cinde_develuasyon

Çin ekonomisinde yaşanan kur hareketleri ve devalüasyon tüm Dünya hükümetlerinin politik ve ekonomik hesaplarını sarstı. Çin’de yaşanan devalüasyonun arkasındaki nedenler, Çin hükümetinin yaptığı hamleleri sizler için değerlendirdik. 

Çin ekonomisinde görülen kur hareketleri ve devalüasyon tüm Dünya hükümetlerinin politik ve ekonomik hesaplarını sarstı. Bu tip sarsıntıları bundan sonra durdurmak zor olacak, zira gün geçtikçe artan globalleşme, hızlı iletişim sayesinde büyük ekonomilerin sarsıntıları, Dünya’nın her bölgesinde saniyeler içerisinde hissedilir hale geldi.

Devalüasyon’un Arkasındaki Sebepler

Çin’de olan devalüasyonun arkasındaki sebeplere baktığımızda bu duruma son 7 yılda, Dünya ekonomisini sarsan 2008 krizi ve sonrasındaki gelişmeleri görürüz. Şöyleki 2008 krizinden sonra Çin ekonomisinde ihracatın önderlik ettiği modelin zayıf düştüğünü gören hükümet, ekonomiyi krize sokmamak için tedbir olarak iç tüketimi güçlendirme yöntemini uyguladı. Çin’in açılımından beri ülkeyi büyüme ve refah rekorlarına götüren ihracat modelinden, iç tüketime dönüş kolay olmadı. 2012’den itibaren hedeflenen yıllık ekonomik büyüme oranlarında sürekli düşüşler oldu. Bu arada işçi ücretleri arttı, yaşlı ve emekli oranındaki artışlar sosyal sigorta yükünü artırdı.

RMB/Yuan’de son iki yılda görülan güçlenme zaten zorda olan ihracatı iyice zora soktu, büyüme hızını zayıflattı. Ülkede inşaat, tekstil ve ağır endüstrilerde iflaslar arttı. Bölgesel olarak; Kuzey, Kuzey Doğu ve Batı eyaletler ekonomik olarak baskı altında. Gayri menkul yatırımları %16 düştü, endüstriyel yatırımlar ise sene bazında %2,5 – %0,6’ya geriledi, işsizlik oranı bazı eyaletlerde %10’un üzerine çıktı ve satın alma gücü düştü. Bunun üzerine hükümet iki kez devalüasyon’a gidip ihracatı artırma çabasına girdi.

Çin Çıkış Yolu Arıyor

Öte yandan doların düşmesi, ABD dahil Çin’in ihracat yaptığı diğer Batılı ülkelerdeki krizin devam etmesi bu dönüşüm çabasını daha zor hale getirdi. Hükümet diğer bir çözüm olarak ülkeler ile ikili ilişkilerini artırıp RMB/Yuan’nin uluslar arası piyasalarda kullanımını artırmaya başladı ve arkasından RMB/Yuan’in uluslar arası para fonlarında kullanılabilir para birimi olabilmesi için IMF başvurdu. Buna karşılık IMF Çin’den RMB/Yuan kurunu serbest bırakmasını istedi ve bu tip başvurları her 5 senede bir değerlendirdiklerini ve 2016’ya kadar da böyle bir değerlendirme olmayacağını söyledi. Çin bu konudaki hazırlıklarını sürdürüyor ve bu fonlara girmesiyle ortaya çıkacak RMB/Yuan talebine cevap verebilmek için Dünya’nın önemli finans merkezlerinde clearing yapan bankalar ile anlaşmalar yapıyor. Diğer taraftan Türkiye dahil diğer ülkelerin RMB/Yuan’in IMF para fonu içerisine girmesi sonucu oluşacak denge değişikliklerine ve piyasa etkilerine hazırlıklı olmaları gerekir. Örneğin, Japon Yen’i bu hareket karşısında ciddi bir piyasa kaybı yaşayacaktır.

Bundan sonra ne olur?

Eğer hükümetin aldığı tedbirler, IMF fonuna girme hareketi dahil beklenen sonuca gitmezse, ekonomideki duraklama süresi uzar, işsizlik oranı iyice artar, iç tüketim zayıflar. Çin içinde göçler başlar, halk diğer eyaletlerde iş arar, sanayideki yetişmiş iş gücünde dağılma olur, malum ülkedeki işçilerin çoğu göçer vaziyettedir. Bekleyip göreceğiz.

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.