İş hayatında en düşük maaşı alan kesimde yüksek maaş alan kesimde işinden memnun değil. Peki ya patronlar onlarda mutsuz… İşçilerin yakındığı konuların başında ücretler gelirken, patronlar da piyasa koşulları ve verimsiz çalışan işçilerden yakınıyorlar. Peki kim nerede hata yapıyor. Patronlar mı çok bencil yoksa işçiler mi?

Bu soruları tam yanıtlamadan önce dünyanın en büyük şirketlerinin ve CEO larının yönetim metodlarını inceliyelim.

Örnek aldığım nadir insanlardan biridir SAM WALTON, dünyanın en büyük perakende devi WAL-MART‘ın kurucusu. WAL-MART ın bu kadar büyümesinin sebebi ise şirket çalışanlarını şirkete ortak etmesi ve bunun yanında benimsemiş oldukları her gün daha ucuz felsefeside önemli bir unsur. WAL-MART yöneticileri bu sayede iş yerinde daha çok vakit geçiriyorlar, bu sayede daha da çok kazanıyorlar. Sonuç WAL-MART ın 2005 yılı cirosu 316 milyar dolar.

Bir başka örnek aldığım insan GE efsanevi CEO’su JACK WELCH GE CEO olduğunda, hissedarlık şirketin birkaç yüz üst düzey yöneticisi ile sınırlıydı (GE’de yönetici sayısı o zaman 25.000 den fazlaydı). Şirketten ayrıldığında, 30.000’den fazla GE yöneticisi GE’nin karlı hisse programına dahil olmuştu. Şirket JACK WELCH CEO olmadan her yıl %4 büyürken JACK WELCH CEO olduktan sonra büyüme “double digit”(çift basamaklı) rakamlara ulaştı. Buda JACK WELCH’i 7 dahi CEO arasına soktu.

Dünyanın en büyük yazılım devi MICROSOFT un CEO su BILL GATES şirketin bütün çalışanlarının kendine mail atması gerektiğini düşünüyor. Olumlu mailler olabileceği gibi olumsuz haberleride maille direk kendine bildirmelerini istiyor. Tüm elemanlarını dinliyor onlara karlı hisselerini satarak şirketine ortak ediyor.

Tüm dahi CEO lar yanında çalıştırdıkları elemanlarına şirketin bir parçası olarak görmekle kalmıyor eyleme geçiyor. Tabi işler bununla da sınırlı kalmıyor. Bunu DELL kurucusu MICHAEL DELL şu şekilde anlatıyor.
“Başından sonuna kadar, bizim bütün işimiz – tasarımdan imalata kadar – müşteriyi dinlemeye odaklıdır.”

İktisat dersinde hocamız Mehmet Hakan SAĞLAM şirketlerin ömürlerinden aile şirketlerinden bahsetmişti. Türkiye de neden uzun ömürlü şirket yok? diyerek konuya girmiştik. Daha sonra beraber dünyanın en uzun ömürlü 100 yıldan fazla ayakta kalan şirketlerinin özellikleri hakkında tartışmıştık. Dünyanın uzun ömürlü şirketlerinin uzun vadede var olmalarının sebebi şirketin tek sahibinin olmamasına bağlıydı. Şirketlerin binlerce ortağa sahip olmaları ise tek ortak noktalarıydı. GE milyonlarca hissedarının olması en yüksek hisseye sahip olan ortağın şirketin %1 lik kısmını dahi elinde bulunduramaması iyi bir örnekti. Bir yıl önce (2006) bu düşünce’ye karşıyken hatta içimden böyle saçmalık mı olur hocam:) derken, şimdi yanıldığımı anlıyorum. Şirketin bekası, büyümesi ve gelişmesi için hocam çok haklıymış.

Kurumsallaşmak için çalışan firmalara duyurulur..

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.