Binlerce yıl süren hanedanlar ardından 20. yüzyılın başında cumhuriyet yönetimine geçen Çin’de 1949′da, Komünist Parti ve Mao Zedong öncülüğünde Çin Halk Cumhuriyeti ilan edildi.
Bu tarihe kadar ülkeyi yöneten Çan Kay-Şek’in yönetimden isimlerle Tayvan’a kaçması, günümüzde hala süren Tayvan sorunun da başlangıcı oldu.
Uzun yıllar kapalı bir ekonomi yapısı gösteren Çin, 1980′lerin başlarında, kollektif tarım uygulamasını durdurdu ve özel teşebbüse yeniden izin verdi.
Şu anda Çin dünyanın en büyük ihracatçılarından ve rekor düzeylerde dış yatırım çekiyor.
Dünya Ticaret Örgütü’ne katılma hakkı kazanan Çin’in bu anlamda yakında yeni bir devrim yaşayacağı düşünülüyor. Bu şekilde Çin dış pazarlara daha kolay erişim hakı kazanacak, ancak dış rekabete de açık hale gelecek.
Bu durumun özel sektör yatırımlarını arttırması ve devlet denetimindeki hantal kuruluşların çöküşünü hızlandırması bekleniyor. Ancak Çin’de bazı çevreler bunun işsizlik ve istikrarsızlık gibi ağır bedelleri de beraberinde getirmesinden çekiniyor.
Çin Seddi insan eliyle yapılan en büyük eserlerden
Ayrıca Çin’in muazzam ticaret fazlası ve korsan mal üretimi, ticari ortağı durumundaki ülkelerle ilişkilerde kimi zaman huzursuzluk yaratıyor.
Başta ABD olmak üzere batılı ülkeler Çin para biriminin değerinin yükseltilmesi gerektiğini, böylece ihracat patlamasının da durulacağını savunuyor.
Ekonomideki patlama, büyük bir enerji açlığını da beraberinde getiriyor. Çin, ABD’nin ardından en büyük ikinci petrol tüketicisi.
Kömür üretim ve tüketiminde ise ilk sırada yer alıyor.
Dışarıdan enerji ithaline milyarlarca dolar harcayan ülkenin bu alandaki en büyük yatırımı ise 25 milyar dolara mal olması beklenen Üç Vadi Barajı hidroelektrik santralı projesi.
Ekonomideki hareketlilik çevreye ise artan kirlilik şeklinde yansıyor. Dünyanın en kirli kentleri Çin’de bulunuyor.
Kentsel ve kırsal kesimler arasında oluşan ekonomik uçurum ülkenin en önemli toplumsal sorunlarından biri haline geliyor.
Kırsal kesimlerden pek çok yoksul köylü bir inşaat patlaması yaşanan doğudaki kentlere akın ediyor.
İşçi ve çiftçi kesimlerinde ise huzursuzluk artan eylemlerle kendini gösteriyor. 2005 yılı içinde resmi rakamlara göre 87 bin ‘kitlesel olay’ yaşandı.
Yetkililere yolsuzluk suçlamaları, zorunlu tahliye ve istimlak kararları konusunda dilekçeler sunmak için her yıl Pekin’e onbinlerce kişinin gittiği tahmin ediliyor.
Yolsuzluk ve HIV vakalarındaki artış ülkenin diğer önemli sorunları arasında.
Kaynak: BBC

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.