1979 Yılından itibaren gerçekleşmeye başlayan sosyal ve ekonomik reformlarla beraber; Çin hükümeti sosyal güvenlik sistemini de yeniden yapılandırmaya başlamıştır. Bu kapsamda yapılan araştırmalara göre, 2002 ile 2006 yılları arasında Çin Medikal Pazarının 15,1% büyüyerek 123 milyar $ seviyelerine ulaştığı tespit edilmiştir.

Bu gelişime sebep olan en önemli etkenlerden bir tanesi de Çin’in yaşlanan nüfus oranıdır. 2008’de yapılan sayımda, Çin nüfusunun 7,9%’nu teşkil eden 106 milyonu aşkın bir kitlenin, 65 yaş üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Sağlık otoritelerinin öngörüleri ise, 2050 Yılında bu kitlenin 150% artarak 266 milyon seviyelerine ulaşacağı ve nüfusun 16,4%‘nü oluşturacağı yönündedir.  Çin’deki bu demografik dağılıma paralel olarak, sosyal sağlık hizmetlerine de talep artmaktadır. Bu kapsamda Çin Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan sağlık reformu, beş temel prensip üzerine kurulmuştur;

1. Kentsel ve Kırsal nüfusun 90%’ını kapsayacak yeni bir sosyal sigorta sistemi oluşturmak.
2. Hastaların ilaç ihtiyaçlarını karşılamak için Çin’de yaygın ve etkin bir ağ oluşturmak.
3. Sağlık hizmetlerini daha etkin bir yapı haline getirmek.
4. Kırsal ve Kentsel bölgeler arasındaki eşitsizliği dengelemek.
5. Devlet hastanelerinin sayısını ve kapasitesini artırmak.

Çin Sağlık Bakanı,  Gao Qiang’de bu konu ile ilgili görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir: “Sağlık Hizmetleri ve Çin de mevcut olan sağlık sigorta sistemi, halkın ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamamaktadır. Ancak sağlık sisteminin iyileşmesi devletin olduğu kadar özel sektörün de görevidir.” Bu sebepten ötürü, 2005 Yılı’nda Çin Hükümeti tarafından yapılan yeni düzenlemeyle beraber, özel sigorta şirketlerinin Çin pazarına girişlerine izin verilmiştir. Çin Ticaret Odası’nın 2007’de açıklamış olduğu verilere göre, Çin’de 150 milyonun üzerinde insan, 103 özel sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır.  Yetkililer bu gelişmeyi, Çinlilerin artan gelir düzeyine bağlamaktadır. Ancak, halkın sağlık konularında bilinçlenmesi de kayda değer bir etkendir.  Özellikle Shanghai ve Beijing gibi kentsel nüfusun yoğun olduğu bölgelerde, özel sağlık sigortalarına olan yoğun talep, sağlık bilincinin eğitim seviyesi ile doğru orantılı olduğunun açık bir göstergesidir.

Çin’de 1979’den itibaren gerçekleşen ekonomik reformlarla beraber,  Çin halkının gelir seviyesinde büyük bir artış gerçekleşmiştir. Özellikle 2000 ile 2006 Yılları arasında yapılan araştırmaya göre, kentlerde çalışanların geliri 87,2%; kırsal kesimde çalışanların geliri ise 74% oranında artmıştır. İstatistikler 2020’de, 700 milyon Çinli’nin orta düzey gelir seviyesine ulaşacağını işaret etmektedir.  Çin’de yaşayan diğer önemli bir sınıf ise, lüks tüketim yapabilen elit kitledir. 2009 verilerine göre, Çin lüks pazarında 250 milyon insanın, 8,5 milyar $ seviyesinde harcama yaptığı kaydedilmiştir. Bu da dünya lüks tüketiminin 25%’ine tekabül etmektedir. Diğer bir değişle, Çin devasa nüfus gücüyle tüketim gerçekleştiren önemli bir pazardır. Bu tüketimin büyük bir kısmı ise, 40-45 yaş arasında bulunan Çinli elitlerden oluşmaktadır.

Çin’de Medikal Turizmin Geleceği

2010 Yılı’nda yapılan bir araştırmada, Çinlilerin harcama yaptığı en önemli sektörlerden bir tanesinin sağlık hizmetleri olduğu tespit edilmiştir. Yetkililer bu gelişmenin devlet hastanelerinin yetersizliğinden kaynaklandığını belirtmektedir. Özellikle de Çinli elitlerin sağlık hizmetleri konusunda ayrıcalıklı olma isteği, medikal turizmi gibi alternatif seçeneklerin oluşmasına neden olmuştur. Bu kapsamda yapılan anketler, Çinli hastaların medikal turizmini cazip bulmalarını üç ana sebebe dayandırmaktadır:

1. Yabancı ülkelerdeki tedavinin profesyonelliği,
2. Çin’de tedavi için uzun süre beklemeleri,
3. Yurtdışındaki tedavinin, Çin’deki özel hastanelere kıyasla daha ucuz olması.

Bu sebeplerden dolayı, Çinli zengin hastalar medikal turizmini alternatif bir tedavi seçeneği olarak değerlendirmektedir. Özellikle, Çin’deki sigorta şirketlerinin de müşterilerine farklı sağlık poliçeleri sunma isteği, medikal turizmin popülerliğini arttırmıştır. İstatistiklere göre, Çin’de 250 milyonun üzerinde insan bu ayrıcalıklı hizmetten yararlanabilecek gelir seviyesine sahiptir. Bu da Türkiye gibi sağlık yatırımlarının bulunduğu ülkelere, büyük bir müşteri potansiyeli sunmaktadır.

Referanslar:

– National Bureau of Statistics of China (NBSC)
– Ministry of Labor and Social Security (MOLSS)
– China Ministry of Health (MOH)
– China Chamber of Commerce (CCC)

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.