Perşembe günü referans gazetesinde , Fiba Group ve Turkmall ortaklığındaki Star Mall ile Çin’in kuzeyinde bulunan Shenyang kentinde alışveriş merkezi kuracağı haberini okudum. Vize haftasında olduğumuzdan aynı gün haberi duyuramadık. Geçikmeden ötürü özür dileriz..

Fiba Group Yönetim Kurulu Hüsnü Özyiğit açıklamasında Çin’de bu proje ile sınırlı kalmayacaklarının projelerin devamının geleceğinin de haberini verdi.

Star Mall CEO su Bület Ulusoy’da Shanghai, pekin değil bu tür şehirlerin avantajlı olduğunu diğer projelerinin Çin’de gelişmekte olan şehirlerde olacağını ifade etti.

Alışveriş merkezi 2010 yılında tamamlanacakmış…

Yapacak oldukları bu yatırımdan dolayı, Fiba Group ve Turk Mall ortaklı Star Mall’i tebrik ederiz.

Devamını oku


1. Serbest Bölgelerimize Çinli yatırımcı çekebilmek için üst düzeyde temas kurulmalı.

2. Düşük fiyatlı ürünler yerine kaliteli ürünlere yoğunlaşılmalı.

3. Hitap edilmesi gereken hedef tüketici kitlesinin orta-üst ve üst gelir grupları olmasına dikkat edilmeli, ürün profili bu grupların beklentilerine göre şekillendirilmeli.

4. İhracat ya da yatırım, her ne amaçla olursa olsun, mutlaka yerel piyasada fiilen sürekli eleman bulundurulmalı, şirket olmasa dahi mutlaka temsilcilik açılmalı.

5. Özellikle kültürel farklardan kaynaklanacak kayıpları en aza indirmek için istihdam edilecek kilit role sahip personelin ücretlerinin tespitinde Çin standartlarının üzerinde bir maliyete katlanmanın bir zaruret olduğu gözden kaçırılmamalı, aksi halde çok önemli bir personelin, özellikle yabancı yatırımların yoğun olduğu bölgelerde küçük bir ücret farkı için işi bırakabileceği unutulmamalı. Dünyada şirketler arasında ortalama %3 seviyelerinde tolere edilen kalifiye eleman sirkülasyonu oranının, Çin’de %10’ların üzerinde olduğu dikkate alınmalı.

6. Kişisel dostlukların çok önemli olduğuna, kontrat imzalamanın son 10 dakikalık bir prosedürden ibaret bulunduğuna, ancak tatminkâr ve sağlıklı kontratlar imzalayabilmenin yolunun sıcak ilişkilerden ve dostluk yemeklerinden geçtiğine dikkat edilmeli.

7. Herhangi bir ürünün pazarda tutundurulmasının zaman istediği, zaman anlayışının ülkemizdekiyle asla örtüşmediği, Çinlilerin çok yavaş işlem yürütülen bankalarda bile sıralar halinde, hiç tepki göstermeden saatlerce ve sabırla beklemeyi tolore edecek bir kültürden geldikleri mutlaka hesaba katılmalı.

8. Profesyonel ihtisas fuarlarına, belirli bir hedefe ulaşana kadar sabırla iştirak edilmeli ve fuarın yetkinliği mutlaka araştırılmalı.

9. Yazılı olmayan kurallar, keyfi uygulamalara karşı korunmanın en güvenilir yolunun uzman danışmanlık hizmeti almak olduğu kavranmalı, Çin pazarına girmenin bu nedenle ortalamanın üzerinde emek ve para gerektirdiği göz önüne alınarak mali porte hesaplanmalı.

10. Marka olmanın dış ticaret başarısındaki önemi her ne kadar ortadaysa da özellikle orta-üst gelir düzeyine hitap edecek konfeksiyon ürünlerinde markalı ürünlerin kalitesini hatırlatacak tarzta “stil” yaratabilmenin arayışları içinde olunmalı.

11. Hazır giyim alanında “department store” türü alışveriş merkezlerinde yer kiralama imkânları araştırılmalı.

12. Çin’de çok önemli bir yeşil çay üretimi ve geleneği bulunmakla birlikte, geleneksel ihraç ürünlerimizin yanında siyah poşet çay ve diğer meyve çayları konusunda, özellikle dışa açılan, en çok yabancı sermaye çeken, kalkınmada öncelikli doğu sahili kentlerinde bulunabilecek potansiyelden yararlanma imkânları incelenmeli.

13. Geleneksel ihraç ürünlerimizin yanında, önemli satış potansiyeli olabileceği düşünülen ayakkabı boyaları, süet ve nubuk ayakkabı boyaları ve bakım ürünleri ile ayakkabı cilalama süngerleri için de pazarlama çalışmaları yapılmalı.

14. Özellikle mermer ihracatının getirisinin artırılabilmesi için, gerekirse bir kaç firmanın bir araya gelmesi suretiyle Çin’de mermer işleme imkânları araştırılmalı.

15. Ticaret yapmaya kalkışmadan önce, mutlaka hedef ürün tespiti yapılarak karar verilmeli ve Ticaret Ataşeliği ya da Ticaret Müşavirliği’nden alınacak bir kaç sayfalık ithalatçı listesine mektup yazarak Çin pazarına girilemeyeceği, kişisel çaba ve çalışmaların sürekliliğinin çok önemli olduğu, pazarda sürekli bulunmak için en azından bir temsilcilik ofisi açmanın faydalı olacağı iyi anlaşılmalı.

16. Gerektiğinde, özellikleri fazlaca bilinmeyen bir pazarda zaman ve para kaybetmek yerine, bu ülkede yerleşik Türk aracılar da dahil olmak üzere, aracı ile belirli bir bedel karşılığında çalışılması bir kayıp olarak görülmemeli.

17. Carrefour gibi zincir marketlerde bazı Türk gıda ürünlerinin Türk Bayrağı etiketli raflarda satılmakta olduğu dikkate alınmalı ve tüketiciye ulaşmada kalite imajı yüksek marketlere yönelik pazarlama ve tanıtım faaliyetleri yürütülmeli.

18. Finansal imkânlar ölçünde mümkün olduğunca reklam ve tanıtıma önem verilmeli.

19. Reel sektör dışında, özellikle turizm alanında gelişme kaydedebilmek ve turizm gelirlerimizi artırabilmek için Çin’de popüler olan bazı seyahat yazarları Türkiye’de misafir edilmeli, bu kişilere etkin tanıtım yapılmalı ve böylelikle bu yazarların ülkelerine dönüşte çalıştıkları basın yayın organlarında Türkiye’nin tanıtımını yapmaları sağlanmalı

Kaynak: www.musavirlikler.gov.tr

Devamını oku


1. Sağlam kontratlar yapılmalı: Hukuksal danışmanlık alınmalı açık ve güvenilir kontratlar yapılmalı, Çinli ortağın hukuksal konularla ilgili tavsiyeleriyle hareket edilmemeli.

2. Projelerin gerçekleştirilebilirliği, profesyonel destek almak suretiyle iyi araştırılmalı: Bir iş projesinin kârlılığının tespitinde sunulan teşviklerin cazipliği veya verilen sözlerle değil, rasyonel kârlılık hesabı ile hareket edilmeli, çok hızlı büyüyen bir ekonomide geleceği kestirmenin zorlukları göz önünde bulundurularak, uzun dönemde kâra geçmesi beklenen işlerden kaçınılmalı. Pazara girmek konusunda gösterilmesi gereken sabır, sarfedilmesi gereken çaba ile faaliyete geçtikten sonraki kârlılık beklentisine ilişkin süreler birbirine karıştırılmamalı.

3. Ortaklık kurulacaksa karşı taraf iyi tanınmalı: İhtilafa düşülmesi halinde Çin mahkemelerinde hak kaybına uğramamak için “kazan-kazan” formülü ile tasarlanacak anlaşmaların kurulabileceği ortaklık seçimine dikkat edilmeli.

4. Mevzuat iyi bilinmeli: Yerel otoritelerin, kendi bölgelerinde merkezi hükümetin kurallarının uygulanmayacağına ilişkin sözlerine çok itibar edilmemeli ve merkezi uygulamalarla ilgili olarak da mutlaka hukuksal danışmanlık alınmalı, uygulanmayacağı sözü verilen merkezi kuralların, problemle karşılaşıldığında aniden uygulanabilir hale gelebileceği unutulmamalı.

5. Problemlerle karşılaşmadan önce doğması muhtemel sorunlar araştırılmalı: Herşeyin kötü gitmesi halinde, tolere edilebilecek kayıplar hakkında planlama yapılmalı. Çin’de kişisel ilişkilerin çok önemli olduğu, ortakların bazen imaj bozucu etki yaratmamak, kişisel ilişkileri ve çıkarları yıpratmamak adına potansiyel problemler hakkında çok gerçekçi davranmadıkları, aynı zamanda Çinli ortakların, hükümetin, partinin ve meslek kuruluşlarının baskısı altında olabileceği hatırlanmalı.

6. Gerçekçi risk analizi yapılmalı: Risk analizi yaparken diğer ülkelerin koşulları ile düşünülmemeli, proje çok riskli görünüyorsa girmekten kaçınılmalı.

7. Ödeme koşullarına dikkat edilmeli: Çin’e yapılan bir satışta, satış bedelinin küçük bir kısmına tekabül eden miktarda akreditif açılmasının, kalan kısmın ise teslimattan sonra belirli bir zaman dilimi içinde yapılmasının ihracatçı tarafından kabul edilmesi, “Çin’de iş yapmanın bilinmediği” anlamına geleceğinden ve aldatılmaya müsait olunduğunu düşündüreceğinden, teslimat sonrasına bırakılacak bu tür riskli alacaklarla satış yapılmamalı, Çinli firmaların satışlarında, teslimat sonrasına büyük oranlı riskli alacak bırakmak gibi bir uygulamalarının bulunmadığına dikkat edilmeli.

8. Taklitçiliğe dikkat edilmeli: Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması için Berne Konvansiyonu kapsamında tescil ve patent işlemleri yapılmış olsa dahi Çin’de de tescil ve patent işlemlerini yaptırmanın gerekliliği unutulmamalı.

9. Dış ticaretin kontrat ve akreditifle yapılmasına özen gösterilmeli: Özellikle Çin’den yapılacak ithalatta malların nitelik ve niceliği mutlaka gümrükte malı ithal etmeden tespit ettirilmeli, gümrükten malı çektikten sonra malın efsafına uygun olmamasından ya da miktarının eksik olmasından doğacak şikayetlerin kolaylıkla çözülemeyeceği bilinmeli, muhtemel uyuşmazlıkların ne şekilde halledileceği kontratla belirlenmeli, tahkim veya mahkeme yoluyla uyuşmazlık çözümüne gidilmesi halinde hangi ülkede uyuşmazlıkların çözüleceği açıkça belirlenmeli.

10. Önceden tedbir alınmalı: Yukarıdaki maddede belirtilenler yapılmaksızın gerçekleştirilen bir dış ticaret işleminden doğan zararın telafisinin çok daha fazla emek, zaman ve harcama gerektireceği hatırda tutulmalı.

11. Standartlara dikkat edilmeli: Özellikle ithalatında zorunlu standart bulunan ürünlerin nakliyesi yapılmadan önce Çin’de uygunluk denetimi yaptırılmalı ve zaman kazanmak amacıyla Türkiye’de yaptırılması planlanan denetimlerde çıkacak problemin çözümünün daha maliyetli olacağı unutulmamalı.
Kaynak: musavirlikler.gov.tr

Devamını oku


Şanghay’ın Türk Ticaret Ataşesi M. Göktuğ Bayrı’ya göre Türk girişimcilerin Çin’de iş yapması için 10 altın kural şöyle:

1-ABD’li uzmanların raporuna göre; Çin’de başınız ağrımadan iş yapmak istiyorsanız ya işe başlamadan önce avukatınıza para ödeyip gerekli danışmanlığı alın sağlam bir kontrat hazırlayın ona göre iş yapın ya da bu parayı hiç vermeyin sorunla karşılaştıktan sonra avukatınıza daha çok para verin.

2-Çin pazarında sabretmeden, para harcamadan para kazanmak yok. Avukatınız dışında tercümanınıza para ödeyeceksiniz, fuarlara para ödeyeceksiniz. Kendinizi güvene alacaksınız.

3-Çin’de güven unsuru çok önemli. İlişki kurarken birtakım dostluk ritüelleri yemeler içmeler, çok yaygın; iş yapmanın ayrılmaz parçaları.

4-Akdenizliyiz, hemen diyoruz ki gelip konuşup işi bitirelim. Ama Çinli öyle değil bir kere anlattığı şeyi döner 20 kere yine anlatır. Bıkmadan dinleyeceksiniz bıkarsanız bu pazarda iş yapamazsınız.

5-Çin’de Konfüçyüs bir yol çizmiş ve hedef önemli değil, hedefe giden yol önemli.

6-Çin’de bir anlaşmayı imzalamak üç saniyelik bir iş. O iş bitene kadar günlerce müzakere edersiniz, saatlerce size yemek ısmarlarlar. Hatta yaptıkları ikramların altında ezilirsiniz. Çinli bunu sizi tanımak için yapar tanıdığında emin olduğunda bir an içinde anlaşmayı imzalar.

7-Ticari ateşeliğe e-posta göndererek Çin’de mal satılmaz. Ama e-ticaret, ticaret müşavirliğine e-mail atmak değil, ’bana 10 tane firma gönder de ben onlara yazayım’ demek değil.

8-Çinli muhatabının ülkesinde temsilciliği de olsun istiyor. Üründe bir sorun çıktığında direk muhatabını da görmek istiyor.

9-Çinli gelip malı almaz. Malı Çinlinin ayağına götüreceksiniz.

10-Bu nedenle bıkmadan usanmadan Çin’de yapılan fuarlara katılacaksınız. Çinli ürünü görmeden dokunmadan almak istemiyor.

Kaynak: www.patronlardunyasi.com / Çağrı Bilgin

Devamını oku


Çin kültüründe olmayan bir ürün Fındık. Böyle ürünlerin pazarda tutunması çok zordur birde pazar 1.3 milyar insana hitap ediyorsa. Aynı pazar reklam çöplüğü ise her yerde reklam varsa, evinize gelen faturalarda, banka extrelerinde v.s. daha zordur pazarda tutulmak.. Fındık Tanıtım Grubu FTG Çine fındığı tanıtmayı başarmış bir topluluk. İşe fındığa Çince isim bulmak için bir yarışma düzenleyerek başlayan FTG Weizhenguo ismini uygun görmüştür. İsim koyulmasından sonra 2001 Ağustos ayından itibaren çeşitli reklam ve tanıtım faaliyetleri ile Çin pazarında yer edinmiş müthiş bir girişim örneğidir..
FTG’nin başarıları bununlada sınırlı değil. İlk okullarda fındık dağıtımı, gıda fuarlarındaki tanıtım taktikleri, Çin medyasınında dikkatini çekmişki bir çok basın kuruluşunda haber olmuş. FTG yi tebrik ediyor örnek girişimlerini Çin pazarına girmek isteyen tüm girişimcilere ışık tutması dileğiyle.
FTG yaptığı çalışmalar için tıklayınız..
FTG Çinde bulunan web sitesi..

Devamını oku