
Çin ekonomisi, yılın sonunda 2007′ye ilişkin memnun edici bir “karne” sundu:
2007 yılının ilk üç çeyreğinde Çin ekonomisinde istikrarlı ve hızlı büyüme korundu. Kentlilerin ve kasabalıların geliri önemli ölçüde yükseldi. Enerji tasarrufu sağlama ve kirlilik salımını azaltma çalışmalarında yeni gelişmeler elde edildi. Bu başarılar kamuoyunun dikkatini çekti.
Bazı yabancı ülkelerin siyaset adamları, uluslararası örgütlerin yetkilileri ve ekonomistler gazetecilere verdikleri demeçlerde, yakından izledikleri Çin ekonomisi hakkında görüşlerini ifade ettiler. Şimdi 2007 yılı Çin ekonominde elde edilen başarıları beraberce gözden geçirelim.
2007 yılının ilk üç çeyreğinde, Çin’in gayri safi yurt içi hasılası, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 11.5 artarak, 16 trilyon yuanı geçti. Uzmanların tahminlerine göre, 2007 yılında Çin’in ekonomik büyüme hızının yüzde 11′i geçmesine kesin gözle bakılıyor. Avrupa Birliği’nin Çin’deki heyet başkan yardımcısı Franz Jessen, Çin ekonomisinin hızlı büyümesi hakkında şöyle konuştu:
“2000 yılında Çin hükümeti, gelecek 10 yıl içinde gayri safi yurt içi hasılasının dört misli artması hedefini ortaya koydu. Bu büyüme hızıyla Çin hükümetinin ’11. Beş Yıllık Planı’nda belirlenen her hedefi gerçekleştirebileceğine inanıyorum.”
2007 yılı boyunca Çin vatandaşlarının tüketimi hızla arttı. Tüketimin bu yılın ilk üç çeyreğinde ekonomik büyümeye yaptığı katkı yüzde 37′ye ulaştı. Çin ekonomisini büyüten diğer iki unsur olan ihracat ve yatırım, tüketimle kıyaslandığında geride kaldı. Aynı dönemde ihracatta 0.6 puan artış görülürken, yatırımda düşüş yaşandı.
Bunun yanı sıra 2007 yılında Çin’in sosyal güvenlik kapsamı genişletildi. Yaşlılık sigortası, sağlık sigortası, işsizlik sigortası gibi sosyal sigortalara katılanların sayısı arttı. Bunlar, merkezi mali kurumun benzeri konulara ayırdığı bütçenin artmasından kaynaklandı. Uluslararası Para Fonu’nun Çin’deki baştemsilcisi Vivek Arora bu konu hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
“2007 yılında Çin hükümetinin eğitim ve sağlık gibi alanlara ayırdığı bütçenin artması bizi sevindirdi. Bu, vatandaşların yaşam seviyesinin yükselmesine yararlı olacağı gibi makro ekonominin dengeli şekilde gelişmesine yardımcı olacak.”
2007 yılında Çin ekonomisinde kolay sağlanmayan başarılar elde edildi. 2006 yılının başlarında yatırımda aşırı hızlı artış görüldü. Fazla kredi açıldı ve ticaret fazlası, ticaret açığına göre çok daha fazlaydı. 2007 yılında ise mal fiyatları sürekli yükseldi. Bu sorunlar karşısında Çin hükümeti, ekonominin istikrarlı şekilde gelişmesini güvence altına almak için makro düzenleme yöntemlerini zenginleştirdi. 2007 yılında Çin Merkez Bankası, beş defa faiz oranını yükseltti.
Para politikasının dışında enerji tasarrufu ve kirlilik boşaltımını azaltma, Çin’in makro düzenlemeleri için diğer bir önemli yöntem oldu. Yılın sonunda resmi kurumlar tarafından verilen bilgilere göre, bu yılın ilk üç çeyreğinde gayri safi yurt içi hasılanın birim başına düşen enerji tüketimi, 2006 yılının aynı dönemine oranla yüzde 3 azaldı. Sülfürdioksit ve Kimyasal Oksijen İhtiyacı (COD) gibi önemli kirlilik salımında ilk defa düşüş yaşandı. Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Özel Komitesi Başkanı Rajendra Pachauri, yeni sona eren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Toplantısı’nda Çin’in elde ettiği başarılardan övgüyle söz etti. Pachauri, özellikle Çin’in yenilenebilir enerjinin kullanımı ve enerji kullanım veriminin yükselmesi konusunda harcadığı çabalardan takdirle söz ederek şöyle konuştu:
“Çin, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve diğer yenilenebilir enerjilerin kullanımının yaygınlaştırılması konusunda çaba harcıyor. Çin, enerji kullanım veriminin yükseltmeye ve sera gazının salımını azaltmaya çabalıyor.”
Yabancı ekonomistler, Çin ekonomisinin hızla büyümesinin dünyaya büyük katkıda bulunduğunu savundu. Uluslararası Para Fonu tarafından yayınlanan dünya ekonomisine bakış raporunda, 2007 yılında Çin’in ABD’yi geride bırakarak, dünya ekonomisine en çok katkı yapan ülke haline geleceği kaydedildi.
Kaynak: cri.cn

Çin Ulusal Halk Meclisi Maliye ve Ekonomi Komisyonu Başkan Yardımcısı Shi Guangsheng, yabancı sermaye değerlendirme çalışmalarının niteliğini ve düzeyini daha da yükselteceklerini söyledi.
Shi Guangsheng, dün (16 Aralık) Beijing’de düzenlenen “9. Çinli Ekonomistler Forumu”nda yaptığı konuşmada, yabancı yatırımları yüksek ve yeni teknoloji ile ileri imalat ve çevre koruma sektörlerine yönlendireceklerini, enerji ve kaynak tüketimi yüksek, kirliliği fazla olan sektörlere yönelik yabancı yatırımları yasaklayacaklarını, aynı zamanda çok uluslu şirketlerin Çin’de Ar-Ge merkezleri kurmasını teşvik edeceklerini kaydetti.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı tarafından açıklanan 2007 Dünya Yatırım Raporu’na göre, geçen yıl Çin, değerlendirdiği yabancı doğrudan yatırımlar bakımından dünyanın beşinci sırasında yer aldı. Çin’in fiilen değerlendirdiği yabancı sermaye miktarının geçen Kasım ayı sonu itibariyle 747 milyar doları aştığı bildirildi.
Kaynak:cri.cn

2007 yılında küresel gayri safi yurtiçi hasılaya olan katkısı hızla artan Çin, dünya ekonomisinin güçlü motoru haline geliyor.
Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmasından bu yana geçen 6 yıl içinde Çin ekonomisi dünya ekonomisiyle gün geçtikçe daha çok kaynaştı. Veriler, bu yıl içinde Çin’in dış ticaretindeki hızlı büyüme eğilimi korunurken, ülkeye giren yabancı sermayenin istikrarlı şekilde arttığını, kullanılan yabancı sermaye kalitesinin de yükselip, yeni ve yüksek teknolojiye dayalı sektörler, araştırma-geliştirme alanları, üst düzey imalat ve çevre koruma sektörü alanlarındaki yabancı sermaye oranının daha da arttığını gösteriyor. Günümüzde 30 bini aşkın Çin işletmesi çokuluslu işlere katıldı ve bu işletmeler dünyanın 160′tan fazla ülke ve bölgesine yatırım yaptı. Dünya Bankası tarafından yapılan tahminlere göre, bu yıl Çin ekonomisinin dünyanın gayri safi yurtiçi hasılasının büyümesine olan katkısı yüzde 16′ya ulaşacak. Uluslararası Para Fonu’nun “Dünya Ekonomisine Bakış” adlı raporunda Çin’in dünya ekonomisinin en büyük itici gücü haline geldiği kaydedildi.
kaynak:cri.cn

Çin Devlet İstatistik Müdürlüğü’nce açıklanan son istatistikler, kasım ayında Çin’deki tüketici fiyat endeksinin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,9 oranında yükseldiğini ve enflasyon baskısının büyüdüğünü gösterdi.
Bu yılın ocak ile kasım ayları arasında ise Çin’deki tüketici fiyat endeksi, geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 4,6 oranında arttı. Devlet İstatistik Müdürlüğü Baş Ekonomisti Yao Jingyuan, 2007 yılında, bütün yıl için tüketici fiyat endeksindeki artış oranının yüzde 4,7 olacağını ve bunun 1996 yılından bu yana kaydedilen en yüksek oran olacağını belirtti. Çin Bankacılık Yönetim ve Denetim Komitesi Başkanı Liu Mingkang da şu anda Çin’de yaşanan enflasyonun esas olarak gıda ve petrol fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığı görüşünü savundu. Çin hükümeti, fiyat artışlarının açık enflasyona dönüşmesini önlemeyi, önümüzdeki yıl makro düzenlemeler çerçevesindeki en önemli iki görevden biri olarak belirledi.
Dış ticaret yaklaşık 2 trilyon dolar
Çin’in yılın ocak ve kasım ayları arasında gerçekleştirdiği dış ticaret hacminin de 1,97 trilyon ABD Doları’nı bulduğu açıklandı. Bu rakam geçen yılın toplam ticaret hacmini geçti. Bu dönemde Çin’in ihracatı 1,1 trilyon doları bularak yüzde 26,1, ithalatı da 865,5 milyar Amerikan Doları’nı bularak yüzde 20,5 arttı. Ticaret fazlası ise 238,13 milyar dolarla yüzde 52,2 artış gösterdi.
Yuan değer kazandı
Öte yandan Çin para birimi yuan, ABD Doları karşısında bir kez daha değer kazandı. Çin Döviz Ticaret Merkezi’nce yayımlanan son verilere göre 1 dolar 7,38′lik sınırın altına inerek, 7,3797 yuan oldu.
kaynak : dünya online
Devamını oku
Çin Tarım Bakan Yardımcısı Wei Chao’an, bu yıl tahıl üretiminde iyi gelişme eğilimi korunarak tahıl rekoltesinin 500 milyar kiloya ulaşmasının beklendiğini ve böylece tahıl rekoltesinde ardı ardına dört yıl artış gerçekleştirileceğini söyledi. Bu, Çin’de tahıl üretiminin, istikrarlı gelişme aşamasına girdiğini gösteriyor.
Wei Chao’an, Çin’in ortasındaki Hefei kentinde düzenlenen tahıl üretimiyle ilgili sohbet toplantısında yaptığı konuşmada, yıllardır bol mahsul alınmasının, ulusal ekonominin sağlıklı adımlarla gelişmesinde önemli rol oynamanın yanı sıra geçmişte yaşanan bazı sorunları da çözdüğünü ifade etti.
Wei, tarıma destek politikası ve sektörlerdeki yapısal düzenlemeler sayesinde tahıl rekoltesinde yükselme sağlandığını, köylülerin gelirinde de hızlı artışın korunduğunu söyledi. Wei, 2004-2006 yıllarının, tahıl rekoltesinin ardı ardına yükseldiği üç yıl olduğu gibi, köylülerin net gelirinde nispeten hızlı artış kaydedilen bir dönem olduğuna işaret etti.
Wei, tahıl rekoltesi ve kalitesinin aynı hızla yükselmesinin, yüksek rekolte ile kalite arasındaki çelişkileri yumuşattığını savundu.
Tahıl rekoltesi yükselirken, sebze, meyve gibi ürünlerinin miktarı ve çeşitleri de arttı ve arz-talep dengesi esasen sağlandı.
KAynak: cri.cn










