cin-abd-soguk-savas

Tarih boyunca ticaret yolları önemli olmuş, ticaret yollarını kontrol eden ülkeler, Dünya’nın süper gücü olmuştur. Günümüzde ticaret yollarının yanı sıra, enerjiye güvenli erişmek, ülkelerin ekonomilerini ikame ettirmeleri içinde önemli bir faktör. Dünya’nın en büyük iki ekonomisine sahip Çin ve ABD arasında, ticaret yolları ve enerji güvenliği üzerine soğuk savaş yaşanıyor.

Bundan yaklaşık 50 yıl önce, 1969 yılında Çin-Rus ilişkileri gerilmiş iki ülke savaş eşiğine gelmişti. Pekin’de savaş planları ve tartışmalar bir birini takip ediyordu. Mao, Mareşallerini konuyu araştırmaları için görevlendirmiş hepsi birer öneriyle gelmişlerdi. Mareşal Ye Jianying, Han Hanedanı’nın çöküşünü takiben imparatorluğun egemenlik sağlamak için mücadele ettiği, üç devlete bölündüğü Çin’in Üç Krallık döneminden daha eski bir örneği önermekteydi; WeiShu ve Wu devletleri birbiriyle mücadele ederlerken Zhuge Liang’ın rehber stratejisi “Kuzey’deki Wei’ye saldırmak için doğudaki Wu ile anlaş”. Mao’nun bu stratejiyi benimsemesiyle Çin – ABD diplomatik ilişkileri, Rusya tehdidinden ötürü başlamış oldu. Bundan yaklaşık 50 yıl sonra konjonktür değişti, Çin şimdi Doğu’daki Wu (Amerika) ile ticaret yolları için mücadele ederken, bu sefer Kuzey’deki Wei (Rusya) ile anlaşmış durumda.

Ticaret Yolları ve Enerjinin Güvenliği

2003 yılında ABD’nin Irak’ı petrol için işgali, Çinlileri enerji güvenliğinin önemi ve aciliyeti hakkında düşünmeye yöneltti. Ortaya çıkan bu güvensizlik kısmen Çin’in petrol ithalatının ve de aslında genel olarak Çin’in tüm ticaretinin can damarı olarak önemi gittikçe artan dünya ticaretinin ekonomik hattı deniz yollarıyla ilgili endişelerden kaynaklanıyordu. Çin’in GYSİH’sinin yarısı deniz yollarına bağlı. 2003 Kasımında Irak işgalinden yedi ay sonra devlet başkanı Hu Jintao bir komünist parti konferansında ülkenin Malakka sorununu çözüme kavuşturmak zorunda olduğunu belirtti. Bu sorun ülkenin, Hint Okyanusu ile Çin denizini birbirine bağlayan ve Çin’in petrol ithalatının yüzde 75’inin izlediği geçiş hattı olan dar su geçidi Malakka Boğazına bağımlılığıyla ilgiliydi. Hu Jintao, Belirli güçler boğaz geçişlerini kontrol altına almak için devamlı taciz girişimlerinde bulunmuşlardır. Buradaki belirli güçlerden kastedilenin ABD olduğu açık.

Malakka Boğazı

Hint okyanusundan gelip Singapur çevresinde dolandıktan sonra genişleyerek Güney Çin denizine doğru açılan 800 kilometre uzunluğundaki Malakka Boğazı üzerinde günde 14 milyon varil petrol, uluslararası dolaşıma giren LNG’nin üçte ikisi ve dünya ticaretinin yarısı geçmektedir. Japonya ve Güney Kore petrolünün yüzde 80’i, Çin’in toplam tedarik miktarının yüzde 40’ı bu boğazdan geçer. Güney Çin denizinin önemi Malakka Boğazı ile bitmez. Güney Çin Denizi çevresinde özellikle de Endonezya, Brunei ve Malezya’da ciddi petrol ve gaz kaynakları bulunuyor. Güney Çin Denizindeki keşfedilmemiş petrol miktarının 150 ila 200 milyar varil dolayında olduğu tahmin ediliyor. Bu öngörü henüz kanıtlanmamış olsa da, şimdiden rekabeti kızıştırmaya yetip de artıyor.

ABD – Çin Soğuk Savaşı ve İpek Yolu 

Çin’in, şuan için ABD ile savaşmak gibi bir gündemi yok, hatta ABD ile olan ticari ilişkilerini daha da geliştirerek, olası savaş senaryolarını zora sokmaya çalışıyor. Çin’in savaş gibi bir gündemi olmasa da her daim savaşa hazır durumda. Diğer tarafta ABD’de durum artık açık açık dillendiriliyor, Beyaz Saray Baş Stratejisti Steven Bannon geçtiğimiz haftalarda, 5-10 yıl içerisinde Çin ile mutlaka savaşacağız dedi.

Çin’in hamlelerini geç fark ederek, Asya’da stratejik üstünlüğünü ve ticaret yollarındaki egemenliğini kaybetmeye başlayan ABD birçok hamle yapıyor. ABD bir yandan Güney Kore, Japonya gibi çok yönlü ilişkili olduğu ülkelerle Çin’i çevrelemeye çalışırken, diğer taraftan Hindistan’ı kendi tarafına çekerek Malakka Boğazının Batı tarafını kontrol etmeyi amaçlıyor. ABD aynı zamanda 2 milyon kişiyi öldürdüğü Vietnam’la stratejik ortak olarak, silah satış ambargosunu geçen sene kaldırdı. ABD, Filipinler ve Vietnam’ı da Güney Çin Denizindeki ihtilaflı sular üzerinden Çin’in üzerine salarak, Çin ile birebir karşı karşıya gelmekten şuan için çekiniyor. Trump, Rusya’ya yakın durarak, son dönemde ilişkileri iyi noktada olan Rusya ile Çin’in arasını açmayı amaçlıyor.

Fig1Kai

ABD’nin Filipinler ve Vietnam’ı kışkırtmasına rağmen, Çin ekonomi bilgeliğini kullanarak güneydeki komşularıyla sorunlarını kendi arasında zamana yayarak çözüm arıyor. ABD’nin Hindistan için verdiği onca mücadeleye rağmen, geçtiğimiz aylarda Hindistan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) katılması, Çin-Rus birlikteliğinin güzel bir örneği. Çin’in “Bir Kuşak Bir Yol” projesiyle, tarihi ipek yolunu tekrardan canlandırmaya çalışması çok yönlü stratejinin ürünü. Çin’in Malakka Boğazında ya da deniz yollarında oluşabilecek herhangi bir sorunda, İpek Yolu projesinin kara ayağı sayesinde ticaretine devam edebiliyor. İpek yolu projesi sadece karasal bir proje değil, deniz etabı da mevcut. İpek yolu projesinin deniz etabı, Çin’in ticaret yolları egemenliği için stratejik üstünlük sağlıyor. Modern İpek yolunun deniz etabı, Çin’in müttefik ülkelerle ilişkilerini geliştirerek, deniz ticaret yollarında hakim olmasını sağlayacak.

Bir Kuşak Bir Yol projesinde 65 ülke bulunuyor. Çin bu ülkelerle ticari, kültürel ilişkilerini daha da geliştirerek olası bir Çin-ABD geriliminde, ABD’nin Dünya üzerinde kamuoyu oluşturmasını imkansız hale getirmeyi amaçlıyor. Diğer taraftan, ABD’nin bu projeyi engelleyebilmesi artık olasılık dışında. Çin kurmuş olduğu ekonomik ve ticari bağlarla bunu engelliyor. Çin ilişkileri daha da ilerleterek İpek yolu projesindeki ülkelerle kültürel ve basın ilişkilerini de geliştiriyor. Yıllardır Batı basının oluşturmuş olduğu olumsuz Çin imajına bundan sonra pek müsaade edilmeyecek, Çin artık kendini diğer ülkelere direk tanıtacak.  Geçen ay toplanan ŞİÖ alınan kararlardan bir tanesi bu yöndeydi.

Stratejik kuşatma sanatı Wei qi (Go) ustası olan Çinliler, usta bir Wei qi oyuncusu gibi rakibinin taşlarının stratejik gücünü aşama aşama azaltıyor. Stratejik olarak gücü azalan, Asya’daki mevzilerini Çin’e kaptıran ABD ilerleyen etapta ne hamle yapacak göreceğiz, Uzakdoğu’da sular kolay kolay durulacak gibi değil. Batılıların, 200 yıldır Asya halklarına layık gördüğü kan, göz yaşı yerine, Çin İpek Yolu projesiyle Dünya insanlığını kalkındırarak, onlara zenginlik ve istikrar vaat ediyor.

Konu aslında uzun ve daha detaylı, ben yukarıda özet geçmeye önemli noktaları belirtmeye çalıştım. Bu konuyu yakından takip ederek düzenli şekilde köşesinde yazan Aydınlık gazetesi yazarı, Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz‘in konuyla ilgili yazılarını kaynaklara ekledim, okumanızı şiddetle öneririm. Amiralimiz ile Şanghay seyahatinde tanışmış, çay – kahve içmiştik, kendisi bana kitap yazmalısın demişti, henüz tavsiyesini hayata geçirememiş olsam da düzenli olarak blog yazmaya şimdilik devam ediyorum.

Kaynaklar:
Daniel Yergin, The Quest: Energy, Security, and the Remaking of the Modern World
Henry Kissinger, On China
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Atlantik ve Asya arasında sıkışan Hindistan
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Güney Çin Denizi Davası
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Çin’in Bir Yol Bir Kuşak Girişimi (OBOR) ve Şanghay İşbirliği Örgütü
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Deniz ipek yolunda Türkiye
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, İpek Yolu Pekin Forum Sonuçları
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Avrasya’da jeopolitik devrim: Hindistan ve Pakistan ŞİÖ tam üyesi oldu

1 Yorum var
  1. Samet Kaya | 7 Ağu 2017 | 17:45:22

    Çok açıklayıcı bir anlatım olmuş. Tebrik ederim.

Yorum yapınız.