Qipao’yu bilmeyenler için qipao yu tanımlayalım. Qipao; eskiden Çinli kadınların giymiş oldukları elbisedir. Resimde gördüğünüz qipao lar biraz günümüz koşullarına uygun ve biraz açık olarak antika havası verilerek düzenlenmiş. Nakışları çok hoş ve görkemli. Qipao kelimesi ile ilk kursta 17. konuyu işlerken meşhur kahramanımız Lin Na nın qipao elbisesi alırken karşılaştık.

Çok farklı bir kültürü hem anlamak hem dilini öğrenmek zor olduğundan hocalar çoğu yerde görsel olarak göstermek isterler. Jing shang hoca da bize qipao yu göstermek için baidu da görsellerde qipao arıyor. Bir tane qipao ya tıklıyor oldukça dekolte qipoa çıkınca -ay, -şey :) hocam utanmanıza gerek yok sınıfta herkes sap :) Ama Jing Shang hoca kapatıyor, fatih te gitti güzelim hatun edası içinde, murat abi akşam içme raddesine gelmiş… ne kızmış bee fuat abimiz onu aramak için Çin’e gitti :) Jing Shang hoca baidu dan umduğunu bulamadı aldı kalemi eline başladı kendi tahtaya çizmeye ve aynı zamanda anlatmaya. Efendim gerçek qipao boydan bir elbise, yandan bir yırtmacı var belinize kadar çıkıyor ve alttan pantolonu var. Bizim baktıklarımız da pantolon yoktu da Jing Shang hoca o yüzden kapattı :)

Guangzhou daki Qipao defilesi haberini bana yollayan ShenZhenli hayranıma da teşekkür ederim adını bilsem yazacağım ama adını bilmiyorum valla :) Guangzhou dan bana haberleri atan Fuat abimiz uyusada Shenzhen ekibi affetmiyor :) Fuat abimizde benim blogum için yeni bir yazı hazırlığı içerisinde, yazının bayanlar ile alakalı olduğunu ve çok konuşulacağını belirtelim yeter :)

Sağlıcakla…

Devamını oku

Chunfen, Çin’in eski çağlarında “gündüz ile gecenin günü eşit olarak paylaştığı gün” olarak adlandırılırdı. Chunfen, her yılın 20 veya 21 Mart’ta kutlanır. Bu yılki Chunfen günü 20 Mart gününde kutlanacak. Eski kayıtlarda “Chunfen’da Ying ile Yang etkenleri günü paylaşır, bunun için gündüz ile gece aynı uzunlukta olur, soğuk ve sıcak etkenleri arasında da denge sözkonusudur” diye yazılıdır. Buna göre Chunfen’ın anlamı şudur: Chunfen’da gündüz 12 saat, gece de 12 saat sürer; Chunfen, bahar mevsiminin ortasındadır, yani mevsimi ikiye böler.

Eski çağlarda Çinliler 15 gün süren Chunfen sozununu üçe bölerdi: İlk 5 günde kırlangıçlar güneyden kuzeye döner; ikinci 5 günde gök gürültüsü duyulmaya başlar; üçüncü 5 günde yıldırım görülmeye başlar”. Yani Chunfen sezonundan sonra kırlangıçlar güneyden kuzeye uçar, yağmur yağarken gök gürültüsü ve yıldırım olur.

Chunfen sezonunun başladığı Chunfen gününde Güneş ışınları ekvatora direkt iner, gündüz ve gece hemen hemen aynı uzunlukta olur. Ardından Güneş ışınlarının direkt indiği noktalar kuzeye yönelir, gündüz uzanırken gece kısalır. Ancak kuzey yarıküreye bahar gelirken, güney yarıkürede mevsim sonbahar olur. Kuzey yarıkürede Güneş ışınları artarken hava ısınır, gündüz uzanır.

Chunfen sezonunda ülkenin kuzeyinde batıdan esen rüzgarın şiddeti artırken, kuzey bölgelerde sık sık rüzgarlı ve kumlu hava görülür. Doğudan sıcak hava kütleleriyle karşılaşılırken, uzun süreli yağmur günleri yaşanır ve soğuk hava meydana gelir.

Kaynak: cri.cn

Devamını oku

Ağaç kökü oymacılığı, Çin’in geleneksel halk sanatlarından biridir.

1. Ağaç kökü oymacılığının tarihi

Çin’in en eski ağaç kökü oyma eseri, 2300 yıl öncesine dayanıyor. Bu eser, Savaşan Devletler dönemindeki Chu Krallığı’na bağlı bir mezardan çıkarıldı. Sui ve Tang hanedanları döneminde (581-907 yılları arasında), Li Bi adlı biri, ağaç kökünü “ejderha pençesi” şeklinde yontarak imparatora sunmuş. Çin’in son iki feodal hanedanı Ming ve Qing hanedanlarında ise, ağaç kökünden eşya veya insan figürleri oyulmaya başlandı. Günümüzde halen devam eden bu halk sanatı, giderek daha çok insan tarafından seviliyor.

2. Ağaç kökü oymacılığında üsluplar

Bu sanat dalında, ağaç kökü doğal şekline göre yontulur. Kıvrımlı, yara izli, içbükey veya dışbükey gibi ağaç kökü şekillerine sık rastlanır. Ağaç kökü oymacılığında iki üslup vardır. Birincisi, basit oymacılık. Bu üslupta sanatçı, ağaç kökünün doğal şekline göre, gereksiz dalları keser ve fazla oyma yapmaz. İkincisi, karmaşık oymacılık. Bu üslupta ise sanatçı, ağaç kökünün önemli bir bölümünü titizlikle oyarak, kendi düşüncesine göre ona yeni bir biçim vermeye çalışır.

3. Ağaç kökü oymacılığının yaratım süreci

İlk olarak, malzeme seçilir. Ağaç kökleri genellikle ilkbaharın başlarında veya kış mevsiminde, ormanlardan veya nehir kenarlarından toplanır. Bunun yanı sıra, ağaç kökünün niteliği ve biçimine bakılır; genellikle sert ve şekilli kökler tercih edilir. Daha sonra, eserin konusu düşünülür. Konu belirlenirken, dikkat edilmesi gereken bir nokta, kökün doğal biçiminin bozulmamasıdır. Son olarak, ağaç kökünün kabuğu soyularak temizlenir ve oyulur.

4. Ağaç kökü oymacılığının ayrıcalıkları

Ağaç kökü oymacılığı, diğer sanatlardan farklı olan birkaç özelliğe sahiptir. Birincisi, doğallık. Ağaç kökü oymacılığında malzeme olarak doğadaki ağaç kökleri kullanılır. İkincisi, biriciklik. Dünyada biçimi tamamen aynı olan iki ağaç kökünün bulunması imkânsızdır. Çeşitli biçimlere sahip olan ağaç köklerinin her biri, kendine özgüdür. Bu nedenle, yaratılan eserleri taklit etmek hemen hemen imkânsızdır. Üçüncüsü, eksiklik. İnsanların zihninde, kurumuş ağaçlar ve koparılmış kökler mükemmel değildir. Ağaç kökleri, yalnızca bir sanat eseri olarak oyuldukları zaman bu eksiklik güzelliğe dönüşür. Bu bakımdan, ağaç kökü oymacılığı, güzelliği fark eden ve ortaya çıkaran bir sanattır.

Kaynak:cri.cn

Devamını oku

Çin’in Yunnan bölgesi çay ile meşhur 26 etnik grubun yaşadığı egzotik bir yermiş. Ben gitmedim, çayı çok seven yunnan halkının yaşadığı yer yalnızca çay ağacının beşiği değil, dünyada çayın taşındığı en tehlikeli yollardan biri olan “Chamagudao”nun da kaynağımış. Yunnan hakkında kısa bir açıklama yaptıktan sonra Yunnan halkının çay kültürü hakkında bir şeyler karalayacağız.

Yunnan’ın Dali kentinde yer alan tanınmış Cang Dağı’nın eteğinde, konuksever Bai etnik grubu, misafirlerini bölgeye özgü “Üç Aşamalı Çay”la karşılıyor.

“Üç Aşamalı Çay”ın ilk çayı, acı çay olarak adlandırılır. Bu, bir insanın, acı çekerek başarıya ulaşmasını simgeler. İlk önce kaliteli yeşil çay, toprak kap içine konulur ve ateşte kızdırılır. Çay yaprakları sararınca ve çay kokusu etrafa yayılınca, az miktarda kaynar suyla demlenir ve ateşte biraz daha ısıtılır. Çay suyu kehribar rengine dönüştüğünde çaydanlığa konulur ve ikram edilir.

Yaşamın önce acı sonra tatlı olması anlamına gelen ikinci çay, ilk aşamada hazırlanan çaya şeker, ceviz ezmesi ve susam tozu gibi malzemeler eklenerek hazırlanır.

Üçüncü çayın hazırlanması ise şöyledir: Çay suyuna siyah şeker, bal ve biber gibi malzemeler eklenir. Hem güzel kokulu ve tatlı, hem de biraz acı olan üçüncü çay, insanların kazandığı başarılardan tat almalarını simgeler

Rivayete göre, “Üç Çay”, Çin’in eski çağlarında Nanzhao kralının değerli konuklarını ağırladığı bir çay içme törenidir; daha sonra halk arasında yaygınlaşmış ve günümüze kadar gelmiştir. İlk çayın acı, ikinci çayın tatlı ve üçüncü çayın tadının ağızda uzun süre kalması “Üç Çay”ın özelliğidir.

Kaynak : cri.cn den derlenmiştir.

Devamını oku

Geçen günlerde Çin uçurtmaları hakkında bir yazı yazmıştım, orada Çin’de bazı uçurtmaların boyu 100 metreyi bulur demiştim. Arkadaşlardan hemen tepkiler geldi, 100 metre uçurtmamı olur sallama gibilerinden. Çin’in en büyük haber ajansı xinuanet imdadıma yetişti, bu gün ajansta gördüğüm haber beni de şok etti. 320 metre uzunluğunda 23 kilogram ağırlığında bir uçurtma yapmışlar.

Bunun çoğu kuyruk diyeceksiniz, oradaki uçurtmaların kuyruğu bizim yaptığımız çıtalılardan farklı. Kuyruğunu boru gibi düşünün, iki tarafıda açık, hava uçurtmanın yani çıtalıların olduğu yerden giriyor dip kısma gidiyor ve uçurtmayı havada tutunmasını sağlıyor. Zekice bir fikir :)

Devamını oku