Geleneksel Çin tıbbının temel kuramı, insanın “yaşamının” hareketi ve hastalık durumundaki değişikliklerle ilgili teorileri kapsar. Aralarında “Yin” (negatif) ve “Yang” (pozitif), “Wu Xing” ve “Jingluo” gibi kuramlar ile hastalıklara yol açan nedenler, tedavi yöntemleri ve ilkeleri ile bağışıklık ve beslenme gibi konular yer alır.

“Yin” ve “Yang” kuramı eski Çin felsefesine dayanır. Geleneksel Çin tıbbı “Yin” ve “Yang” ile ilgili zıtlaşma ve birleşme düşüncesine göre insan vücudunun üstü ve altı, sağı ve solu, içi ve dışı arasındaki ve de insanın yaşamının doğa ve toplum gibi dış halkalar ile karmaşık ilişkilerini açıkladı. “Yin” ve “Yang” arasındaki zıtlaşma ve birleşmenin denge durumunda bulunması insanın normal yaşamını sağlayan temeldir. “Yin” ve “Yang” arasındaki dengenin bozulması durumunda hastalık ortaya çıkacaktır.

“Wuxing” kuramı, ağaç, ateş, toprak, altın ve su gibi beş elementle, nesnel dünyadaki değişik varlıkların özellikleri ile varlıklar arasındaki karşılıklı bağlantıları ve değişiklikleri açıkladı. Geleneksel Çin tıbbı ise, Wuxing kuramına göre insanın çeşitli organları arasındaki bağlantıları ve iç organları arasındaki dengenin bozulmasının hastalıklara yol açtığını açıklarken, iç organlarımızla ilgili hasladıkların tedavisine yardımcı olur.

Jinglou (esas ve yan kanallar), insan vücudunda, nefes ve kan taşıyan kanallar olarak, içten dışa, yukarından aşağıya, insanın çeşitli kısımlarını birbirine bağlamakta rol oynuyor. Hastalık nedeniyle, esas ve yan kanallar sisteminde değişiklikler meydana gelir, buna parelel hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtilerden, hastalık nedenleri anlaşılır.

Şimdi geleneksel Çin tıbbında doğru bir tedavi için kullanılan “dört muayene yönteminden” bahsedeceğiz. Muayene safhasında, gözlemek, dinlemek ve koklamakla, sorgulamak ve nabza bakmaktan oluşan bu dört muayene yönteminin birlikte kullanılması durumunda, hastalığa doğru teşhis konulabilecektir.

Gözlemekle muayene

Gözlemekle muayenenin aşamaları arasında, ruha, renge, görünüşe, başa, boyna, yüzdeki organlara, tene, esas ve yan kanallar ile dışkılara bakmak bulunuyor. Bunlar arasında ruha, yüz rengine ve dile bakmak çok önemlidir. Çünkü yüz ve dilin çeşitli görünüşleri, büyük ölçüde iç organların işlevsel değişikliklerini ifade eder.

Dinlemek ve koklamakla muayene

Dinlemek ve koklamakla muayene, doktorun kendini dinleme ve koklama organlarıyla hastanın vücüdu içinden gelen seslere ve dışkısına göre yaptığı muayenedir. Doktor sesi dinlemek yoluyla yalnız sesin çıktığı organı muayene etmekle kalmayıp, sesin değişikliğine göre diğer organlardaki hastalıkları da teşhiş edebilir. Dinleme ve koklama muayenesinde dinlenmesi gereken sesler, konuşma, nefes, öksürük, hıçkırık gibi seslerdir.

Koklama muayenesi, hastalığa yakalanan organlardan ve hastanın oturduğu odadan çıkan iki kötü kokunun koklanmasını kapsıyor. Hastalığa yakalanan organların kötü kokusu, genellikle zehirli faktörün insanın iç organlarında bulunmasından kaynaklanan anormal kokudur.

Sorgulamakla muayene

Sorgulamakla muayene soyadı, yaş, meslek, evlilik, ırk, adres, muayene tarihi, şikâyet, şu anki hastalığın geçmişi, şu anki hastalığın gelişmesi, geçmişteki diğer hastalıklar, ferdin ve ailenin geçmişi ile ilgileri kapsar. O anki hastalığa ilişkin sorulması gereken bilgiler arasında da soğukluk ve sıcaklık hissi, uyku ve duygusal durum ile idrar ve dışkı bulunuyor.

Nabza bakma ve elle muayene

Nabza bakmak, doktorun, hastanın nabızını tutmak yoluyla, hastanın vücudunda meydana gelen değişikleri anlamasıdır. Elle muayene, doktorun elle, hastanın vücudunun çeşitli yerlerine vurma, bastırma ve sıvazlama gibi yollarla muayene etmesidir.

Geleneksel Çin tıbbıyla ilgili araştırmalar, eğitim ve pratikler günümüzde de devam ediyor. Geleneksel Çin tıbbının dünyadaki etkisi de artıyor. Bir çok Asya ülkesi ve Avustralya, geleneksel Çin tıbbını yasal kabul ederken, ABD Ulusal Sağlık Merkezi (NCCAM), Çin tıbbını kapsamlı bir tıp bilimi olarak kabul etti.
Kaynak:cri.cn

Devamını oku


Kağıt, matbaa, barut ve pusula, Çin’in insanlık tarihindeki dört büyük icadı. Bu dört büyük icat, Çin medeniyetinin tarihinde parlak bir sayfa bıraktığı gibi insanlık medeniyetinin ilerlemesine de büyük katkıda bulunmuştur.

İlk önce kağıdın keşfinden bahsedelim. Kağıdın keşfinden önce, eski Çin’de yazı yazmak için birçok malzeme kullanılmıştı. 4-5 bin yıl önce, kayalar ve çömlekler üzerine işaretler kazılıyordu; 3-4 bin yıl önce de kaplumbağa kabuğu ve hayvan kemikleri üzerine yazılar oyulmuştu.

M.Ö. 700-200 yılları arasındaki İlkbahar-Sonbahar ve Savaşan Devletler döneminde bambu ve tahta üzerine yazı yazmak çok yaygındı. Birçok deneme ve uzun süreli arayışlardan sonra, M.Ö. 200-M.S. 25 yılları arasındaki Batı Han hanedanı döneminde, kenevir halatları, eski kumaşlar, balık ağları gibi eskimiş malzemelerle bitkisel lifli kağıt yapımı teknolojisi keşfedildi. Yazı yazmaya elverişli ideal malzeme, yani kağıt böyle doğdu. Kağıdın ortaya çıkması, yazı yazmak için kullanılan malzemelerde devrim olarak kabul ediliyor.

Cai Lun bu devrime yaptığı büyük katkı ile tarihte ün saldı. M.S. 25 ile 210 yılları arasındaki Doğu Han Hanedanı döneminde dünyaya gelen Cai Lun, Batı Han Hanedanı’ndan beri kağıt yapımı alanındaki tecrübelerin bilançosunu çıkararak cesaretle deneme ve yenilemelere girişti. Malzeme olarak eski kumaşlar ve eski balık ağlarının yanısıra ağaç kabuklarının kullanılması, yepyeni bir kağıt hammaddesi bulunmasına yol açtı. Böylece hem hammadde kaynakları arttı, hem de kağıt maliyeti düştü. Ağaç kabuklarının ham madde olarak kullanılması, çağdaş tahta hamuru kağıdın doğuşuydu. Kağıt yapımının gelişmesi için uzun yıllar gerekiyordu.

M.Ö. 4. yüzyıldaki Savaşan Devletler döneminde, mühürler çok yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştı. M.S. 4. yüzyılda, anıt taşları üzerine yazı yazma teknolojisi de keşfedildi. Çin’in Tang ve Song hanedanları döneminde, sosyal yaşam, ekonomi ve kültür çok gelişti. Kitaplara duyulan ihtiyaç da çok arttı. İnsanlar için kitap basmanın kolay ve verimli yöntemini bulmak acil bir ihtiyaç haline geldi. Bu toplumsal ihtiyaç Song hanedanı döneminde Bi Sheng adlı bir kişinin 1041 ile 1048 yılları arasında harfli matbaa teknolojisini bularak dünyada dizilebilen ilk harfleri yaratmasına yol açtı.

Çin’in ilk matbaa teknolojisi 14. yüzyılda Kore ve Japonya’ya, daha sonra Mısır ve Avrupa’ya yayıldı. Matbaa teknolojisi sayesinde, bilginin yayılma hızı ve ölçüsünde elle kitap yazma dönemine göre büyük atılım gerçekleşti ve bu insanlığın en büyük icadı olarak adlandırıldı.

Barut, ölümsüzlük hapı üretmeye çalışan Taoistler tarafından keşfedildi. Taoistler ölümsüzlük hapı için çalışırlarken nitröz asid tuzu, kükürt ve odun kömürünün ısındığı zaman kolayca patladığını fark ettiler. Nitröz ve kükürt Çin’in geleneksel ilaçlarından olduğundan insanlar, bu maddelerin karışımına yanabilen ilaç anlamına gelen “barut” adını verdiler.

M.S. 7. yüzyılda, Tang hanedanı döneminin uzmanı Sun Simiao, barutun ilk formülünü hazırladı. Ancak o zaman barutun pratik değeri yoktu ve üretimde kullanılmıyordu.

10. yüzyılda Song Hanedanı döneminde ise barutun silah olarak kullanılmaya başlanmasıyla büyük gücü ortaya çıkarak silahların gelişme tarihinde bir kilometretaşı haline geldi. Barutlu silahların ortaya çıkması da, barutun incelenmesi ve büyük ölçüde üretilmesini ilerlettti.

Barutu 13. yüzyıla kadar tüccarlar tarafında Hindistan üzerinden Arap ülkelerine yayıldı. Avrupa 13. yüzyılın sonlarında Arapça kitaplardan baturun kullanımını öğrendi. Barut savaşlarla daha batıya ulaştı.

Son olarak da pusulanın icadından bahsedeyim.

Pusula, Çin’in Savaşan Devletler döneminde bulundu ve “Zhi Nan” yani güneyi gösteren alet olarak adlandırıldı. Kuzey Sun Hanedanının ilk yıllarında “Zhi Nan” pusula haline getirildi.

Pusulanın icat edilmesi denizcilik tekniğini daha da geliştirdi. Çinli denizciler ilk defa 1100 yılında pusulayı denizcilikte kullanmaya başladılar. Pusulanın denizcilikte kullanılması uzun mesafeli deniz yolculuklarını geliştirdi.
KAynak:cri.cn

Devamını oku


“Porselen”in İngilizce karşılığı “China”, aynı zamanda “Çin” anlamına da geliyor. Belki de merak ediyorsunuz, niye aynı kelime kullanılıyor? Şimdi beni dinleyin.

Çin çok uzun yıllar önce “porselen ülkesi” olarak adlandırılıyordu. Arkeolojik bilgilere göre, porselenin ilk malzemesi ilkel mavi porselendi. Bu porselen türü, hem porselen, hem de seramik eşya niteliklerini taşıyordu.

Çin’de gerçek porselen Doğu Han hanedanı döneminde ( M.S 23?220 yılları) keşfedildi. Porselen eşyalar ilk olarak Çin’in güneyindeki Zhejiang eyaletinde kullanıldı. Ondan sonra porselen üretim tekniği Çin’in güneyinden kuzeyine yayıldı ve büyük ölçüde gelişme sağladığı gibi beyaz porselen de ortaya çıktı. Beyaz porselen, mavi porselenden kaynaklandı. İkisinin farklılığı, kullanılan toprak ve renk malzemesinin içindeki demir oranının değişmesinden kaynaklanır. Porselen toprağında demir oranı az olursa beyaz renk, demir oranı çok olursa açık ya da koyu gri renkler elde edilir. Renkli porselenlerin çoğunluğu beyazı, zemin rengi olarak kullanarak değişik renklerin kullanılmasından oluşturulur. Dolayısıyla porselenin gelişme tarihinde beyazın derin bir etkisi söz konusudur.

10. ve 13. yüzyıllar arasındaki Tang ve Song hanedanları döneminde Çin’in porselen üretim teknikleri devamlı olarak gelişti. Tang hanedanı döneminde üç renkli porselen sanatında büyük hamleler kaydedildi. Bu sanat eserleri esas olarak seramik malzeme üstüne renk verilmesiyle oluşturuldu. Üç renkli porselen, Çin’in geleneksel resim ve heykel gibi sanat özelliklerinin bir araya getirilmesi, yapıştırma ve çizgileme gibi tekniklerin ve aynı anda kırmızı, yeşil ve beyaz renklerin kullanılmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Ming (1368-1644) ve Qing (1644-1911) hanedanları döneminde Çin’in porselen üretimi canlılığa kavuştuğu gibi üretim miktarı ve kalitesi de en yüksek noktaya çıktı. Bu dönemde Çin’in güneyinde üretim faaliyeti gösteren Jingdezhen kasabası, “porselen başkenti” olarak kabul edildi. Bugün Çin’in en kaliteli porselenlerinin üretimi halen burada sürüyor.

Çin’den yurtdışına porselen gönderilmesi 8. yüzyılda başladı. Bundan önce dünyaca ünlü İpek Yolu, Çin ve yabancı ülkeler arasında ticaret ve kültür bağlantıları kurmuştu. İpek ihracı sürmekle birlikte, bunun yanında porselen de çok önemli bir yer tutmaya başladı.

Topkapı Sarayı’nın koleksiyonları arasında bulunan binlerce Çin porselen eşyası işte İpek Yolu’yla Türkiye’ye ulaştırıldı. Uzmanlara göre, bu porselen eşyalarından 100′e yakını, Yuan (1206-1368) ve Ming (1368-1644) hanedanlarına aittir. Çinli porselen uzmanları, Nisan 2001′de Topkapı’yı ziyaret ederek, Çin porselenlerini inceledi; iki yıl sonra, Aralık 2003′te Topkapı’daki Çin Mücevherleri—Çinli Uzmanların Türkiye’deki Yuan Porselenlerine Yaptıkları Araştırmalar adlı kitap yayımlanarak, Topkapı’daki, Yuan hanedanına ait porselenler tanıtıldı…

Çin ilk olarak porseleni Asya ülkelerine ihraç etti. 17. yüzyılda Avrupa saraylarında Çin porseleni saklama alışkanlığı vardı. O zamanlarda Avrupa’da moda olan ve canlılığı, hoş ve doğal nitelikleri yansıtan Rococo sanat tarzı, Çin sanat tarzından çok etkilendi. Dolayısıyla Çin sanat tarzını temsil eden porselen de hızla Avrupa kıtasına yayıldı. Kesin olmayan verilere göre, 17. yüzyıl boyunca Çin’den her yıl yaklaşık 200 bin porselen eşya satıldı. 18. yüzyılın en fazla porselen satılan döneminde bu sayı 1 milyona çıktı.

Çin porseleninin bütün dünyada satışı gerçekleştirilirken “China” sözcüğü de İngiltere ve Avrupa kıtasında hızla yayıldı ve porselenle eş anlamda kullanılmaya başlandı.
Kaynak:cri.cn

Devamını oku


8 Kasım günü Çinliler Lidong sezonunu, başka bir deyişle güneş sezonunu geçirdi. Çinlilerin geleneksel ay takviminin 24 sezonundan biri olan Lidong sezonu, genellikle Kasım ayının 7′si veya 8′indedir. Eski Çinliler, Lidong sezonunu, kış mevsiminin başlangıcı olarak kabul ederdi. 24 sezonu kısaca tanıtayım.
24 sezon, ay takviminin önemli bir parçasıdır. Eski Çinliler, güneşin konumunun bir yıl içindeki değişiklikleri ve yol açtığı iklim değişimine göre, yılın 365 gününü 24 bölüme ayırdı. 4 mevsim ve hava durumunu yansıtan bu 24 bölüme 24 sezon ismi verildi. Lidong, bu 24 sezondan biridir.

Aslında Çin’in çok geniş olduğu için, kış yaşanmayan güney sahil bölgeleri ve yaz yaşanmayan Qinghai-Tibet yaylasının dışındaki bölgelerde kış mevsimi hep Lidong gününde başlamıyor. Yılı dört mevsime ayıran iklim bilimine göre, yılın ikinci yarısında beş gün boyunca hava sıcaklığı 10 derecenin altında kalırsa, kış başlamış olur. “Kış, Lidong gününde başlar” ifadesi, genellikle Çin’in kuzeyindeki Sarı Nehir ve ortasındaki Huaihe nehirleri arasındaki bölgelere uygundur. Çin’in en kuzeyindeki Mohe nehrinden Daxin’anlin’in kuzeyine kadar olan bölgeler, Eylül ayının başlarında kış mevsimine girer, başkent Beijing’de Ekim ayının son günlerinde de kış manzaraları görülür. Ancak Yantze Nehri havzası ise kışa daha sonra girer.

Lidong’un anlamını sadece kışın başlangıcı olarak kabul etmemeliyiz. Eski Çinliler “Li” kelimesini, günümüz Çinlileriyle aynı anlamda kullanıyordu, yani “Li” başlangıç demektir. Ancak Dong kelimesinin anlamı ise biraz karmaşık. Çok eski kitaplara göre, Dong, son demektir, dünyadaki varlıkların saklanmasını demektir. Yani sonbahar mevsiminde hububat Lidong gününden önce toplanır, depoya konulur, hayvanlar da kış uykusuna yatmaya hazırlanır. Yani, Lidong sadece kışın gelişini simgelemiyor. Lidong tam olarak kış mevsiminin başlaması, varlıkların saklanmaya ve soğuktan korunmaya başlaması anlamını içeriyor.

Lidong gününden sonra kuzey yarıkürenin aldığı güneş ısısı giderek azalır, ancak yaz mevsimindeki ısı birikiminin bir bölümünün kalmasından dolayı hava aşırı soğuk değildir. Güneşli ve rüzgarsız günlerde hava güzel olur, tarım ürünlerinin yetiştirilmesine de yararlı olur. Ancak Lidong gününden sonra kuzey Çin’de hava giderek soğur, ara sıra rüzgarlı, soğuk, yağışlı ve nemli hava görülür. Kasım ayında soğuma, özellikle aşırı soğuma ile ani sıcak ve ani soğuk hava durumu, insanların günlük yaşamını, sağlıklarını ve tarım üretimini olumsuz etkiler. Bunun için insanların hava raporunu takip edip, havadan korunmak için önlem almaları gerekir. Özellikle sis etkisini daha fazla hissettirir. Sis, insanların sağlığını ve ulaşımı olumsuz etkiler. Günümüzde teknolojinin ilerlemesinden dolayı önceden uyarı yapılıyor, insanlar da önceden önlem alıyorlar.

Yine de Çin’in çok geniş olmasından dolayı, kuzey ile güney bölgeleri arasında büyük sıcaklık farkı söz konusudur, bu fark Lidong gününden sonra daha da büyür. Kasım ayında Qinghai-Tibet Yaylası’nın büyük bölümü, İç Moğolistan Özerk Bölgesi ve Heilongjiang eyaletinin kuzey bölgelerinde hava sıcaklığı sıfırın altında 10 dereceye kadar düşer. Çin’in en kuzey ucundaki Mohe nehri ile en güneyindeki Hainan eyaletinin merkezi Haikou arasındaki sıcaklık farkı 30 ila 50 dereceye ulaşır. Kuzey Çin rüzgarlı, kuru ve bozkır olurken, güney Çin ise hala yemyeşildir.

Geleneksel Çin tıbbı, güneşin insanın sağlığındaki rolüne büyük önem verir ve insanların özellikle kış mevsiminde güneşlenmesini teşvik eder, ayrıca insanın gece yatağa girmeden önce sıcak suyla ayaklarını yıkamasını önerir. Çünkü bu iki yöntem, insan vücudundaki kanalları rahatlatır ve iç organların işlevlerini normalleştirir. Ayrıca insanı grip, kalp hastalığı ve yüksek tansiyon gibi hastalıklardan korur. Çin tıbbı, aynı zamanda insanların Lidong gününden sonra sıcak yemeklerle beslenmeye özen göstermesini ister. Halk arasında “kışın iyi beslenirsen, ertesi yılın bahar mevsimine gelince kaplanı yakalayabilirsin” şeklinde bir söz yaygındır. Bir de, “Lidong günü rüzgarlı olsa, ertesi yıl bereketli olur” diye atasözü vardır. Bu yıl Lidong gününde Beijing’deki hava rüzgarlıydı, demek ki 2008 yıl Çinliler için bereketli bir yıl olacak.
Kaynak:cri.cn

Devamını oku


Xiaoxue sezonu genellikle Kasım ayının 22′si veya 23′ünde başlar ve Aralık ayının 7′si veya 8′inde biter. Bu yıl Xiaoxue sezonu 22 Kasım günü başlayacak.

Xiaoxue, hava durumunu gösteren bir sezondur. Eski kitaplara göre, Xiaoxue sezonunda hava daha da soğur ve yağmur yerini kara bırakır. Ancak bu dönemde havanın fazla soğuk olmamasından dolayı kar miktarı fazla olmaz, bunun için sezona “küçük kar” anlamına gelen Xiaoxue ismi koyuldu.

Kış mevsimine girilmesiyle hava giderek soğur, yer yüzeyindeki çiğ suyu ayaza ve havadaki yağmur kara dönüşür. Kar yağışından sonra topraklar beyaz olur. Ancak bu dönemde hava aşırı soğuk olmadığından, kar yere düştükten sonra hemen erir. Meteoroloji biliminde buna “nemli kar” denir. Bazen yağmurla kar birlikte yağar.

Xiaoxue sezonunda yağış az olduğu için kış buğdaylarının su ihtiyacı karşılanmaz olur. Sabah sisi Lidong sezonuna göre daha yoğundur. Bunun için Xiaoxue, karın başlama zamanını ve miktarını gösterir, yani yağış miktarını yansıtan bir sezondur. Ayrıca hava raporunda söylenen Xiaoxue ile eş anlamda değildir. Xiaoxue sezonu iklim özelliklerini gösterirken, hava raporundaki Xiaoxue ise yağış miktarı az olan kar demektir. Meteoroloji uzmanları, görüş mesafesi bin metreden az, kar kalındığı 3 santimin altında ve 24 saatlik yağışı 0.1 ile 2.4 milimetre arasında olan kar yağışına Xiaoxue derler.

Xiaoxue sezonunda Çin’in kuzeybatı ve kuzeydoğusundaki bölgelerin çoğunda görülen kar yağışı, ülkenin kuzeydeki bölgelerine kadar yayılır. Soğuk havanın bir göstergesi olarak bu bölgelerdeki hava sıcaklığı adım adım sıfırın altına düşer.

İki hafta önceki Lidong sezonunda Çin’in kuzey bölgeleri kış mevsimine girerken, Xiaoxue sezonunda Çin’in ortasındaki Yangtze Nehri’nin orta ve aşağı kesimleri de kış mevsimine girdi. Kış mevsiminin başlamasıyla ülkedeki yağış miktarı en düşük noktaya iner, ancak Yangtze Nehri’nin güney bölgesindeki yağış miktarı, kuzey bölgesindekine göre biraz daha fazla olur. Yangtze Nehri’nin güney bölgesinde sadece Aralık ayının ortasında veya son günlerinde ilk kar yağışı görülmesine rağmen, bölgede bugünlerdeki soğuk ve nemli hava, insanlara soğuğu hissettirir. Bu his, kuzeydeki kuru soğuk havayı yaşayan, ancak kaloriferle ısınanların hissettiklerinden çok farklıdır.

Xiaoxue sezonunda kuzey Çinliler kuru soğuğu yaşarken ve güney Çinliler kışın ilk günlerinin tadını çıkarırken, bu sezonda tüm insanlar kolayca depresyona girer. Bunun için herkesin iyimser olması, sık sık spor yapması, müzik dinlemesi ve arkadaşlarını ziyaret etmesi teşvik edilir.

Çin’in geleneksel tıbbı, güneşin insan sağlığındaki rolüne büyük önem verir ve insanların özellikle kış mevsiminde güneşlenmesini teşvik eder. Çünkü Çin tıbbına göre, güneşlenme, insan vücudundaki Yang unsurunu uyandırır, kanalları rahatlatır ve iç organların işlevlerini normalleştirir.

Grip, virüs veya diğer nedenlerin yol açtığı bir hastalıktır. Ancak kış mevsiminde soğuk alma, gribe yol açan esas nedendir. Uzmanlar, soğuk almanın akciğer ve solunum sisteminin fonksiyonunun zayıflamasına neden olduğuna işaret etti. Çin’in kuzey bölgesinde kalorifer olmasına rağmen, odaların içinin kuru olması ve pencerelerin az açılmasından dolayı grip virüsü uzun zaman yaşar ve kolayca yayılır. Bunun için kış mevsiminde, Xiaoxue mevsiminde de sıkça pencere açılması, nemlendirici önlem alınması, sıcak tutulması ve aşı yapılması teşvik edilir.

Ayrıca kışın soğuk ve kuru olması nedeniyle farklı derecede kabız ve cilt kuruması görülür. Besleme uzmanları, hafif yemekler ve sıcak çorba öneriyor. Kuzu, dana ve köpek etleri de insan sağlığına yararlı olan yemekler olarak biliniyor.
Kaynak: cri.cn

Devamını oku