Günümüzde uluslararası firmaların çoğunluğu, ticari operasyonları sırasında Çin’de bazı hukuki problemler ile karşılaşmaktadır. Bunlardan bir tanesi de marka tescil sürecidir.

Ancak bu noktada yanlış bilinen olgu; Çin Hukuk Sisteminin, marka haklarının korunması konusunda yetersiz olduğudur. Diğer bir deyişle, taklit ürünlerin Çin’de serbestçe üretilmesi ve satılmasıyla ilgili önyargıdır. Problemin temel sebebi ise yabancı firmaların uygulamış oldukları stratejik hatalardır.

Çin’de malumunuz üzere taklit ürünler, marka adlarının taklit edilmesi yaygındır. Fakat marka tescili yaptıran firmaların, söz konusu ürünler hakkında yasal ve ticari yaptırımlarda bulunma hakları mevcuttur. Konuyu daha sağlıklı incelemek açısından, Çin’in hukuksal sistemine değinmenin faydalı olacağını düşünüyorum.

1978’de Deng Xiaoping’in önderliğinde başlayan ekonomik reformlar kapsamında, devlet teşebbüsleri özelleştirilmiş ve yabancı yatırımcılar Çin’e gelmeye teşvik edilmiştir. Bu süreç içerisinde, ticari alanda ortaya çıkan hukuksal boşlukları gidermek için Çin hükümeti tarafından yeni yasalar yürürlüğe konulmuştur. 1993’de yürürlüğe giren Çin Şirketler Hukuku, bu ihtiyacın ilk ürünüdür. Bunu takiben 2005 Yılı’nda hazırlanan yeni şirketler hukuku ise üç temel prensip üzerine dayandırılmıştır:

1. Etkili bir kontrol mekanizması oluşturmak
2. Ticaret sistemindeki yapısal eksikleri gidermek
3. Yabancı hissedarları ve yatırımcıları korumak

Böylece, Çin’in küresel sisteme adaptasyonunu sağlayan etkili bir yasal zemin oluşturulmuştur. Bunlara ek olarak, 11.11.2001’de Dünya Ticaret Örgütü’ne kabul edilen Çin Halk Cumhuriyeti, uluslararası alanda da ticari bir aktör haline gelmiştir. Bu sebeplerden dolayı, Çin Ticaret Hukuku’nu yetersiz olarak tanımlamak önyargılı bir davranıştır.

Dünyaca ünlü bir kahve markası olan “Starbucks Corporation” adlı firmanın, Çin’de yerel bir şirkete karşı kazanmış olduğu hukuki zafer de; Çin yasalarının yabancı şirketleri marka tescili kapsamında eşit şekilde koruduğunun açık bir göstergesidir. Davanın içeriğine göre, 1999 Yılı’nda Çinli yerel bir firma, “Starbucks” markasının Çince tercümesi olan “Xing Ba Ke” ismini kendi adına tescil ettirir ve “Shanghai Xing Ba Ke Coffe Shop Ltd.” adlı bir şirketi 2000 Yılı’nda faaliyete geçirir. Ancak aynı sene Çin Pazarına girmeye karar veren gerçek Starbucks Firması, isim hakkının başka bir şirket tarafından tescil edildiğini fark eder ve duruma yasal platformda itiraz eder. 2003’de Şangay 2.Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından Amerikan şirketi haklı bulunur ve uluslararası bir marka olan “Starbucks” ismi Amerikan şirketi adına tescil edilir. Duruma itiraz eden Çinli firma, dosyayı Çin Halk Cumhuriyeti Yargıtay’ına taşır. 2007 Yılı’nda sonuçlanan dava sonrasında, Çinli firma 500.000 RMB (79.136 USD) tazminata mahkûm olur ve isim hakkı gerçek Starbucks Co.’ya iade edilir.

Yukarıda belirttiğim örnekteki gibi, Çin’de karşılaşabilecek ticari ve hukuki problemler Çin’in yapısal eksikliklerinden değil; yabancı şirketlerin hatalı stratejilerinden kaynaklanmaktadır. Etkili ve uygun bir danışmanlık hizmetiyle Çin’de her tip sorunu çözmek mümkündür. Uygulamalar sırasında süreç uzun sürse de, Çin yatırımlarınızı gerçekleştirmek için elverişli bir ülkedir. Ancak marka tescili, hukuki bağlamda yapılması gereken önemli bir yasal işlemdir.

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.