Yoğun bir dönemden geçiyoruz, İstanbul üniversitesi eğitim kampındayız, son dönemimiz olması itibari ile ateş çemberinden geçiriyorlar. Konumuz bu değil ama ders programımızda müthiş Salı dediğimiz bir gün var. Akşam saat 22:00 de okuldan çıkıyoruz. İlk dersimiz Dış ticaret işlemleri ve muhasebe uygulamaları dersimize, bizi bilgisiyle ezen (bu kelime muhasebeyi bildiğimizi zannetiğimizden eksiklerimizi kabullenememizden kaynaklanmıştır) Adem Elikara giriyor, zor hocalar genelde sevilmez bu hoca müthiş seviliyor aynı zamanda herkes tedirgin. Bundan sonraki dersimiz Sosyal Güvenlik hukuku derse Elif Eskin hocamız giriyor ne olduysa bu derste oldu…Bundan sonra da bir ders var, Denetim Muhasebesi ona da Gökhan Akyön hocamız giriyor. Dersimize giren her hoca favorilerimde, zirveye tırmanırken bize tecrübelerini anlatmalarını çok ama çok seviyorum.

Sosyal haklarımızı anlatıyor Elif hocamız, bir soru soruluyor hocaya hocam biz çalıştık SSK mız ödenmemiş bunu nasıl ispat edeceğiz ? Anlaşılan sadece benim önceki şirketim değil bir çok firmada bizim gibi öğrencileri sömürüyor. Hoca bunun bir çok yöntemi olduğunu söylüyor, o firmada bir yerlere imza atmışsınızdır v.s. gibi bir sürü yöntem varmış. Ders bitiyor hocanın yanına damlıyorum, ben bir şirkette 28 ay çalıştım ve SSK primlerim ödenmemiş, şirkette 10 ay staj yaptığımı da bildiriyorum 18 ay SSK primlerim ödenmiyor. Hoca bana güzel güzel yapacaklarımı anlatıyor. Bir soru daha soruyorum şirketten 5 ay önce çıktım dava açabilme hakkım var mı? Güzel bir cevap daha 5 yıl boyunca dava açabilirsin diyor.

Acayip gaza geldim tutmayın beni dava açacağım Atateks’e :) ama öncelikle bazı konular hakkında araştırma yapmam gerekiyor, Bu dava bana kaç paraya patlar? dava açsam alacağım para nedir? İşletme dersinde hocamızın (Neşe Çapraz) anlatmış olduğu Fırsat maliyetini yapmak zorundayım…

Bu olayı orada çalışırken çok sevdiğim abi ve ablalarıma soruyorum, açma diyorlar şirket zaten kötü durumda nasıl para alacaksın ? Babamın “baktın İstanbul yanıyor bir odunda sen at” sözleri de kulaklarımı tırmalıyor.

Bütün görüşleri değerlendirip düşünüyorum, Elif hocamızın Hak istenmez alınır sözleri beni acayip gaza getirdi. Acaba dersimizle alakalı bir konuda dava açsam dönem ödevi yerine geçer mi? Hoca bana 100 verir mi ? :)

Bazı arkadaşlarda çabuk aç davayı yasa değişince belki hiçbir şey alamazsın diyorlar. Hukuk derslerinde uyuyanları tespit etmek kolay oluyor:) Vergi hukuku dersimizde hocamız açılan dava olayın olduğu zamanki kanun ve kurallar ışığında incelenir demişti dolayısı ile yeni yasa benim bu olayımı etkilemiyor. (yeni yasa çıkarmasınlar)

Niyazi yükselin talebi yüzünden yazının başlığı değiştirildi.

Devamını oku

İstanbul üniversitesinin karşısında bir firmada çalışıyorum, genellikle mutfak eşyaları, bone china yemek takımları, ahşap ve bir çok ürün ithal ediyoruz. Ürünlerimiz kaliteliler ve ücretleri de piyasadaki ürünlere göre biraz yüksek aynı kalitedeki ürünlerin bayağı altında. Fiyatının kendisi ile aynı kaliteli ürünlerde aşağıya olması reklam değil sadece rakiplerinin markalaşmış olması çalıştığım firmanın markalaşmaya yavaş yavaş başlaması. Firmada tezgahtarlık yapmıyorum, ara sıra alt kata iniyor ürünleri inceler fikir az çok kalitelerini anlamaya çalışıyorum. Aşağıda her türlü insan ile karşılaşmak mümkün, çok sinir bozucu müşteriler oluyor. Geçen biri eşi ile birlikte dükkana girdi, adamın elleri cebinde kendinden emin üründen çok ama çook iyi anladığını sanan ukala biri. Biz perakende satmıyoruz ama bazen satarız, böyle tiplere satmamak için de kibarca bir şekilde göndeririz. Üründen çok iyi anlayan vatandaş yemek takımına bakıyor, porselen desem o fiyattan her türlü satabilirim ama malın bone china olduğunu söylüyorum. Bizim çok bilmiş, bone china bilmediğinden porselen bile o fiyat zor eder diyor :) ( Bone china porseleni normal porselenden 2 kat ürününe göre daha da pahalı olabilir) Bone China porseleninin kemik tozundan yapıldığını, bone china’nın sadece Çinde değil, Fransa’da, Japonya’da, Malezya’da kısacası dünya da bone china adında üretildiğini ve satıldığını anlatma gereği dahi duymuyorum. “Ben kazıklanmam arkadaş edası ile çıkıp gidiyor :) Tüketici ön yargısından kolay kolay vazgeçmeyecek.

Uzun zamandır insanların bu Çin mallarına karşı bakış açısı ne zaman değişecek diye düşünürüm. Cumartesi günü Yönetim Muhasebesi dersine giren hocamız (Ömer Faruk Yaşaroğlu) bir çorap fabrikasından bahsederken, Çin malları kalitesiz değil diyor, adamlar istediğiniz kalite mal yapıyorlar dedi. Bende ilk defa Çin malları hakkında böyle düşünen birini görmenin sevinci ile böyle bir yazı yazmaya karar verdim :)

Devamını oku


Beş haftalık tatilin ardından İstanbul Üniversitesi bahar dönemi eğitimine başlıyacak. Evet bu dönem benim istanbul üniversitesindeki son dönemim. Buradaki eğitimim bittikten sonra 北京大学 Beiing University Pekin Üniversitesin de eğitimime devam etmeyi düşünüyorum. İş çevrelerinden 上海大学 Shanghai Üniversitesin de yada 深圳大学 shenzhen Üniversitesi oku gibi talepler gelse de ben pekin de okuma taraftarıyım. Büyük ihtimalde orada okuyacağım. Evet bir dönem daha bana katlanacak İstanbul Üniversitesi, gerçi ben onların gururuymuşum :) Her ne kadar sevenlerimiz olsa da sevmiyenlerimiz de çok. Meyve veren ağaç taşlanır diyelim işin içinden çıkalım. 4 ay sonra tamamen okulum bitmiş olacak belki 4,5 ay sonra pekinde olacağım. Bu 4 ay boyunca aldığım bazı kararlar var; 4 ay boyunca hiç bir dersi aksatmayacağım, sınıfça aksatırsak aksatacağım, kimseyi kırmayacağım…

Bu topraklardan ayrılıcağı kafasına gelince insanın huzursuz oluyor; kim bu topak uğruna olmaz ki feda, şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda.

Tabi hedeflerimiz ve ideallerimiz uğruna bazı zorluklara katlanmak zorundayız bunun için Çin’e gideceğim inşallah.

Neyse yarın okul harcını yatıracakmışım 331 YTL diğer okullara göre biraz yüksek. Yönetimdekiler sizin 1 yıllık masrafınız 7.000 $ dese de bizim yılda verdiğimiz 662 YTL harç parası bize koyuyor. Kimi arkadaşlarımız İBB den burs alıyor. Aldığı para yılda 700 YTL ancak harcını karşılar. Yol parası, yemek parası, kitap, giyim, yurtta kalıyorsa yatak parası gibi masraflarımızı da koyarsanız bayağı bir ekonomik yük ile karşılaşıyoruz. Birde benim gibi çeşitli kurslara gidiyorsanız (ingilizce, çince v.s) masraflarınız duble oluyor.

Ben bir çok konu da rahatım, ailemle kalıyorum, yemek yememeye dikkat ediyorum geçen güz dönemi vize haftası yediğim patates kızartmasından zehirlendim, iş yeri ile okulumun karşılıklı olması da benim için avantaj, işte yeyip gidiorum. Yol parasına gelince zaten işe gitmek için o parayı veriyorum okuluda aradan çıkarıyorum :) Kitap konusunda herkesten fazla harcama yapıyorum, çok kitap okuyorum tek giderim bu oluyor galiba. Birde kurs masraflarım var tabi, onu da bu blog çıkaracak yakında :)

Devamını oku

1 temmuz 1997 kadar ingiliz sömürgesi olan HongKong dünyanın en gelişmiş şehirlerinden biridir. Çin’in güneyinde bulunmaktadır, ticaret, endüstri ve turizm merkezidir. Uzun kuleleri ile dikkat çekmektedir. Yer sıkıntısı yaşadıklarından konfeksiyon makinalarını sekizinci hatta onikinci katlarda üretim yapanları görebilirsiniz. Honk Kong hakkında daha fazla için buraya bakabilirsiniz.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=Pvnt38eDRu8]

Devamını oku

Hakkında aranma kararı olan bu hoca, her ne kadar maymunları çok sevip hayvan severlerin sevgisini kazansa da blogcuların sevgisini kazanamamıştır. 17 ağustos 2007 de wordpress kapattırmış, sebebi ona küfür eden 3 – 5 çapulcu blogu göstererek tüm blog aleminin tepkisini çekmiştir. Sadece 3 – 5 blog ona küfür ederken şuan da tüm blog yazarları kendisine koro halinde küfür etmektedirler.

Eski bir Harun Yahya okuyucusu olduğumdan bu konu hakkında sessiz kalmayı tercih edenlerdendim. Onun yüzünden işkence çekip wordpress ten blogspot’a yazılarımı taşımak tam 1 günümü aldı. Ziyaretçi sayımda 10/1 ine düştü. Zamanımı çaldın Adnan Oktar, okuyucularımı çaldın.

Neyse efendim Ömer kardeşimiz bu hoca efendiyi çok sever hatta onun bir kitabını bana hediye verdiğini bile hatırlıyorum. WordPress olayından sonra bu hoca bize karşı tüm inancını yitirmekle kalmayıp aynı zamanda tepkimizi de çekmeyi başarmıştır. Onun amacı popüler olmak olduğundan bu yazımla amacına ulaşmasında yardım ettiğimden mükafatımı Garanti Bankası Keresteciler şubesine yollamasını da parantez içerisinde belirteyim.

Ömer kardeşimiz blogunda bir çok kez ama bir çok kez Adnan hoca diye gezinen hocayı yazdığından avukatlarından bir mail almış. Orası işin geyiği tabi hiçbir eleştiriye tahammül edemeyen hatta eleştiri bile olmayıp sadece ve sadece gazetede gördüğü haberi yazdığından dolayı ömer kardeşimize dava açmaya kalkmışlar. Haberin aslı sabah gazetesinde olsada sabah gazetesine diş geçiremediklerinden blogcularla uğraşmaya başlamışlar.

Adnan ve saz ekibine buradan şunu demek istiyorum. Adnan hocayı takip ediyorsanız bir sözü var “ fikre fikirle karşılık verilir” ömer kardeşimiz Adnan hocaya hiçbir hakaret ve kötü sözde bulunmadığı gibi sadece yüce yargının arama kararını yazdığından ömer kardeşimizi dava etmek yada tehdit etmek ne derece doğrudur ?

Ben diyorum popüler olmak istiyorsunuz, bak bende sizi yazdım bir çok blogcu da yazacak amaç bizim bloglarımızda yazılmaksa ben bu yazı işini 100 YTL ye yazıyorum. Bunu da unutmadan Garanti keresteciler şubesine yollayın.

Bu yazıyı yazarken 63 kere….

Devamını oku