
Yushui sezonu, 24 sezonun ikincisi olarak, genellikle Şubat ayının 18′inde veya 19′unda başlar. 2008 yılındaki Yushui sezonu, 19 Şubat’ta başladı.
Eski Çin meteoroloji kayıtlarında, Yushui’yle ilgili olarak yapılan tanımlama şöyle: “Doğu rüzgarı esince don gider, buz ve kar eriyip yağmur suyuna dönüşür.” 24 sezonun ilk belirlendiği Sarı Nehir havasında, Yushui sezonuna girilmesiyle, havadaki nem oranı artmaya başlar, yağmur da yoğunlaşır, hava ısınmaya başlar. Yushui sezonunun başlaması, lapa lapa kar yağdığı ve zemheri soğuğu olan günlerin yavaş yavaş geride kaldığı, artık nemli havanın, ılık güneş ışıklarının ve yağışlı günlerin geldiği anlamını taşır. Bu sezonda insanlar, havanın ısındığını çok belirgin şekilde hisseder ve çiçeklerin açtığını görür.
Çin’de bir atasözü vardır: Bahardaki yağmur suyu, yağdan daha değerlidir.” Tarımla uğraşan köylüler için, ilkbaharın başlangıcında, uygun miktarda yağmur suyu çok değerlidir. Tarihi kayıtlara göre, Yushui sezonunda Çin’in çoğu bölgesinde yağmur yağarmış. Bu zamandaki yağmur yağışının daha sonraki ekim etkinlikleri için büyük önem taşıdığı inanılıyor. Halk arasında Yushui’yle ilgili çok sayıda atasözü vardır, bu atasözleri köylülerin Yushui sezonunu çok sevdiğini kanıtlıyor. Örneğin, “Yushui’de yağmur iyi yağarsa tahıllar iyi büyür, mahsul bol olur!” Bu atasözü, Yushui’de yağmur yağarsa tahılların çok iyi büyüyeceği ve köylülerin bol mahsul elde edeceği anlamına gelir. “Lichun sezonuyla hava ısınır, Yushui’de tarlaya gübre gönderilir.” Yani Yushui sezonunda hava ısınır, tahılların ekimi için de kritik bir döneme girilir. Kuru ve soğuk kış mevsiminden sonra tarım ürünleri bu sezonda daha çok suya ihtiyaç duyar. Bunun için zamanında tarlaları gübrelemek ve sulamak gerekir. Ayrıca Çinliler, Yushui sezonunda yağmur yağışı olursa tüm yılda dengeli yağış olacağını savunur.
Ancak Çin’in yüzölçümü çok geniş olduğu için, güney ve kuzey bölgeleri arasındaki iklim farkı büyüktür. Çin’in güneyinde yer alan ve deniz kıyısı bölgesi olan Guangdong, Hainan ve Guangxi gibi eyalet ve bölgelerde, Yushui sezonunda hava soğuk olmayabilir ve sıkça yağmur yağışı görülebilir; ancak ülkenin en kuzeyindeki İç Moğolistan Özerk Bölgesi ve Heilongjiang eyaleti gibi bölgelerde Yushui sezonundan sonraki günlerde bile bazen kar yağabilir.
Ayrıca Yushui sezonunda havanın ısınması sözkonusuyken, aynı zamanda soğuk dalgaları bazan geri de döner. Bir sıcak olur, bir soğuk… Bu türden bir hava durumu, yeşermeye başlayan tarım ürünlerine, ağaçlara ve meyvelerin yetişmesi ile insanların sağlığına büyük zarar verir. Bu bakımdan insanların, tarım ürünlerini ve serada yetişen meyveleri dondan korumaya çalışırken, aynı zamanda kendi sağlıklarına da özen göstermesi ve nezle gibi salgın hastalıklara yakalanmaktan kaçınması tavsiye edilir.
Genel olarak, Yushui sezonuna girildikten sonra, hava bütün ülkede ısınır, yağmur yağışında artış başlar. Yushui sezonundan sonra, hava sıcaklığı Çin’in çoğu bölgesinde sıfırın üstüne çıkar; Çin’in güneyindeki hava sıcaklığı ise sıfırın üstünde 10 dereceye kadar yükselir; ama, kuzeydeki bölgelerde hava sıcaklığı hâlâ sıfırın altında kalır. Yushui sezonundaki iklim durumlarını özetleyen atasözleri ve kayıtlar, Çin’in uzun tarihinde halkın yaratıcılığını yansıtan zeka ürünleridir. Belli derecede bilimsel dayanağı olan bu zeka ürünleri, köylülerin yaşamları ve üretim için rehber işlevi de gördü.
Yushui sezonunda havanın ısınmaya başlamasına rağmen, günler ancak ilkbaharda kuru ve rüzgarlı olur; cildin, ağzın ve dilin kuruması durumu görülür. Bunun için taze sebzeler ve çok sulu meyvelerin yenmesi, buna karşılık yağlı yemeklerin az alınması tavsiye edilir. Ekşi yemekler yerine tatlılar bol bol tüketilmeli. Çiğ ve soğuk yemekler ise fazla yenmemeli. Soğan ve sarımsağın çiğ yenmesi tavsiye edilmez. İnsanlar, geç yatmamalı ve mevsimin getirdiği hava değişikliğine alışmaya çalışmalı.
Kaynak: cri.cn
Türk Çin iktisadi eşleştirme merkezi diye bir kurum var, bu kurum Türkiye’de Çin’in en büyük üç dergisini ingilizce versiyonlarını satışa sunmuş. Çin iktisadi eşleştirme merkezi aynı zamanda, Çin’deki Sincan ticaret fuarı, Xiamen ticaret fuarı gibi önemli fuarlarında Türkiye temsilciliğini yürütüyor.
Kendilerini bu hizmetlerinden ötürü tebrik ediyorum yalnız sitelerinde Çin ile ilgili makalelere erişemiyorsunuz sebebi ise üye olmanız gerekiyormuş. Öğrenciler ise siteye üye olamıyor, Çin’i araştıran bir öğrenci olarak bu konuda kendilerini eleştiriyorum.
Kendilerine çalışma hayatında başarılar diliyor, öğrencileri de unutmamalarını tavsiye ediyorum.
Devamını oku
1. Sağlam kontratlar yapılmalı: Hukuksal danışmanlık alınmalı açık ve güvenilir kontratlar yapılmalı, Çinli ortağın hukuksal konularla ilgili tavsiyeleriyle hareket edilmemeli.
2. Projelerin gerçekleştirilebilirliği, profesyonel destek almak suretiyle iyi araştırılmalı: Bir iş projesinin kârlılığının tespitinde sunulan teşviklerin cazipliği veya verilen sözlerle değil, rasyonel kârlılık hesabı ile hareket edilmeli, çok hızlı büyüyen bir ekonomide geleceği kestirmenin zorlukları göz önünde bulundurularak, uzun dönemde kâra geçmesi beklenen işlerden kaçınılmalı. Pazara girmek konusunda gösterilmesi gereken sabır, sarfedilmesi gereken çaba ile faaliyete geçtikten sonraki kârlılık beklentisine ilişkin süreler birbirine karıştırılmamalı.
3. Ortaklık kurulacaksa karşı taraf iyi tanınmalı: İhtilafa düşülmesi halinde Çin mahkemelerinde hak kaybına uğramamak için “kazan-kazan” formülü ile tasarlanacak anlaşmaların kurulabileceği ortaklık seçimine dikkat edilmeli.
4. Mevzuat iyi bilinmeli: Yerel otoritelerin, kendi bölgelerinde merkezi hükümetin kurallarının uygulanmayacağına ilişkin sözlerine çok itibar edilmemeli ve merkezi uygulamalarla ilgili olarak da mutlaka hukuksal danışmanlık alınmalı, uygulanmayacağı sözü verilen merkezi kuralların, problemle karşılaşıldığında aniden uygulanabilir hale gelebileceği unutulmamalı.
5. Problemlerle karşılaşmadan önce doğması muhtemel sorunlar araştırılmalı: Herşeyin kötü gitmesi halinde, tolere edilebilecek kayıplar hakkında planlama yapılmalı. Çin’de kişisel ilişkilerin çok önemli olduğu, ortakların bazen imaj bozucu etki yaratmamak, kişisel ilişkileri ve çıkarları yıpratmamak adına potansiyel problemler hakkında çok gerçekçi davranmadıkları, aynı zamanda Çinli ortakların, hükümetin, partinin ve meslek kuruluşlarının baskısı altında olabileceği hatırlanmalı.
6. Gerçekçi risk analizi yapılmalı: Risk analizi yaparken diğer ülkelerin koşulları ile düşünülmemeli, proje çok riskli görünüyorsa girmekten kaçınılmalı.
7. Ödeme koşullarına dikkat edilmeli: Çin’e yapılan bir satışta, satış bedelinin küçük bir kısmına tekabül eden miktarda akreditif açılmasının, kalan kısmın ise teslimattan sonra belirli bir zaman dilimi içinde yapılmasının ihracatçı tarafından kabul edilmesi, “Çin’de iş yapmanın bilinmediği” anlamına geleceğinden ve aldatılmaya müsait olunduğunu düşündüreceğinden, teslimat sonrasına bırakılacak bu tür riskli alacaklarla satış yapılmamalı, Çinli firmaların satışlarında, teslimat sonrasına büyük oranlı riskli alacak bırakmak gibi bir uygulamalarının bulunmadığına dikkat edilmeli.
8. Taklitçiliğe dikkat edilmeli: Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması için Berne Konvansiyonu kapsamında tescil ve patent işlemleri yapılmış olsa dahi Çin’de de tescil ve patent işlemlerini yaptırmanın gerekliliği unutulmamalı.
9. Dış ticaretin kontrat ve akreditifle yapılmasına özen gösterilmeli: Özellikle Çin’den yapılacak ithalatta malların nitelik ve niceliği mutlaka gümrükte malı ithal etmeden tespit ettirilmeli, gümrükten malı çektikten sonra malın efsafına uygun olmamasından ya da miktarının eksik olmasından doğacak şikayetlerin kolaylıkla çözülemeyeceği bilinmeli, muhtemel uyuşmazlıkların ne şekilde halledileceği kontratla belirlenmeli, tahkim veya mahkeme yoluyla uyuşmazlık çözümüne gidilmesi halinde hangi ülkede uyuşmazlıkların çözüleceği açıkça belirlenmeli.
10. Önceden tedbir alınmalı: Yukarıdaki maddede belirtilenler yapılmaksızın gerçekleştirilen bir dış ticaret işleminden doğan zararın telafisinin çok daha fazla emek, zaman ve harcama gerektireceği hatırda tutulmalı.
11. Standartlara dikkat edilmeli: Özellikle ithalatında zorunlu standart bulunan ürünlerin nakliyesi yapılmadan önce Çin’de uygunluk denetimi yaptırılmalı ve zaman kazanmak amacıyla Türkiye’de yaptırılması planlanan denetimlerde çıkacak problemin çözümünün daha maliyetli olacağı unutulmamalı.
Kaynak: musavirlikler.gov.tr
3 yumurta
küçük bir kase kıyılmış taze soğan
1 çay kaşığı tuz
5 çay kaşığı sıvı yağ
yapılışı:
(1) yumurtaları bir kasede iyice çırpın ve soğanları ve tuzu ekleyin.
(2) yağı iyice kızdırın ve yumurtayı ekleyin. yumurtayı tavaya yayın ki hepsi pişsin. iki tarafını da kahverengileşinceye kadar pişirin ve servise hazır edin.
Kaynak :Çin Kültür Merkezi

Bir zamanlar Qing hanedanlığında yaygın olan, ama şimdi oldukça az tutulan, bu eşsiz parçalar eski Çinde iki amaç için kullanılırdı. Fotoğraftaki gibi konkav “yastık” şeklindeki bu eşsiz parçalar birçok renk, şekil ve büyüklüklerde olurdu.
Ev hanimları bu nadide kutuları ailenin senet ve resmi evrakları gibi önemli dökümanlarını saklamak için kullanırlardı. Tipik Çin evleri, davetsiz misafirlerden korunmak için, kapılarn kilitlenmediği ve korunmadığından dolayı, ev kadınları bu kutuları geceleri hanehalkının değerli eşyalarını hırsızlardan korumak için yastık gibi kullanırlardı. Orta sınıf aileler tarafından kullanılan kutular genelde ahşap ve biraz düz, bazen elişi kağıdıyla, ipek kumaşla kaplı veya direk ahşap üzerine şekiller ile boyanmış olurdu.
Dökuman kutularından sonra, en güzel ve aranılan olan kutular yolculuk sırasında varlıklı tüccarlar tarafından kullanılırdı. Bu kutular narin altın yapraklarla kaplanır, cilalanırdı. Ekstra rahatlık ve lüks için direk cilalanmış veya gerginleştirilerek dolgunlaştırılmış deri kasaların üzerleri boyanırdı.
Yeni kuşaklara kalması için bu kutular günlük kullanıma göre dayanıklı yapılmışlardır. İyi durumda ve antika vasfıyla belgelendirmiş bu dökuman kutuları kolleksiyoncular için binlerce dolar eder. Dökuman kutuları aynı zamanda Japonya, Kore ve diğer Asya ülkelerinde de kullanılmışlardır.
Kaynak :Çin Kültür Merkezi











