
Çin’de çalışanların çoğu, öğlen 12.00-13.00 arasında yemek molası verirler, musaitse uyurlar. Ayrıca randavularınızı belirlerken Ay takvimine göre her sene değişen Çin yeni yılına da dikkat etmelisiniz.
Çin’e götüreceğiniz kartvizitlerinizi altın kaplamalı mürekkeple bastırın. Çünkü altın Çin’de prestij ve zenginlik sembolüdür. Şirketinizde karar verme yetkisine sahipseniz, kartınızda unvanınızı aık olarak belirtin. Firmanız eğer ülkenizin en büyük veya en eskilerindense veya prestijli başka bir özelliği varsa bunuda kartınıza ekleyin. Kartınızı iki elinizle tutun ve Çinli meslektaşlarınızın kartlarını sakın incelemeden cebinize koymayın.
Çinde toplantı odalarına hiyerarşik düzende girilmesi beklenir.Örneğin odaya girecek ilk yabancının, delegasyonun başkanı olması gereki. Aynı zamanda toplantıları grubumuzun kıdemli üyelerinin yönetmesi bekleneceğinden “astların” yapacağı herhangi bir müdahale Çinlileri şoke edebilir. Toplantı sonunda, salondan önce sizin ayrılmanız beklenir.
Sunumlarınızı siyah beyaz hazırlamanız önerilir. Çünkü bu ülkede renklerin, çoğu olumsuz olan birçok özel anlamı vardır. Bir de kırmızı kalem asla kullanmayın. Siyah ya da mavi kalem kullanın.
Ticari görüşmelerde, yazışmalarda yapılan herhangi bir teklifi kesinlikle cevapsız bırakmayın. Cevap vermemek güven kaybına neden olur ve daha sonraki tekliflerinizi dikkate almazlar.
Pazarlık, ticaretin değişmezlerindendir. Pazarlıksız yapılan alışverişin eksik olduğunu düşünürler.
Kaynak: Çin Kültür Merkezi, İş Adamının Çince El Kitabı.

Çin’de altı ve sekiz rakamlarının eşseslileri uğurlu manasına geldiğinden dolayı bu rakamlar da uğurlu rakamlardır
Çincede altı kelimesi “liu” olarak telaffuz edilir ve “Liu” kelimesi aynı zamanda anlam itibari ile herşey sizin için kolay ve rahat olacak manasına gelir. Sekiz ise özellikle Kanton bölgesince “Ba” olarak telaffuz edilir ve “çok kısa zamanda çok büyük ilerlemeler kaydedeceksin” manasına gelir. Zamanla sekiz rakamı bütün Çin tarafından şanslı olarak addedildi. Dokuz rakamı ise “Jiu” olarak telaffuz edilir ve özelikle evlilik ve arkadaşlıkta “uzun ömürlülük” manasına gelir. Bundan dolayı bu rakamların bol olduğu sayılar Çinlilr tarafından rağbet görmektedir. Mesela telefon numaranızı seçerken – eğer böyle bir imkanınız varsa -mümkün olduğu kadar altı , sekiz veya dokuz içermesine dikkat edilir. Aynı şekilde araba plakanız, evinizin numarası veya kaldığınız otel odası da bu şanslı rakamlardan seçilmeye gayret edilir.

İTO, CANTON FUARI’NDA TÜRK FİRMALARI İÇİN 450 METREKARE YER AYIRTTI
DÜNYA ekonomisinin buluştuğu 102’nci Çin İthalat ve İhracat Malları Fuarı 15-20 Ekim 2007 tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti’nin Canton Eyaleti’nde gerçekleştirilecek.
Çin’i tehdit olarak görmeyip Çin ile rekabet etmenin yollarını bulma politikası uygulayan İstanbul Ticaret Odası, 102’nci Çin İthalat ve İhracat Fuarı’na Türk firmalarının bireysel katılım organizasyonuna destek veriyor.
Fuarda enformasyon standı ile yer alacak olan İTO, Türk firmalarının bireysel katılımlarını sağlamak üzere 450 metrekarelik yer ayırttı.
Uzun süredir Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin artırılması konusunda çalışma yürüten İTO, bu yıl ilk defa uluslararası arenaya açılacak olan fuarın, Türk ihracatçısı için bir fırsat olacağına inanıyor.
Çin İthalat ve İhracat Malları Fuarı, Çin’in Canton Eyaleti’nde 1957 yılından beri düzenleniyor. Fuar Uzakdoğu’nun en büyük, dünyanın üçüncü büyük fuarı olma özelliğiyle tanınıyor.
TÜRKİYE ÇİN’E NE SATIYOR?
Türkiye halihazırda Çin’e ihraç ettiği ürünlerin başlıcaları: Tuz, kükürt, toprak ve taşlar, alçılar ve çimento, demir ve çelik, metal cevherleri, cüruf ve kül, anorganik kimyasal müstahsallar, organik, anorganik bileşikler, bakır ve bakırdan eşya, sentetik ve suni devamsız lifler, motorlu kara taşıtları, bunarın aksam ve parçaları, kazan makine ve cihazlar, aletler, parçaları, debageat ve boyacılıkta kullanılan hülasa boya, macun ve sakızlar, etler ve yenilen sakatat.
Fuarda yer almak isteyen katılımcılar, detaylı bilgiyi İTO Fuarlar ve Dış İlişkiler Şubesi’nin 0212 455 61 16 ve 455 61 03 No’lu telefonlarından, 0212 520 15 26 No’lu faksından ya da yalin.tufan@ito.org.tr / ozlem.eroglu@ito.org.tr adresli e-mailler yoluyla alabiliyor.
Katılımcılar ayrıca www.dtm.gov.tr sitesinden de yararlanabiliyorlar.
ÇİN TEHDİT DEĞİL, FIRSAT
Türk ihracatçısı, sürekli artan satın alma gücü, ucuz iş gücü ve altyapı maliyetleri ile yılda yüzde 7.8’lik büyüme rakamlarını yakalayan Çin’in dev pazarını yeterince değerlendiremiyor.
Çin’in orta sınıf olarak tanımlanabilecek olan 150 milyon tüketicisi bulunuyor. Varolan bu potansiyel Türk ihracatçıları için Çin ile rekabette büyük önem taşıyor.
Bu sektörler fuara katılabilecek
Türk firmalarının ürünlerini sergileme imkanı bulacakları alanlar şunlar: Elektrik ve elektronik ekipmanları, makine ve parçaları, otomotiv yedek parçaları, bilişim teknoloji ve elektronik ev aletleri, ev için tamir ve hırdavat ürünleri, inşaat malzemeleri, mutfak ürünleri, sıhhi tesisat ürünleri, tüketici ürünleri, mücevher ve değerli taşlar, gıda maddeleri ve tarımsal ürünler ve hammaddeleri.
Çin’in başlıca ithal ürünleri
Muhtelif gıda, elektrikli makineler ve motorlu taşıtlar, ham petrol, yağlama maddeleri, bitkisel ve hayvansal yağlar, doğal kauçuk, kereste, kağıt hamuru, pamuk, demir cevheri, gübre, plastik ürünler, çelik mamulleri, elektronik devreler ve kimyasallar.
Çin hakkında
• Ticaret hacmi 1.4 trilyon dolar.
• Ülkenin dış ticaret fazlası 120 milyar dolar.
• Orta sınıf olarak değerlendirilen tüketici sayısı 150 milyon kişi.
• Çin’in ihracatının yarıdan fazlasını yabancı şirketler gerçekleştiriyor.
Türkiye ile Çin
arasındaki ticari anlaşmalar
* Ticaret protokolü (1981)
* Ticaret anlaşması (1974)
* Ekonomik ve teknik alanlarda işbirliği (1981)
* Yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması (1990)
* Gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleyici anlaşma (1995)
* Turizm anlaşması (1991)
* Enerji işbirliği protokolü (2000)
* Gümrük alanında işbirliği ve karşılıklı idari yardım anlaşması (2002)
Devamını oku
İstanbul Üniversitesi Muhasebe 2. sınıf öğrencisiyim ama ithalat-ihracata olan merakım kısa zamanda kendimi Çince ve İngilizce bilmenin etkisiylede dış ticaretin içinde buldum. İthalat-İhracat danışmanlığı, pazar araştırması, iş yazışmaları verdiğim hizmetlerden bazıları
En sevdiğim sözlerden biridir “Eğer bir iş yapıyorsan uluslararası yap” ürününü hizmetini bütün dünyaya pazarla. Dış ticaret hacmimizin git gide büyümesi bizi yeni pazarlar, yeni ürünler aramaya itmiştir. Blogumda paylaştığım LOME Pişirme Spreyi de Türkiye’de bir ilk. Bu ürünü Türkiye’ye gelmesine vesile olan Murat abiye başarılarının devamını diliyorum. Her doğan güneşin altında bir sürü fırsat var, ama bu fırsatları görüp peşinden koşacak kaç kişi var? Benim sunduğum ürünler arasında
Avustralya’dan; Canlı hayvan, Et, Yer fıstığı yağı ve Avustralyada pazar araştırması.
Amerikadan; Genelde gıda üzerine çalıştığımız bir pazar, Tekstil üzerine çalışıyoruz.
Çin; Bu pazarda bildiğiniz herşeyi unutun bu pazarda ürünü ilk üreticiden almanız çok zor, bu pazarda ya çinlilerle olucaksınız yada pahalıya alıcaksınız. Ucuza almanız konusunda CHEN SHU sizin için bütün araştırmaları SHANGHAI’dan bizzat yürütücektir.
Nice fırsatları görmek ve takip etmek dileğiyle sağlıcaklı;
İşte burada konuştuğumuz Çinliler Türk ithalatçılarının ucuz mal talep ettiklerini söylüyorlar. Çin kalite sorununu aşmışken halen daha Çinden ucuz mal getirmenin nedenini de ayrıca ucuz mal getirenlere sormak lazım. Bir zamanlar Laleli esnafının yaptığını şimdi Çinden ithalat yapan şirketler yapıyor. Ekmeğine ihanet etmek böyle bişey olsa gerek.
Çinden alıp burada %300 karla satmak ticaret etiğinle bağdaşmadığı gibi Rusların Laleli esnafına yaptığı çekip gittiği gibi Türk halkının da bir gün Çinden dandik malları getiren firmalara yapmaması kaçınılmazdır. Geçmişten ders almayan sadece önüne gelen fırsatları değerlendiren bu zaman zarfında fahiş karlar yapan grup elbet tüketicinin tokadını yemeğe mahkumdur. Yavaş yavaş bunu fark etseler de işler kötü diye ağlayan bu kesimi hıçkırarak ağlayacağı dönem yakındır.
İşte bile bile lades buna deniyor duvara sert şekilde çarpacaklarını bilerek bildiğini okumaya devam eden bu firmalara artık devletin incelemesi mercek altına alması gerekiyor. Türk Standartlarına uymayan ürünler gümrükten ülkeye hangi yollarla sokuluyor. Devletimizin denetiminde her zaman eksik olduğu gibi bu yönde de büyük bir zaafı bulunuyor. Bunu aşabileceğimiz yollardan bir tanesi ticaret ahlakı, dürüstlük, devlet ve vatan sevgisinin okullarda geyik ders gibi değil üzerine düşerek okutulması gereken sadece o derste değil bütün öğretmenlerimizin üzerinde durması gereken bir durumdur.
Umarım yakında yetkililer bunun hakkında bir dizi önlem alırlar.











