Çin’in Yunnan bölgesi çay ile meşhur 26 etnik grubun yaşadığı egzotik bir yermiş. Ben gitmedim, çayı çok seven yunnan halkının yaşadığı yer yalnızca çay ağacının beşiği değil, dünyada çayın taşındığı en tehlikeli yollardan biri olan “Chamagudao”nun da kaynağımış. Yunnan hakkında kısa bir açıklama yaptıktan sonra Yunnan halkının çay kültürü hakkında bir şeyler karalayacağız.

Yunnan’ın Dali kentinde yer alan tanınmış Cang Dağı’nın eteğinde, konuksever Bai etnik grubu, misafirlerini bölgeye özgü “Üç Aşamalı Çay”la karşılıyor.

“Üç Aşamalı Çay”ın ilk çayı, acı çay olarak adlandırılır. Bu, bir insanın, acı çekerek başarıya ulaşmasını simgeler. İlk önce kaliteli yeşil çay, toprak kap içine konulur ve ateşte kızdırılır. Çay yaprakları sararınca ve çay kokusu etrafa yayılınca, az miktarda kaynar suyla demlenir ve ateşte biraz daha ısıtılır. Çay suyu kehribar rengine dönüştüğünde çaydanlığa konulur ve ikram edilir.

Yaşamın önce acı sonra tatlı olması anlamına gelen ikinci çay, ilk aşamada hazırlanan çaya şeker, ceviz ezmesi ve susam tozu gibi malzemeler eklenerek hazırlanır.

Üçüncü çayın hazırlanması ise şöyledir: Çay suyuna siyah şeker, bal ve biber gibi malzemeler eklenir. Hem güzel kokulu ve tatlı, hem de biraz acı olan üçüncü çay, insanların kazandığı başarılardan tat almalarını simgeler

Rivayete göre, “Üç Çay”, Çin’in eski çağlarında Nanzhao kralının değerli konuklarını ağırladığı bir çay içme törenidir; daha sonra halk arasında yaygınlaşmış ve günümüze kadar gelmiştir. İlk çayın acı, ikinci çayın tatlı ve üçüncü çayın tadının ağızda uzun süre kalması “Üç Çay”ın özelliğidir.

Kaynak : cri.cn den derlenmiştir.

Devamını oku

Geçen günlerde Çin uçurtmaları hakkında bir yazı yazmıştım, orada Çin’de bazı uçurtmaların boyu 100 metreyi bulur demiştim. Arkadaşlardan hemen tepkiler geldi, 100 metre uçurtmamı olur sallama gibilerinden. Çin’in en büyük haber ajansı xinuanet imdadıma yetişti, bu gün ajansta gördüğüm haber beni de şok etti. 320 metre uzunluğunda 23 kilogram ağırlığında bir uçurtma yapmışlar.

Bunun çoğu kuyruk diyeceksiniz, oradaki uçurtmaların kuyruğu bizim yaptığımız çıtalılardan farklı. Kuyruğunu boru gibi düşünün, iki tarafıda açık, hava uçurtmanın yani çıtalıların olduğu yerden giriyor dip kısma gidiyor ve uçurtmayı havada tutunmasını sağlıyor. Zekice bir fikir :)

Devamını oku

Biraz uçurtma takıntım var, çocukken uçurtmayı çok severdim, bir çok uçurtmam oldu. Annem sağ olsun, bir çoğunu uçurtamadan çöpe attı :( Bir tek oğlu varmış, onu uçurtmak için tepeye yollıyamazmış, sokakta da elektrik direklerine takılır elektrik çarparmış gibi bir sürü bahane. Tabi kaçamak yaparak gidiyorduk çıtalı uçurtmaya.

Çin’de bölgesel bir program izliyordum geçen sene, çok güzel uçurtmalar yapıyorlardı. O programı Çince kursundan arkadaşım fatih ile beraber izliyorduk uçurtma sevdam tekrar hortladı :) başladık karşılıklı uçurtma anılarımızı anlatmaya. Bu gün chinadaily de bu uçurtmayı görünce aklıma böyle bir yazı yazmak geldi.

Ama Çinlilerin yaptıkları uçurtmalar farklıydı, bizimde ilginç uçurtmalarımız vardı yarasa şekli, ejderha şekli v.b. Ama Çindeki uçurtmalar gerçekten farklıydı, onu nasıl havalandırdıklarını hala daha kafam almıyor. Uzunlukları 100 metreyi bulan uçurtmaları uçuruyorlar. Resimdeki uçurtmalardan daha farklı uçurtmaları da var.

Çin Uçurtmaları hakkında bulunan yazım için buraya bakın…

Devamını oku

Jingzhe sezonu, genellikle 5 Mart günü civarında başlar. Çin Ay Takvimi’ne göre yılın 3. sezonu olan Jingzhe’yle ilgili güzel bir efsane var.

Yaşadığımız bu dünyayı yaratan Pangu, 18 bin yıl yaşadıktan sonra ölmüş. Ölmeden önce sol gözü güneşe, sağ gözü aya dönüşürken, son nefesi rüzgar ve bulut, ağzından çıkan son sesi de gök gürültüsü olmuş. Gök gürültüsü sonbahar ve kışın topraklar altında saklanırmış, baharda köylüler ekim yaptığında gök gürültüsü toprak altından çıkarmış. Kış uykusunda bulunan yılan, akrep, kırkayak ve kaplumbağa gibi böcek ve sürüngenler, Zhe Böcekleri olarak da adlandırılır. Bütün kış mevsimin boyunca böcekler toprak altında yemeden, hareket etmeden kalır. Ama Jingzhe sezonunun başladığı gün, böcekler gök gürültüsü tarafından uyandırılır. Jingzhe, önemli bir sezondur. Bir gök gürültüsü, sadece Zhe böceklerini uyandırmakla kalmayıp, aynı zamanda tüm yerküreyi de uyandırır, canlılık getirir. ABD bilimadamlarının araştırmalarına göre, bir gök gürültüsü, yeryüzünde on binlerce gübrenin oluşumasına yol açar.

Eski çağlarda Çin’de Jingzhe’yle ilgili bazı örf ve adetler varmış: Çin’in bazı bölgelerinde insanlar, tütsüsü yakarak, özel olarak hazırlanan eşyalarla Gökgürültüsü Tanrısı’na tapınır ve bereketli bir yıl ile yeterli yağmur suyu dilermiş; Shanxi eyaletinin bir bölgesinde Jingzhe gününde armut yenilirmiş; Yunnan eyaletinin Xuanwei bölgesinde köylüler, Jingzhe sabahı serçe sesi duyunca hemen tarlaların kenarında üflemeli müzik aletlerini çalıp sihirli sözler söylermiş, çünkü böylece kuşların sonbaharda olgunlaşmış tahılları yemeyeceğine inanılırmış; birçok bölgede ilk gökgürültüsü duyulduğunda bir anne, çocuğunun yattığı yastığı çevirirmiş. Bunun anlamı, yerküredeki varlıkların uyanmış olduğu ve bir daha uzun uyumayacağıymış.

Jingzhe sezonunda hava daha da ısınmaya başlar. Örneğin Çin’in ortasından geçen Huaihe ırmağı havazasındaki hava sıcaklığı, 6, 7 derece olur, bir önceki sezon olan Yushui sezonuna göre 3 derece artar; havzanın kuzeyindeki bölgelerde yağmur yoğunluğu, 15 ile 20 mm bulurken, güneyindeki bölgelerdeki yağmur miktarı 20 ile 40 mm arasında değişir. Kırmızı şeftali çiçekleri açarken ve kırlangıçlar dönerken, Çin’in birçok bölgesi bahar ekimine girer. Çin’in orta bölgelerinde yaygın olan bir atasözü vardır: “Jingzhe sezonuna girilince, bahar ekimi bırakılmaz.” Kışın ekilen tahılların yavaş yavaş olgunlaşma mevsimine girdiği için Jingzhe sezonunda köylüler çok meşgul olur. Örneğin buğday için su miktarının fazla veya az olması tehlikelidir, çünkü her ikisi de zararlıdır. Bunun için köylülerin hava durumunu yakından takip ederek, don olayını, fazla ve az yağışı önlemeye çaba göstermeleri, ayrıca tarlalardaki böceklerin vereceği zararları önlemeleri gerekir.

Jingzhe, hava ısındığı ve çiçeklerin açıldığı bir mevsim olmasına rağmen, aynı zamanda hastalıkların da yaygın olduğu bir sezondur. Çin tıbbı, “olmuş hastalıkları değil, henüz olmamış hastalıkları tedavi etmeye” özen gösterir, yani hastalıkları önceden önlemeye önem verir.

Kaynak:cri.cn

Devamını oku


Bir çok arkadaşım dalga geçer benimle, Çin’e giderken yanında kaşık götür nasıl yiyeceksin o çubukla. Dünyada yapılan bir araştırmaya göre dünyanın %40 eliyle yemek yiyormuş, % 30 çatal kaşık kullanırken % 30 da çubuk yani kuai zi kullanıyor.
Kuai zi nin 3000 yıllık bir geçmişi var çatal kaşıktan eski. Eskiden isimleri Zhu imiş sonra isimleri jin olarak değiştirilmiş.

Peki kuaizi ismi nereden geliyor? Tarihi kayıtlar, Doğu Çin’de bulunan Yangtze Nehri’nin güneyinde yaşayanlar için “Zhu” ve “durmak” sözcüklerinin eşsesli olduğunu gösteriyor. Nehir kıyısındaki kayıkçılar “durmak” sözcüğünü tabu olarak kabul ederler, kullanmamaya çalışırlardı. Bu nedenle “Zhu” sözcüğünü de “hızlı” anlamına gelen “Kuai”yle değiştirdiler. Kuai zi’yı çinlilerin nasıl keşfettiğine gelince, eski insanlar yanan ateşten etleri almak için 2 dalı yada bambuyu kesip elleri yanmasın diye böyle bir yol deniyorlarmış. O günden bu güne gelenek asla değişmemiş hatta yurt dışında kuai zi eğitim merkezleri bile açılıyor.

Kuai zi nin yapısı çok basittir, çubukların üst kısmı dörtken ve biraz kalınken ucu yuvarlak ve biraz incedir. Masada yuvarlanmama ve ağzını dişini yaralamama gibi avantajları vardır. Küçükken çataldan dolayı dişini kıran bana ideal bir yemek yeme aracı :)

Peki efendim bu iki ince çubuğu herkes kullanırmı ? Kullanabilir ama ilk defa kullanıyprsunız yanınıza bir paket peçete alın :) Tutma şekli çok önemlidir, sırf yanlış tuttuğunuzdan beceremiye bilirsiniz. Ben bu konuda kurs verebilirim, kurs ücretleri biraz tuzludur :)

Her ne kadar Çinliler icat edip uzakdoğuda kullanılsa da bu çubuk (kuai zi) lar, ilk çubuk müzesi Almanya da açılmış. Ben gitmedim giden arkadaşlardan fotoğrafları yollarsa seviniriz. Müzede altın, gümüş, yeşim taşı ve hayvan kemikleri gibi değişik malzemelerden yapılmış 10.000 den fazla çubuk sergileniyormuş. Merak ettim şimdik.

Devamını oku