Procter & Gamble dünyanın en büyük ve en nüfuzlu şirketlerinden biridir. Milyar dolarlık pek çok marka yaratmış ve milyonlarca insanın yaşamını biçimlendirmiştir. Bu yazımızda P&G’nin Çin’e nasıl girdiğinden bahsedeceğiz.

P&G Çin’e girmeye nasıl karar verdi ?

P&G, 1985 yılında daha Japonya’da yeni faaliyetlerini oturtmuştu. Çin, Japonya’ya nazaran çok daha farklıydı, ülkede hala bir komünist hükümet vardı ve iktidardaki rejim ekonomik libarelleşmede gerçekten kararlı olduğu konusunda belirsizliğini koruyordu. Her şeyden önce Batı standartlarına göre fakir olan büyük bir kırsal kesim ve devletin sahip olduğu “bir tas pirince” alışmış işgücüyle sade bir kalabalık vardı. Bunun yanı sıra çok az batılı firma Çin’de uzun süreli bir başarı yakalamıştı.

Diğer taraftan Çin’in dışında kalmak daha riskli olabilirdi. Fırsatlar devasa boyuttaydı. Rakipler Çin’de faaliyete başlarken, P&G’nin geri durması hayati öneme sahip bir strateji potansiyelinden vazgeçmek olacaktı. Rakipler bir kez pazara yerleştikten sonra, onları yerinden etmek mümkün olmayacak ve onlar bölgede hakim konuma geleceklerdi. Başka bir tehditte Çinli firmaların yükselmesiydi. Bu düşünceşer arasında, Çin’e girme düşüncesi galip geldi.

Çin’e ön giriş !

P&G Çin’e girmeden üç yıl önce bir elemanını Çin’e gönderdi. Şirket ilk piyasa araştırmalarını 1985 yılında Pekin ve Şangay’da yaptı. Şirket temellerini dikkatle atıyordu. Ürünlerini pazara sokmadan veya yerel faaliyete başlamadan önce, P&G kendini siyasi oteritelere ve Çin halkına kurumsal kişilik olarak tanıtmak istedi. Bu amaç doğrultusunda, P&G ürünleri pazarda satışta olmamasına rağmen, sonu P&G kelimeleriyle biten reklamları milyarlarca kez tekrarladı.

P&G Çin’e giriyor

P&G, Çin’e girmek için stratejileri değerlendirdiğinde ilk olarak çamaşır temizlik markalarıyla giriş yapmak istedi. P&G’nin elinde Amerika ve Avrupa’da başarılı olmuş birçok ülkede lider konumda olan Tide ve Ariel markaları vardı. Şirket çamaşır temizlik markalarıyla ilgili çalışmalar yaptı. P&G’nin ürünleri yerli ürünlere göre çok iyi sonuçlar vermesine rağmen Çinli tüketicilerin deterjanlarla ilgili standartları çok düşüktü. P&G’nin markalarının, beyazlığı, parlaklığı ve daha üstün temizleme gücünü öne sürerek pazarlaması pek ümit vaat etmiyordu. Bu sonuçlara yerel hükümetin çok kişi çalışan fabrikaların yönetimlerini yabancılara vermek istememesi de eklenince, P&G bu alanda Çin’e giriş yapmaktan vazgeçti.

P&G’nin Çin’e yollamış olduğu ekip, aynı zamanda saç bakım araştırmaları da yaptı ve bu araştırmalar sonucunda belirli bir potansiyel tespit etti. Çinli tüketiciler dükkanlarda dökme halde satılan pelteleşmiş şampuanları alıyorlardı. Yerel markaların düşük performansına karşılık, P&G ekibi “Head & Shoulders” ve “Pert Plus” ı test etti. Tüketicilerden tepkiler olumluydu, P&G’nin Çin’e giriş planları saç bakıma çevrildi ve bu katagoride bazı avantajların olduğu ortaya çıktı. Sermaye yatırımı daha düşük olacaktı.

Çin’de ortaklık

P&G, Çin’e giriş noktası olarak, Hong Kong’a yakın olan Guangzhou bölgesini seçti. Buna ilaveten P&G, hükümetle iş birliği geliştirmek için Pekin ve Çin’in en büyük şehri Şangay’ı hedefliyordu. P&G, Hong Kong’da merkezi olan büyük bir ticaret şirketi Hutchison Whampoa Ltd. ile ortak iş birliği yaptı. P&G ile Hutchison 1988 yılı Ağustos ayında anlaşmayı imzaladılar, P&G (Guangzhou) Ltd. adı verilen şirketin yönetimini P&G üstlenirken, yönetimde en çok ihtiyaç duyulan konulara P&G’nin Hong Kong ofisinden yararlanıldı.

P&G’nin Çin’de karşılaştığı sorunlar, başarıları ve hayal kırıklıklarına da önümüzdeki yazılarda bahsedeceğim.

Kaynak: Rising Tide: Lessons From 165 Years of Brand Building at Procter & Gamble

1 Yorum var
  1. gizem çevik | 13 Nis 2011 | 17:55:42

    cinden herkes korkar

Yorum yapınız.