduğunu, ikili ticaretin dengeye oturmadığını anlatan Büyükelçi Guoxiang, başka birçok ülkenin de aynı durumda olduğunu hatırlatıyor: “Ülkemin tüm dünyaya ticaret fazlası var. Bu durumun iki yönü var. Birincisi ucuz işçiliğimiz. Bir malı daha ucuza mâl ediyoruz. İkincisi de Çinli işadamları daha az kârla ticaret yapıyor. Bu da Çin’e ticaret fazlasını getiriyor. Az kâr, fazla ticaret stratejisidir bu.”
TEKSTİLDE DOSTANE REKABET VAR
Büyükelçi Guoxiang, iki ülke arasındaki ticaret dengesizliğini gidermek için önerilerde de bulunuyor: “Türkiye de Çin’e mallarını satabilir. Zaten biz Türk mallarını görmek istiyoruz pazarımızda. Türkiye ticaret müsteşarı ile görüştüm. Biz aynı kalitede ve aynı fiyattaki mallar karşısında Türk mallarını tercih ediyoruz. Piyasamıza girmeniz için sizin mallarınıza öncelik vermek istiyoruz. Türk ticaret müsteşarları Çin’e satılabilecek Tük mallarının istişaresini benimle yapabilirler.” Büyükelçi Guoxiang, Türkiye ile kazan-kazan tabanında her yönlü projeye sıcak baktıklarını hatırlatıyor. Elçi, Çinli firmaların 2008′de Türkiye’deki yatırım imkânlarını takip ettiğini, enerji ve ulaştırma sektöründe iş almak isteyen firmalar olduğunu söylüyor.
Tekstil konusunda iki ülkenin de önemli bir üretici konumda olduğunu ve üreticilerin rekabet içinde bulunduğunu kabul eden Büyükelçi Guoxiang, her iş alanında rekabet olabileceğini; ama dost ülkelerin bunu birbirini yıpratmadan yapabileceğini vurguluyor. Büyükelçi, tekstil sektöründeki rekabetin Türkiye ile Çin arasında farklı geliştiğini vurguluyor: “Dünyada yaşananın tersine, aramızda yıkıcı değil, tatlı, dostane bir rekabet var. Türkiye ile Çin arasında tatlı rekabet var. Zaten dost ülkeler arasındaki rekabet dostça olur. Kazan-kazan ilkesiyle ticaret yapmamız lazım. Bizim görüşümüz tekstil konusunda kotalar gibi sorunları istişarelerle giderebiliriz. Mesela ben Türk tekstilcilerle görüşüyorum bu konuları. İki tarafın da çıkarına çözümler bulabiliriz.”
Somut projeler konusunda detayları konuşmayı ilgililere bıraksa da Büyükelçi Guoxiang, savunma alanında ve askerî alanda da Çin ile Türkiye’nin önemli bir işbirliği bulunduğunu aktarıyor. Askerî heyetlerin uyum içinde çalıştığını belirtiyor Çinli Büyükelçi: “Ordularımız arasındaki ilişkiler oldukça iyi düzeyde. Askerî ticaretimiz ve savunma anlaşmalarımız mevcut. Çin’in savunma sistemlerinin kalitesi ve makul fiyatta olması Türkiye için önemli bir avantaj. Bu tür teknolojilerin gelişmiş de olması lazım. Birbirimize bu konuda güveniyoruz; çünkü ortak çıkarlarımız var.”
DİYALOG KAPISINI EĞİTİMCİLER ARALIYOR
Çin ile Türkiye eğitim ve kültür alanında da karşılıklı olarak faaliyetlerde bulunuyor. Eğitimciler ikili ilişkileri güçlendiriyor. Çin’de her yıl Türk kültürünü tanıtan programlar düzenleniyor. Bu etkinlikler çerçevesinde Türk mutfağı, Türk müziği, halk oyunları vb. alanlarda tanıtım yapılıyor. Çin’deki üniversitelerde Türkoloji bölümleri de bulunuyor. Burada okuyan çok sayıda Çinli öğrenci Türkiye üzerine çalışmalarda bulunuyor. Büyükelçi Guoxiang de bu faaliyetlerden övgüyle bahsediyor. Türkiye’de bulunduğu sürede Türk eğitim sistemini yakından incelediğini belirten Elçi, “Eğitim sisteminiz etkileyici. Birçok rektörünüzle görüştüm ve birçok kampüsü gezdim. Bu alandaki işbirliğinin daha da geliştirilmesi lazım. Bu istek doğrultusunda bir anlaşma yapıldı ve ODTÜ’de Konfüçyüs Enstitüsü kuruldu. Diğer üniversitelerden de bu yönde talepler geliyor. Çince öğrenmek için ülkemize gelen Türklerin sayısı her geçen gün artıyor. Her sene 100′den fazla öğrenci geliyor Çin’e. Burs verdiklerimiz de var. Bu faaliyetler diyalog kapısıdır. Bu kapıyı daha fazla açmak istiyoruz. Daha fazla Türk’ün Çin’e gelmesini istiyoruz. Biz deriz ki, gitmek gitmemekten daha iyidir.” Bununla birlikte Çin Uluslararası Radyosu’nun internet üzerinden de desteklenen Çin Dili ve Kültürünü tanıtmaya yönelik Türkçe yayınları ilgiyle izleniyor. Yazının devamını oku…

Kaynak: Aksiyon

Devamını oku


Bana gelen bir çok mail üzerine bu konuyu yazma ihtiyacı duydum. Okuyucularımın talebi şu..
-Çinde mal tedariki yapan birçok firma var hangisini önerirsiniz,
-Bütün hepsi Çinde ofisleri olduğunu ve Çinlilerle çalıştıklarını söylüyorlar biz hangisiyle çalışalım?
Tabiki bu tip sorulara şimdilik tarafsız duruyorum ama onlara her ürününüzü getirenlerden uzak durmalarını söylüyorum, çünkü Çin çok büyük bir coğrafya olduğunu bütün sektörlerde ucuz fiyatlara ulaşamıycaklarından bazı sektörlerde uzmanlaşmış firmalarla çalışmalarını tavsiye ediyorum.
Çinden mal tedarik edenlere bir önerimiz sadece bir veya birkaç sektörde uzmanlaşın… Bu hem sizden mal isteyen müşterilerinizin daha ucuza mal tedarik etmesine hemde sizin açınızdan faydalı olucaktır.
Yoksa sayıları hızla artan bu danışmanlık şirketleri zamanla yok olucaktır.
Artık ithalatçının değişik talepleride artmaktadır.
Bu sadece Çin de bulunan danışmanlık şirketlerine niteliğindedir hiç bir art niyet içermez!! Umarım ithalatçının istekleri göz önüne alınır..

Devamını oku


600 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle iş dünyasının iştahını kabartan Çin pazarı, Garanti Bankası’nın düzenlediği dış ticaret toplantılarında ayrıntılarıyla ele alındı. Türk işadamlarına Çin’de başarılı olmanın püf noktalarını anlatan Garanti Bankası Şanghay Baş Temsilcisi Noyan Rona, Çin’de başarının altın kurallarını şöyle özetledi:

• Kartvizitlerinde önce soyadları yazar. Adı zannedip, pot kırmayın
• Uzun vadeli işbirliği yapmak istediğinizi onlara hissettirin. Güven sağlayın!
• Yabancıları tanımaz, güven duymazlar. Sabırlı olun!
• Kendinizi iyi tanıtın ve Çinliler’i iyi anlayın!
• Rakamsal ve kategorik konuşun. Şirketinizi anlatırken cironuzdan, kapasitenize kadar sayısal örnekler verin!
• Sıkı pazarlık yapın.
• Malı almasanız bile, olumlu-olumsuz, bir yanıt verin. Cevapsız bırakmayın.
• Pazardaki yerli ve yabancı rakiplerinizi iyi tanıyın
• İlk yıllar için güçlü finansman yapısı şart.
• Ürünlerinizin Çin’e uygun tanıtımını yapın
• Fuarlara katılın ve aktif pazarlama yapın. Özellikle eylülde Çin’in doğu kıyısında Quangzhou ve Shangai’deki fuarları kaçırmayın.
• Mutlaka temsilcilik ofisi kurun. Tek bir sektörlerle ilgilenin. Çin’e çok temsilci yerine az sayıda insan yollayın.
• Ürünlerin Çin’e uygun olmasına dikkat edin
• Büyük şehirlerin dışında kalan 2. derecede doymuş pazarlara yönelin.
Potansiyel ürünler
İhracat ürünlerine girdi sağlayacak teknoloji yoğun ara mallar, fındık, zeytinyağı, antepfıstığı, kayısı, oto yedek parçaları ve yan sanayi, inşaat malzemeleri, mermer, kereste, işlenmiş deri ürünleri, turizm.

Devamını oku