Okumaya karar vermem daha doğrusu CEO olmaya karar verdiğim ilk an Fahrettin Özüdoğru lisesindeki en arka sıralardan birindeydi. Karar verdiğim andan itibaren eleştiri almayada başlamıştım. Bunlar olumlu olduğu gibi bunların çok daha fazlası olumsuzdu. İlk eleştiri en arka sırada oturduğumdan dolayı arka sırada oturanlar genelde tembel olur sözleriydi “sınıf birincisiydim”. Başarılı oldukça eleştiriler dahada fazlalaşıyordu. Ama sana inananların sayısıda gittikçe artıyordu. Bir gün Çince öğrenmeye başlayınca ellerine büyük bir koz geçmiş gibi onu kullanmaya başladılar. Önce “Türkçe konuşmayı öğren, başka dil mi kalmadı” bunlardan bazılarıydı. Türkçeyi etkili konuştuğumdan bu tezlerini çürütmem pek de zor olmuyordu ama başka dil mi kalmadı sözlerine cevabım olmasına rağmen susuyordum çünkü cahile verilecek en iyi cevap susmaktır. Zaman geçti ben Çinceyi öğrendim Çincede yeni dünya dili oldu Çince bilenler haftada 2,500 $ kazanmaya başladı. Beni eleştirenler bu sefer kıvırmaya başladı ama yine eleştirerek. “Kedi olalı bir fare tuttun dediler, hayatta yaptığın en akıllıca şeydi ….v.s” Hayatımda başarılı olmak için çalışmaya başladıktan sonra çok az hata yaptım. Ve onların ne olumlu eleştirilerini nede olumsuz eleştirilerini kafama taktım. Ama bana karşı yapılan olumsuz eleştiriler hep beni tetikledi.

Ne güzel demiş N.Fazıl KISAKÜREK

“EY DÜŞMANIM SEN BENİM İFADEM ve HIZIMSIN,
GÜNDÜZ GECEYE MUHTAÇ BANA DA SEN LAZIMSIN.

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.