Röportajlarımız devam ediyor, mümkün mertebe size Çin’i tanıtmaya çalışıyoruz bugün konuğumuz Shanghai da yaşamakta olan Kazım Göker. Kendisi Çin’deki en aktif Türklerden birisi, Çinde yaşayan diğer Türkler onu takip etmekte zorlanıyorlar :)

Kendisi ETİ Maden in Çin halk cumhuriyeti satış temsilcisi, kendisi ile Çin hakkında, Çin’de okumayı ve Çin’e yatırım yapmak isteyenler hakkında konuştuk. Buyrun kefiyli sohbetimize sizde ortak olun. Merhabalar,

Merhaba..

Ne işle uğraşıyorsunuz ?

Yavuz Bey ben buraya 2008 Ocak ayinda geldim. Sirketimiz Eti Maden’in CHC satis temsilcisi. Baska bir degisle Eti Maden in urunlerini CHC satiyoruz. Bu urunler hepimizin duyunca birden dikkat kesildigi Bor minerallerini  islenmis olarak buraya ihrac ediyoruz. Bende burdaki ofisimizde calisiyorum.

 
Türkiye de ne iş yapıyordunuz ?

Turkiye’de buraya gelmeden önce farkli bir sektördeydim. Şu an çalıştığım şirkete Eylül 2007 de katıldım. Kısa bir eğitimden sonra yılbaşında buradaki ofisimize görevlendirildim. 

Neden  Çin’e yerleştiniz ?

Çalıştığım şirketimin bir organizasyonu sonucunda buraya yerleştim. Bunu mecburi bir hizmet degil gönüllü bir hizmet olduğunu belirtmek isterim.

Çin’e yerleştiğiniz zaman zorlandınız mı ? hangi konularda zorluk çektiniz ?

Zorlanmadım demesem yalan olur. Ama daha önce tanıdığım bir arkadaş sayesinde ev işini kolay hallettim.  Tanıdık birinin olması çok önemli.  Öncelikle batı ülkelerinden çok farklı.  Başta dil, ve yazı sonra kültür ve de siyasi sistem . Uzun yillar yurt dişına gidip gelme tecrübem olmasina rağmen Çince dışında dil bilmenizin fazla önemi yok . Derdinizi ancak vucut dili baska değişle tarzancayla anlatabiliyorsunuz.  İkinci önemli konu kültür ve yaşayış farklılığı. Bunu ogrenmenin en iyi yolu gelmeden biraz kitap karıştırmak ve gelince de gözlem yapmak, izlemek. Ben ikinci yolu daha fazla denedim ve kendimi kısa sürede alıştırdım.  Kisaca zorlukları aşmanın yolu çevrenizi izlemek. Ben bilirim yaparım dan biraz uzak durmak. Acele etmemek.

Çinde okumaya giden öğrencilere ne gibi tavsiyeleriniz var, neler ile karşılaşa bilirler ?

Duyduğuma göre giderek artan bir sayıda Türkiye den okumaya  öğrenciler geliyor. Onlara tavsiyem Türkiye yi, yaşadıkları çevreyi bir an unutmaları. Yani alışkanlıklarından biraz arınmaları Etrafı izleyip uyum sağlamaya calışmaları. Burası bizdeki kuralsızlığın aksine kuralların geçerli olduğu bir ülke. Önce buna alışmaları ve saygı göstermeleri  lazım. Hemen konsolosluğumuza gidip veya e-posta yoluyla kendilerini tanıtıp kayıt ettirmelerini  öneririm. Dikkat etmeleri gereken en önemli bir konuda burada misafir olarak algılandıkları. Kendilerini misafir gibi görüp ona göre davranmalarıi. Kısa zamanda çinceyi konuşacaklarına eminim ondan sonra daha rahat edeceklerdir. Okullarında sosyal olmaları, mümkün olduğu kadar aktivitelere katılmaları, Çin hakkında bilgilerini geliştirmelerini tavsiye ederim. İlerde çok lazım olacaktır. Ayrıica okullarında Turkiye yi tanımalarının yollarını araştırsınlar. Birbirleriyle dayanışma içinde olup, buraya sadece  eğlenmeye değil kendilerini geliştirmeleri ve eğitmeleri gerektiğini unutmasınlar.

Biraz Çin’i ve Çinlileri bize anlatırmısın ? (en ilginç özelliklerini, ilgini çeken yanları v.b.)

Çinlileri tanımak kolay değil. Bir kere kapalılar, yani soğuklar desem yanlış olmaz. Önce sizi izlemeyi tercih ediyorlar ve sokulgan değiller. Sade ve bireysel bir yaşam tarzları var. Çoğumuz gibi sosyal değiller. Basit bir hayatlari var, kurallara uyan , sorgulamayan bir kişilikleri olduğunu düşünüyorum. Bizden en büyük farklılıkları çalışmadan başarı elde edilmeyeceği  inancındalar. Plancılar ve pratik değiller.  İsleri tek tek yapıyorlar. Bizim gibi her işi aynı anda yaparım düşüncesinde hiç değiller. Tek tek sırayla… Erken yatıp eken kalkarlar. Öğlenleri  yemekten sonra uyumayı severler. Yastıklarını çıkarıp ofiste uyurlar öğle tatillerinde. Cep telefonu hastalığı burada da var. Konuşmak çok ucuz olduğundan her yerde konuşurlar mesajlaşırlar. Yemek yemek hayatlarının çok önemli bir parçası.

Çinlilerin yemeklerinden bahsedermisiniz en sevdiğiniz yemek ?

Herkesin dediğinin aksine benim bir sorunum yok Çin yemekleriyle. Gelmeden pek çok arkadaş burada ne yiyeceğimi aç kalıp kalmayacağımı merak etmişti. Onlara tavsiyem Türkiyede ki Çin lokantalarına gidip baksınlar. Burada da aşağı yukarı aynı şeyleri yiyorum. Bence Çin mutfaği çok büyük ve sağlıklı. Her türlü deniz mahsulleri, et, tavuk, sebze ne ararsanız çok kolay ve çok ucuz. Peçetenin para ile olduğu, masalarda tuza pek rastlanmadığı, menülerin resimli ansiklopedi gibi olduğu, ekmeğin bilinmediği, hamur işinin az, haşlama, ve buhar yemekleri çok olduğu,  sosların çok önem kazandığı bir yemek kültürü.

Yaşadığınız Shanghai şehrini bize anlatırmısınız ?

Shanghai Çin’in batı yüzü demek yanlış olmaz. Buraya gelen biri burası Çin olamaz, diyecek kadar modern bir şehir. Alışveriş merkezleri  restaurantlar çok ama çok yaygın. Söylediklerine göre 20 milyona yakın insan yaşıyor. Ulaşım sistemi oturmuş. Taksi ucuz, metro ağı geniş. Şehir çok güvenli. Hele yabancıysanız kimse size rahatsiz etmiyor. Gece 02 de bir bayan yanlız rahatlıkla yürüyebilir ve kimse dönüp bakmaz. Tinerci, tacizci, kap kac vs insan türleri burda yok.

Çinlilerin Türklere bakış açısı nasıl ?

Öncelikle saygılı ve mesafeli. Çok yavas kaynaşıyor. Tanımak için hevesli. Farklı bir kültürden olduğumuz için anlamaya çalışıyorlar, soru soruyorlar. Pek çoğu Turkiyeden haberdar. Yani varlığımızı biliyorlar. Özellikle dünya kupası ve avrupa şampiyonası yani futbol sayesesinde daha fazla tanındık diyebilirim.

 Çin tehdit mi yoksa bir fırsat mı ? 

Kesinlikle tehdit değil bence firsat hatta kaçmış fırsat diyebilirim. Türkiye ve Türkler geç kalmış buraya gelmekle. Batısı, Japonu, Korelisi kimi ararsaniz burda gelmiş, yatırımını yapmış, dilini öğrenmiş. Korkunç bir planlı büyüme var. Bu büyümeden nemalanıyorlar.  Biz ise hala düşünüyoruz.

Son olarak Çin ile iş yapmak isteyen iş adamlarına neler önerirsiniz ?

Burada iş yapmak isteyenler öncelikle sabırlı ve planlı olmaları şart. Uzun vade düşünmeleri gerekmektedir. Yani kök salmaları lazım. Burada güven ve süreklilik çok önemli. Ben gelirim köşeyi dönerim mantığı sökmüyor. İş hayatında yemekler çok önemli. Çinliler ağırlamayı çok seviyorlar ve işlerinin bir parçası olarak görüyorlar. Bir de içki ye dayanıklı olmak lazım sürekli Gambey  yapıyorlar… Randevusuz ve sebepsiz ziyaret kesinlikle tavsiye etmiyorum. Bizdeki gibi gidip bir çayını içeyim hatırını sorayım derseniz burada hayal kırıklığına uğrarsınız. Ciddi hedefli ve nedenli yaklaşmanız lazım. Ancak böyle başarılı olabilirler.

Kısaca izlenimlerim bu kadar.  Bana bu şansı tanıdığınız için çok teşekkür ederim.

Zamanınızı ayırıp cevapladığınızdan dolayı bizde çok teşekkür ederiz Kazım Bey iyi çalışmalar.

4 Yorum var
  1. omer | 2 Tem 2008 | 19:31:37

    merhaba
    Ben su anda isvicrede yasamaktayim ayrica isin fast food dur yani pizza ve doner dukkanlarim var bundan bir kac ay once burada dunyanin en buyuk mucevher fuari vardi ve cindende katimislarsi,
    gelen musterilerim bana bu isi cinde yapmamin co iyi olacagini soylediler bende internette doalsirken bu haberi buldum ve size yazmayi uygun gordum acaba boyle bir yatirim icin nasil ve nereden baslamaliyim,
    saygilarimla
    omer

  2. Ahmet Dursun | 5 Tem 2008 | 17:36:36

    Gerçekten çok çok hoş bir yazı olmuş.Teşekkürler Kazım Bey’e ve size.Bu sayede Çin ile ilgili çok hoş izlenimler aldım,sağ olun.

  3. hamit ünlü | 24 Şub 2010 | 14:01:01

    shanghai da yasayan ve burda evlenmiş olan em.bnb.yım.işim yok ama arıyorum bişeyler yapacagım ama ne ..arastırıyorum

  4. hamit ünlü | 5 Mar 2010 | 17:46:44

    isviçrede yaşayan ömer bey burda güzel bir döner restaurant açabilirsiniz….

Yorum yapınız.